Bursa
Açık
23.5°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Futbolda kalite ve Akhisar maçı

26 Ocak 2020 Pazar, 23:36

Futbol izleyen milyonlar için, benim genel bir değerlendirmem var. Hem de onların ağızlarını köpürtecek, iyice kızdıracak türden...

İşte tez gibi yorumum; tüm dünyada öyle mi bilmiyorum, bildiğim ülkemizde en fazla konuşulan, tartışılan ve yorum yapılan bu oyun için en az olan nedir biliyor musunuz?

............

Bu konudaki bilgi. Tekrar edeyim, en fazla konuştuğumuz, yorum yaptığımız konu futboldur ama bu oyun hakkındaki bilgimiz yeterli değildir. Sonuç ve iyi futbol için söylemiyorum bunları... Futbolun veya sporun genel yönetimi, oyuncu ve antrenör gelişimi, bu keyif veren, üzen, sevindiren uğraşın parasal değeri, sayabileceğim başlıca konular.

Halbuki, yasalar ve haklarımızı bilmeden siyasi tartışma yaptığımız gibi, futbolda da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak çok kolay hem de bedava!

Ben de bilgimi ve profesyonel futbol şubesi olan kulüplerin yönetim biçimini tam olarak anlayabilmek için, TFF ve Spor Bakanlığı ortak yapımı, futbol şurası benzeri bir toplantıyı duyduğumda umutlanmıştım. TV ekranlarına bakarak bilgileneyim istedim, ne bültenlerde ne de tartışma programlarında göremedim. Üşenmedim bununla ilgili bir cümleyi bilgisayara yazdım ne olmuş öğreneyim diye, karşıma 3-4 yıl önce yapılan birleşimler çıktı. Sözün özü; bunca işin arasında, bu kadar yüksek dozda üç İstanbul devinin sorunlarının konuşulduğu ortamda, "sade suya tirit" misali bir toplantı yapılmış ki, sonuç bildirisi falan oluşmamış... Bir ara kulak misafiri olmuştum; kulüpler dernek statüsünde kalıp, yönetimler kendi dönemlerinin gelir-gider sorumluluğunu alsınlar mı diyecek olmuşlar, sanırım pişman olmuşlar. Şirketleşme türleri ortaya atılmış, tahminimce bu kez de "bizim şehre, ya da bizim gibi milyonlarca taraftarı olan kulüplere şirket olmaz. Birkaç kişinin sahip olacağı yerde biz olmayız, istemüzzük" gibi sesler çıktığı kanaatindeyim... Mecburen böyle diyorum, kamuoyuna bu toplantılardan nasıl bir sonuç çıktığı açıklanmadığı için...

Neyse biz yine tatlı tartışmalarımıza dönelim. "Nasıl olsa bir meraklı çıkar, kendini bir yerlere taşır ve tatmin olur da yönetici ve yönetimsiz kalmayalım yeter" dediğinizi duyar gibiyim.

Nihayet kalite sahaya indi

Kalite de önemli bir faktör futbolda... Tam bir karşılığını bulabilmek oldukça zor. Yine de kişiden kişiye farklılık gösterse de ortak noktalar bulunabilir. Örneğin Fenerbahçe- Başakşehir maçında, hazırlık bölgesinden, hücuma geçişlerdeki sürat, tempoyu getirdi. Az top kayıpları ve bireysel becerilerin sergilendiği gol atakları izlendi. Takım savunmasından yeterince örnek verildi. İşte özlenen kalite faktörlerinden bir kaçı...Bir daha izleme şansı bulursanız bunları görebilirsiniz.

Sonuç; iyi ve kaliteli futbol, iyi oyuncularla, yerinde oyun planları yapılırsa oynanıyor. Nokta.

Akhisar maçı ve umut

Bir önceki yönetimin abuklukları, yeni yönetimin göreve geliş biçimi ve içinde bulunduğu görülmemiş örnekteki sıkıntıları ile Bursaspor ve maçlara ilk kez kendimi bu kadar soğuk hissediyorum. Bunlar mantığımla yakaladığım duygular. Buna karşın maçı izlerken kalbim başka bir şey söylüyor. "Papaza kızıp, oruç bozulmaz" diyerek, heyecan içinde, yerimde duramadan maçı yaşıyorum. Akhisar maçı da puantaj bakımından önemli olduğu için heyecanım bir kat daha arttı. Serinkanlı olmaya çalışarak bir ara takıma tepeden tırnağa şöyle bir baktım...Birlikte oynama bilinci gelişmiş. Kadroda yapılan biri iki dokunma sonuç vermiş...Örneğin Sedat'a verilen forma ve güven ile, savunmadan hazırlık bölgesine geçişte başarı sağlanmış...Şehu ile orta alan güçlenmiş...Yeni transfer Serdar ile beklenen hareket ve sonucunda gol kazanılmış...Takımın yaşlı çocuğu ve sevimsiz yüzü Seleznov ile rakip iyice dağıtılmış...Yani takım mühendisliği konusunda, İbrahim Hoca , bizi de kendini de üzmemeyi başarmış.

Bana da ileriki haftalar için umutlanmak kalmış.