Bursa
Açık
31.5°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

En demokrat veto!

04 Aralık 2019 Çarşamba, 00:24

Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO toplantısı öncesi adeta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni veto edecek bir açıklama yaptı.

Neydi bu açıklama?

TBMM Genel Kurulu'ndan çıkan bir yasa ile termik santrallerin filtre takma zorunluluğu iki yıl erteleniyordu.

Bu karar alınmadan çok kısa bir süre önce Meclis kürsüsünden akademisyen bir politikacının, hava kirliliğinin yol açtığı hastalıklara dair sözlerini bu sayfalarda aktarmış, sonra da aynı şahsın erteleme yasasına evet oyu verdiğini belirtmiştim.

Erdoğan'ın dünkü açıklaması adeta MHP Kahramanmaraş Milletvekili Prof. Dr. Sefer Aycan'a sahip çıkmış oldu!

Son model siyasetin en tipik bir örneğiydi Cumhurbaşkanı'nın ertelemeye dair veto çıkışı... Yasal olarak AKP Genel Başkanı sıfatı ile hazırlanmasına olur verdiği teklifi, Cumhurbaşkanı şapkası ile geri çekmenin adını bakalım kim koyacak?

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın'ın dikkati çektiği önemli bir nokta var.

18 Temmuz 2019'da geçen yasa ile termik santrallere 36 ay filtresiz çalıştırma izninin devam ettiğini söylüyor ve "18 Temmuz'da geçen yasa hala yürürlükte. İki yasa çıkartıyorsunuz, ikincisini iptal ediyorsunuz ama birincisi ne olacak?" diyor. Bu saptama da ilginç. Bu durumda santraller hangi yasaya uyacak, filtresiz çalışmaya devam edecek mi? Bu veto ne anlam taşıyor? Yoksa oyun içinde oyun mu oynanıyor?

Oysa üzerinde daha fazla duracağımız bir başka önemli konu var; o da sistem ile ilgili... Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, futbol tabiriyle "ilk ofsaytı" Erdoğan'ın kağıt üzerinde ertelemeyi veto etmesi oldu.

Sürekli sistemin çarpıklıklarını ortaya koyan ve "erken seçim" gibi uzak ihtimalli bir konuyu gündemde tutan muhalefet, bakalım bu konuyu "sistem değişikliği" boyutuna getirebilecek mi?
Havaalanında yapılan bu tarihi açıklamaya bir başka açıdan da bakalım.

TBMM'nin kuruluşundan bu yana uygulanan "Parlamenter Demokrasi" sisteminde Cumhurbaşkanlarının tarafsız olmasına dikkat edilir, son dönemlerde olduğu gibi en azından partileri ile ilişkileri kesilirdi. Bıraktıkları genel başkanlığı koltuklarına geriye dönüp bakarak, örgütleri belirlemeye, her sorunu kendileri çözmeye tevessül edemezlerdi.

Yeni sistem ile muhalefet nezdinde "tarafsızlık" korunamadığı gibi, iktidar partisi yöneticileri, milletvekili ve partili olmayan kabine üyelerinin sorumluluğunu, konuyla ilgili olmasalar bile üstlenmek zorunda kaldı. Bu ilginç veto gelişmesinde bunu açıkça görüyoruz.

Laf kalabalığına gerek yok!

Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük bir demokrasi örneği verirken (!) kendisinin ve partisinin vekilleri tarafından hazırlanan bir kanun teklifini, altını kalın çizgilerle çizerek veto etti.
Bu da siyasi tarihimize "en demokrat veto" olarak geçti.

ÇGD YÖNETİMİNE TEŞEKKÜRLER

Otuz yıl... Söylemesi gayet kolay iki kelime, ama yaşaması bu denli kolay mı?

Profesyonel gazeteciliğe başlamamın ardından otuz yıl geçmiş. ÇGD Bursa Şubesi'nin kurulduğu günlere denk geliyor benim gazetecilik serüvenimin başlangıcı... Otuzuncu yılını görkemli bir tören ile kutlayan ÇGD, bu anlamlı geceyi Rabia Deniz ve yönetici arkadaşları ile derneğe daha önce emek veren başkanların katkısıyla gerçekleştirdi.

Güzel bir rastlantı da genç başkan Rabia Deniz'in de otuz yaşında oluşuydu. Doğduğu yılda kurulan bir derneğe başkan olabilmek de sanırım güzel bir buluşma.

Erdal Özdür meslek büyüğüm ile yolumuzun kesişmesi de otuz yıl öncesine rastlar. O dönemin önemli yayın kuruluşu Hakimiyet Gazetesi'nin Magazin Müdürü'ydü Özdür. Ben de spor müdürlüğüne getirilerek ilk profesyonel deneyimimi yaşamıştım. Yıllar sonra bizi bir ödül gecesinin sahnesi yan yana getirdi. Teşekkürler genç kuşak gazeteciler, beni gerçekten onurlandırdınız.