Bursa
Açık
30.9°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Gülelim ve düşünelim

01 Ocak 2020 Çarşamba, 01:26

Yeni bir yılın ilk gününü idrak ediyoruz. Büyük olasılıkla bir bölüm izleyicimiz ya da okuyucumuz, geç vakte kadar yılbaşı kutlaması nedeniyle günü uykuda geçirecek. Geçirmeyenler de tatili belki de bilgisayarda sörf yaparak geçirecek (bunun ne demek olduğunu da bilmiyorum ama yazdım).

Bu durumda, sıkıcı ve kafa yorucu cümlelere ne gerek var!

Biraz gülümsetecek birşeyler yazalım ve okuyalım. Gerçekte, sosyal madde bağımlıları kadar espritüel yanım yok, ama görebildiğim haberlerin mizahi yönü beni kurtarabilir, diye düşünüyorum.

Yine çenem, pardon klavyem düştü galiba, sadede geliyorum...

Türkiye Cumhuriyeti'nin, münhasır ekonomik bölge için imzalaştığı Mutabakat Hükümeti'nin iskeletini oluşturan partinin adı "Adalet ve İnşaat Partisi"ymiş. Pes doğrusu, bu ne tesadüf diyorum!

İYİ Parti Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş. Peki konu neymiş? İkinci İstanbul seçimi öncesi TRT Televizyonu, geçmişte aranan ve bulunamayan terör elebaşının kardeşi Osman Öcalan'ı bulmuş ve röportaj konuğu yapmıştı ya... İşte suç duyurusunun muhatabı TRT, konusu da Öcalan röportajıymış. Sonuç ve karar:

"TRT'nin yayınında suç unsuruna rastlanmamıştır. Programda haber sınırı aşılmamıştır."

Habercilere, yazarlara duyurulur; "Sakın ola ki, konuşmanızda, yazılarınızda haber sınırını aşmayın, yoksa cezayı, yeniden değerleme oranında yeni yılda fazlasıyla ödersiniz..."

15 Temmuz Şehit ve Gazileri Vakfı için toplanan paralarla ilgili yapılan küçük bir araştırmada şu sonuçlar alınmış. Önce vakıf binası aranmış adresinde bulunamamış. Sonra da bakanlardan biri açıklama yaparak, "Toplanan 388 milyon lira Hazine hesabına yatırıldı. Amaç nemalandırmaktı bu parayı" demiş. Ama, nemalı yardımların ne zaman dağıtılacağını söylemeyi unutmuş!

Sayın Cumhurbaşkanı, önceki gün yaptığı konuşmada, Kanal tartışmalarının arasında şimdilik yüzde 51 "yerli ve milli" otomobile de değinmiş. Fabrika yerinin yeni belirlendiği ve ilk imalatların en erken 2022'de yapılacağı ilan edilmişken, çok sayıda sipariş alındığını ve bunun bir kısmının "şahsına" yapılan siparişler olduğunu belirtmiş.

Bu nedenle "şahsım" kelimesi günümüzde en ilgi çeken kelime olmuş sosyal medyada... Çünkü kısa süre önce yapılan çok önemli bir toplantının katılımcılarını kendisini dinleyen öğrenci topluluğuna sayarken, Sayın Cumhurbaşkanı şu cümleyi kurarak "İngiltere, Fransa, Almanya ve şahsım katıldık" demişti. Sipariş işindeki şahsım da ikinci öneme sahip oldu böylece!

Tabii, bir de otonun şimdilik bilinmeyen bir ismi var. Bilinenden gidersek Sayın Erdoğan, bu konuda söz söylerken şöyle bir cümle sarf etti:

"Devrim otomobilinin önünü kestiler, DEVRİN otosunun önünü kesemeyecekler" dedi.

Kafiye ile vurgu mükemmel. Ama bir konuyu ya karıştırdı, ya da unuttu Sayın Başkan... Bildiğim kadarıyla "yerli ve milli" otonun ne imalat yeri, ne de kendisine olumsuz görüş bildiren olmadı. Sadece CEO Karakaş bilerek mi söyledi, ya da ağzından mı kaçtı "şimdilik yüzde 51 yerli oranını kısa sürece yukarılara çekeceğiz" minvalindeki cümlesine vurgu yapıldı.

Ben yanlış anlamış olabilirim belki de... Cumhurbaşkanı, otoya da karşı olsunlar ki, safları daha da sıklaştırayım demiş olmasın 17 yıldan beri yaptığı gibi...

Bursaspor öz kaynak düzenine, yani alt yapısına geçmiş yıllarda önemli katkılar yapan turizmci Haluk Semiz'in Bursa'ya gelerek, bir geceliğine dostları ile buluştuğunu bu satırlarda yazmıştım. O gecede arkadaşlardan bir kaçı "Bursaspor'a başkan olacak mısınız?" diye soru yöneltmiş.

Ama olumlu ya da olumsuz bir cevap alamamışlar... Aman birilerinin uykusu kaçmasın, böyle sorular sormayın lütfen!

Bir de öznesinde benim olduğum bir gelişmeden sizi haberdar edeyim şimdi de...

Yeni Marmara Gazetesi yazarı, sevgili dostum Can Ertan "Bursa'da Yılın Enlerini" belirlemiş. Bir süre önce çıkardığım "Gazi'nin Stadyumu" kitabımı, "Yılın En İyi Kitabı" olarak ilan etmiş. Düşündüm, taşındım, bir karara varamadım! "Acaba geçen yıl Bursalı meslektaşlarım ya da yazarlar kitap mı çıkarmadı mı yoksa?" diye düşündüm, işin içinden çıkamadım.

Şaka, şaka... Teşekkürler Can dostum, beni onurlandırdın.

İyi seneler...