Bursa
Açık
21.4°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Giresun ya da girmeyesun!..

28 Haziran 2020 Pazar, 20:08

Konu çok belli ilk ikiye girmek... "Olmak ya da olmamak" gibi derin bir felsefesi var bu konunun... Önce sırat köprüsü gibi duran Giresun maçının 3 puanla kapanmasını sağlaman, aynı anda da Erzurum-Adana Demir maçının berabere bitmesi için, duyarlı tüm Bursalılar olarak duamız gerekiyor.

Uzun sözün kısası, Bursaspor'un kaderi, sahada mücadele edecek on bir gencin dışında yarınki şansımıza kaldı!

Bunlar, futbolu yakından izleyen, Bursaspor'u ölesiye seven hemen herkesin kuracağı cümleler. Onlara, farklı anlamlar taşıyan yenilerini katmak isterim.

Örneğin; işler iyi gitti diyelim Giresun'dan üç puan gelirken, diğer maç da berabere bitti varsayalım. Sonrası ne olacak, yeterli mi bu sonuçlar ?

Diğer iki takımın kalan maçlarında mutlaka puan kaybetmesi, Bursaspor'un da hepsini kazanması halinde istenilen sonuç alınacak.

Olur mu? Futbolda olmaz olmaz yok ama, olur tarafın şansı daha az!

Diyelim ki oldu...Yine eski yöntemlerle mi yönetilecek bu kulüp?

Diyelim ki mevcut yönetim "lige çıktık, devam etmek hakkım" diyerek yerinde oturacak. Hakları da olur zaten...Bu durumda, yayın gelirleri ile borcun bir kısmı ödenip, yine bir miktar borçlanılarak, bildik yollarla transfer yapılacak ve "kısır döngü" sürecek.

Diyelim ki şu anki yönetim "benden bu kadar, gerekeni yaptım" diyerek kenara çekildi. Yeni bir düşünce yapısı, yeni bir kulüp yönetim sistemi içermeyen , üretmek yerine mecburen tüketmek olan bir politika ile Süper Lig'de ne yapılabilir ? Bu bildik alışkanlık ve metotla, üstelik daralan ekonomi içinde, uzun vadede, ürettiği kadar tüketen, borcunu hafifletmiş bir kulüp yapısı oluşturulabilir mi?

Siz de biliyorsunuz ki bu mümkün değil. İyi de bu koşullarda üstelik Süper Lig platformunda, göreve kim nasıl, neden talip olsun?

Olma kahramanlığını gösterecek kişi ve gruplar da kesinlikle sahneye yeni bir hikâye ve metotla çıkmalı.

Gelelim ikinci ihtimale; yani 1.Lig'de bir yıl daha debelenme sürecine...Süper Lig'e yükselen bir Bursaspor'dan, yerinde sayan bir Bursaspor için, yeni hikâye yazmak ve farklı bir kulüp yönetimi getirmek açısından ortam daha elverişli olabilir. Bunu sağlamının birinci koşulu da, ülkemizdeki futbolun kangren olmuş yarası "aracı kurumlarla yürütülen transfer politikasından" vazgeçmekten geçiyor. Sonra da taraftar baskısından etkilenmeyecek, siyaset dünyasına dengeli yaklaşacak, güven veren yapısı ile finansı yakın çevresinden sağlayacak bir yönetim kadrosunu oluşturmaya sıra gelecek...Önemli olan bu düşünceye yakın kişilere cesaret verecek ortamın yaratılması ön planda olmalı. Bunu sağlayacak olan da, daha önce bu işe gönül veren ve görev yapmış kişilerin yeni isimleri bulup çıkarmasından geçiyor. Sözün özü; kendinden çok kentini öne çıkaran, Bursa ve Bursaspor sevgisini yeni ve başarılı olmaya aday isimleri bularak ispatlayacak akil insanlara gerek var.

Bunu bulmak, Giresun ve diğer maçları kazanmaktan da zor görünse de (!) başka çıkar yol da yok. Böylesine olumsuz koşullar, bazen çaresizlikten çok, çare bulmayı da beraberinde getirir diyor ve Bursa ve Bursaspor'un içinde bulunduğu sıkıntılı konumu "kişisel yerine toplumsal fırsata çevirmenin" tam zamanı diyorum.