Bursa
Açık
18.7°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Dört lider ve dünyanın geleceği

24 Mart 2020 Salı, 23:43

Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları dağılmış, kısmen Avrupa, Balkanlar ve Ortadoğu'da siyasi değişimlerin ardından yeni devletler kurulmuştu.

Bu siyasal değişimlerin ardından sanayi devriminin tökezlemesi ve izleyen yıllarda 1929 bunalımı yaşanmıştı.

İkinci Dünya Savaşı kanlı bir geçmiş, milyonlarca can kaybı, NATO ve Demirperde gibi iki bloğu yarattı. Bunun sosyal yaşama ve devlet yönetimlerine yansıması da, çok partili demokrasi dönemi olarak ortaya çıkmıştı.

Yani, her küresel hareketten sonra devletler biçim değiştirerek, yeni yönetim sistemleri devreye girmişti.

Şu anda yaşadığımız, bu iki genel savaş kadar can almayacaksa da, değişimlerin başlangıcı gibi duruyor. Doğanın intikamı olarak algılayacağımız virüs salgınında kendini çok fazla gösteren kapitalizmin vahşi uygulamaları (!) yaklaşan değişimin sanki ayak sesleri gibi.

Doğudan batıya, kuzeyden güneye, bir iki örnek devlet dışında hemen hepsi hazırlıksız ve kamu gücünü topluma yansıtamayan bir yapı içinde göründü. Bu söylediklerimi güçlendirebilmek için şu anda dünyanın önde gelen ve emperyalist diyebileceğimiz devletlerin yönetim tarzı, görevde uzun süre kalan veya kalmaya çalışan liderleri ile buna dair örneklere göz atalım.

İNGİLTERE VE BORIS JOHNSON

Milli Mücadele karşıtı tavırları nedeniyle linç edilerek öldürülen, yazar ve siyasetçi Ali Kemal'in torunu Boris Johnson, ülkesini Avrupa Birliği'nden çıkarma çalışmaları için koltuğa oturdu, ama çok tepki aldı. İngiliz basınındaki kanaate göre, mensubu olduğu Muhafazakar Parti'nin önde gelenleri arasında bile sık sık "güvenilmez", "niteliksiz", "yalancı" sıfatlarıyla anılan Johnson'un buna rağmen halen başbakanlık koltuğunda oturabilmesi İngiltere'de muhafazakarların kriz içinde olduğu yorumuna neden oluyor.

ABD VE TRUMP

Göreve ilk geldiği zaman itibarıyla Amerikan tarihinin en yaşlı ve en zengin başkanı olan Donald Trump'ın ikinci kez göreve gelmesinin nasıl engelleneceği hararetle tartışılıyor. ABD Anayasası bir başkanın görev süresini iki dönem olarak belirlemesine karşın, ikinci dönem seçilmeme örneği bir kez görülmüş. Şimdilerde Trump ikinci olabilir mi sorusu soruluyor. Donald Trump, bazı yorumlara göre küstahlığı ve kabalığıyla bir marka haline gelmiş. İki biyografi yazarı, bunun kendine duyduğu aşkla başladığını söylüyor. Agresif, ilkesiz, materyalist, kibirli, kurnaz, disiplinsiz sıfatları da Trump için kullanılıyor.

ÇİN HALK CUMHURİYETİ VE Xİ JİNPİNG

Çin Halk Cumhuriyeti'nin siyasi yapısı tek parti yönetimine dayanmakta. Çin Komünist Partisi (ÇKP) ülkenin tek siyasi hakimi. Parti, devletle bütünleşmiş olup, devlet politikası bu parti vasıtasıyla uygulanmakta. Çin Komünist Partisi'nin genel sekreteri aynı zamanda devlet başkanı ve hükümeti kuracak başbakanı atama yetkisine sahip. Devlet Başkanı Xi Jinping, 2013 tarihinde bu görevi üstlenmiş ve 2018 yılında Devlet Başkanlığına yeniden seçilmiş. Bu seçim öncesi ÇKP'nin kongre sürecinde, devlet başkanlığı görev süresini beş yıllık iki dönemle sınırlayan hüküm kaldırılarak, böylece Başkan Xi Jinping'in on yıl daha devlet başkanlığını sürdürmesi sağlanmış.

RUSYA FEDERASYONU VE PUTİN

Eski bir KGB ajanı olan Vladimir Putin, 2000 yılında Rusya Devlet Başkanı seçildi. İki kez art arda başkan seçilmesinin ardından, anayasa gereği iki dönemden daha fazla başkanlık yapamayacağından, 2008-2012 döneminde Medvedev ile yer değiştirerek, başbakan oldu. 2012'de bu kez devlet başkanı seçilen Putin, 2018'de yapılan seçimlerde daha güçlü bir şekilde seçildi. Mevcut anayasa çerçevesinde görev süresi 2024'te sona eriyordu.

Görev süresini uzatacak değişikliği yakın geçmişte Duma Meclisi'ne sundu. Yapılan oylamada görev süresi 2036 yılına kadar uzatıldı. 67 yaşındaki Putin, 83 yaşına kadar koltuğunu koruyacak.

Örneklerde görüldüğü gibi, dünyanın egemen devletlerinin başında, uzun süre görevde kalan muhafazakâr tandanslı tek adamlar bulunuyor. İngiltere ve ABD gibi daha demokrat rejime sahip ülkelerde de topluma güven vermeyen ve birbirine fizik olarak benzeyen iki garip lider görev yapıyor. Böyle bir dünya düzeninden, sosyal devlet anlayışı beklemek mümkün müdür?

Kapitalizm ve otoriter yönetim tarzının hüküm sürdüğü bir iklimde ve içinde bulunduğumuz salgın sırasında bunun sonuçlarını açıkça görmekteyiz.

Trump, Johnson, Jinping ve Putin... İşte size seçme örnekler...

Türkiye mi?