Bursa
Açık
22.9°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Her maça bir kahraman!

05 Temmuz 2020 Pazar, 20:31

Nefes nefese kalarak izlediğimiz bir maçtı... Genç kadrosu ve onurlu mücadelesi ile profesyonel futbolu en iyi biçimde sergilemeye odaklı bir takımdı rakibimiz...Yani, genç sayılabilecek, isimsiz kadrolu Altınordu'yu korkarak izledik! Ya sonuç istediğimiz gibi olmazsa? Kendime sordum, sonra da vazgeçtim. İçine, her türlü kuralsızlık bulaşan, oyun içinde oyun barındıran sektörel futbol bizi de bu tür anlamsız sorulara mecbur bırakıyor.

Biliyorum, çoğunuzu bu söylediklerim ilgilendirmiyor. Bir an evvel menzile varıp, mutlu ve hak ettiğiniz yere gelmesini istiyorsunuz takımımızın...

Ben de istiyorum ama, gördüğüm, duyduğum ve bildiğim çarpıklıkları sizinle paylaşmak da görevim. Dün geceki maçın neden Erzurum ve Adana Demirspor maçları ile aynı gün ve saatte oynanmadığından söz edeyim isterseniz...Ya da iki hafta önce, testleri pozitif çıktığı gerekçesiyle, Süper Lig'e direkt çıkacak olanlarla, play off takımlarını belirlemekte önemli bir rolü olması beklenen Akhisarspor, neler yaşadı acaba desem mesela...Maçtan bir iki gün önce, son testlerinin iki kez negatif çıkmasına karşın, TFF Protokolü nedeniyle, teknik direktörü ve deneyimli iki hücum oyuncusu ile savunmanın önemli yabancı futbolcusunu sahayı yasak eden, ama kendileri isterse toplum içine girmelerinde sakınca olmadığını da bilen zihniyete ne diyebilirim? Bir pozitif teste karşın iki negatif rapor alan teknik direktörün "Devlet beni 80 milyonun içine bırakabiliyor ama, bir avuç insanın yer aldığı futbol sahası yasak" cümlesini kulaklarınızla duysanız ne yapar, ne söylersiniz? Bende cevabı yok. Bu yarışta, bazı kurum ve güçlü kişilere(!) göre kaybetmek kesinlikle yok ve kazanmak için her şey mübah... İsterseniz bir süre futbolcu temsilcisi olursunuz ve her takımda dörder beşer oyuncunuz da yer alabilir. Sonra da "ben caydım, bir kulübün bazı sorumluluklarını alacak ve o kulübün takımını yıllardır özlediği yere çıkaracağım" diyebilirsiniz. Bu yeni görevinizden de, yetkisi resmi olmasa da, kalben elinizde olan(!) futbolcular bundan hiç etkilenmezler! Bunun için de ortam çok uygun! Gücünüzü en yetkin mecralardan alabiliyor, bunu da pervasızca sergiliyorsanız, kurallara uygun ve centilmen oyun falan vız gelir.

Galiba Altınordu maçındaki Bursaspor'un performansını değerlendirmeyi unuttum! Olsun telafi ederim. Kadro, herkesin yazabileceği on birden oluşuyordu. Sadece rakibin canlı, gerektiğinde önde basan, topla buluşunca ani atağa kolayca çıkabilen yapısı karşısında, yaşı geçkin, fiziksel kalitesi yetersiz oyuncuların çokça olduğu yeşil beyazlı ekibi zorladı. Geçen maçın hikâyesini yazan ve kilidi açan Özer de bu kez rakibe diş geçiremedi. Yük, tek başına 21 yaşındaki Burak Kapacak'ın ayak becerisine kaldı. İkinci bölgede adeta teslim olan Bursaspor, özellikle ilk yarıda rakibin önemli ataklarını önlemekte zorlandı. Bu baskıdan kaleci marifetiyle kurtulabildi ancak... Tayfur, pek de sert olmayan faulünün çok vahim bir sakatlığa yol açacağını bilemezdi. Her iki futbolcu da, çok şanssız günündeydiler...

Bir gerçek de açık olarak ortaya çıktı. Seleznov'dan kahraman olmayacak. Bence, kırmızı kart nedeniyle, bir de Seleznov'un sahadaki yokluğu takımı on değil dokuz kişi bıraktı. Neyse ki, bugüne kadar ne oynadığı hakkında fikir sahibi olamadığım Recep asisti yaptı ve usta bir sol ayak da noktayı koydu. Bu maçın kahramanı benim diyen Traore'de idi sıra...

Buna da şükür, diğer rakip bir takım, kahramanını saha dışında arayadursun, bize iki kahraman daha gerek...Önce Menemen kilidini açacak biri, ikincisi de yanına bir yardımcı daha alarak Hatay efsanesine deplasmanda son verecek biri... Adayım var mı, var desem gerçekçi olmaz. Diyelim ki, bu da oldu, yetecek mi ? Orasını sonra düşünürüz... Efsane teknik adam ve rahmetli hocam Necmi Güzey'in cümlesi ile bu meçhul kahramanlara sesleniyorum:

"Kendine güvenen formayı giysin"...Destanını yazsın (bu da benim sözüm).