Bursa
Açık
31.7°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Ferrarili yardım isteyen adam!

01 Mayıs 2020 Cuma, 18:59

Malum 1 Mayıs günü ya, dün sabahtan TV ekranlarına şöyle bir baktım.

En sessizinden 1 Mayıs tören ve kutlaması beklerken, bir gözaltı işlemi haberi gördüm. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve arkadaşları, sendika genel merkezinden Taksim Meydanı'na çelenk koymak için yürüyerek gitmek istediklerinde, emniyet güçleri, onların sağlığına onlardan fazla özen göstererek, gözaltına almış! Emniyet Müdürlüğüne götürerek ifade vermeleri sağlanacakmış.

Taksim Anıtı'ndaki çelenk sunmaya da, adını yeni duyduğum iki üç memur sendikası katılıp görevi ifa etmişler!

Acaba neden istenmeyen böyle bir olay çıkmış?

Herkesin cevabı kendi cebinde salkı kanımca... Çıkarabilen konuşuyor. Bir süre sonra yine TV ekranındayım, Türk-İş Genel Başkanı Ergun Atalay şakıyor da şakıyor. Hızlı konuşma arasında, gözaltı ile ilgili bir cümleyi öyle bir aradan çıkarıyor ki, sunucu bile anlayamıyor. Sonra da ekliyor, "Türkiye'de 1 milyonu bizde olmak kaydıyla, tüm sendikaların toplam üye sayısı 2 milyon kayıtlı işçi... Geriye iş dünyası içindeki 13 milyon emekçi kalıyor. Onların hakkını kim savunacak? Böyle olağanüstü bir durumda onlara kim yardım elini uzatacak?"

Sanki sorumlu olan spiker de yetkili olan da kendi değil. Öyle bir anlatıyor ki, sanırsınız demokrasi ve örgütlenme havarisi...

Aslında, sözleri ancak kendini kurtarmaya yönelik. Sürekli vurguladığı husus, her yıl düzenli biçimde mal bildirimi yaptıkları falan... Biraz da, kadroya alınmayan taşeron sınıf ile yeniden açılması gündeme gelen şeker fabrikalarına alınacak eski çalışanlardan söz edebiliyor.

En büyük konfederasyonun başındaki zatın performansı böyle...

Buradan, ideal bir emekçi örgütlenmesi çıkabilir mi? Ya da böyle bir talepte bulunan kesimler hangileri? Kendi hizmetinde çalışanlar için kamu kurumları mı, iş dünyasının tüm sorunlarını çözmek ve sermaye-emek dengesini kurması beklenen Yürütme mi? Ne iş olursa olsun, cebime para girsin de ben razıyım düşüncesindeki emekçi adayı mı? Bildiğim kadarıyla onlardan bir ses, bir talep yok. Geriye; insaflı, demokrat, emeğe saygılı, büyük, orta ve küçük işletme sahipleri, yani patron kalıyor.

Onlarla ilgili, haklı veya haksız bendeki izlenim de "kârdan zarar etmeyeyim de ne olursa olsun" mantığında oluşları...

Bu söylediğimin örneğini, işte bu günlerde yaşıyoruz. Yıllarca, yüksek oranlarda kârlılık sağlayan kesimler bile, birkaç ay emekçisinin aylığını vermekten adeta kaçınıyor. Devlet'e sığınıyor, ama hangi Devlet'e... O bildiğimiz, bütçesi dar, buna karşın ister istemez yasaların emrettiği sınır içinde çalışanının hakkını koruyan Devlet mi? Bu anlayış var da bizim mi haberimiz yok? Oysa rakamlar ve olaylar bunu açıkça söylüyor.

Bazı yardım kuruluşları ve tarikat vakıfları aracılığıyla devreye sokulan bağış, zekat, fitre, ramazan kolisi bu sistemin yerini almış, asgari ücret de son şekliyle, standart ücrete dönüşmüş durumda.

En tipik örneği, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile söyleşi yapan "sahibinin sesi" nitelikli bir gazetecinin, Türkiye'nin en önemli gazetesindeki yayınından öğreniyoruz. Bin liralık yardım için Bakan Selçuk'un sarf ettiği cümleler de aynen şöyle:

"Ferrari sahibi olup müracaat edenler oldu. Audi'si, Mercedes'i olan, üzerinde mülkiyet görünenlerden müracaat edenler oldu. Kimi başvurularda görüyoruz ki, hanedeki diğer kişilerin üzerinde kayıtlı yüklü miktarda mal varlığı var. Mesela bir başvuruda birinin üzerinde yüz tane büyükbaş olduğunu gördük."

Tablo budur. Şimdi bunu herkes kendi görüşü, deneyimi ve inancı ile değerlendirebilir. Üstelik içinde bulunduğumuz dönem, yüz yılda bir rastlanacak türden. Bir de buna, küresel salgın, mübarek ramazan ve yanı sıra emekçinin sesini duyurabildiği yılda tek gün 1 Mayıs'ta rastlıyoruz.

Biz buralar neden ve hangi süreçte geldik? Kendim sordum, kendim yanıtlayayım.

Kamu İktisadi Kuruluşları için yapılan özelleştirmeler,

Kredi kartı furyası ile körüklenen tüketim,

Oy uğruna denetimin kaldırıldığı iş dünyası ile

Dolaylı vergilerin oranını yüzde 70'lere çıkaran vergi tahakkuk ve tahsil mekanizması.