Bursa
Açık
30.9°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Divan, oldu seccade!

12 Aralık 2017 Salı, 12:42

Yazdım, durdum ve bekledim, Konya maçı geçsin diye... Bir de baktım Fenerbahçe maçı gelip çatmış. Şimdi de kupa rövanşı var, ama olsun...

İyi bir alışkanlıktır, maç öncesi moral bozmamak, ya da dikkatleri bir başka tarafa çekmemek tarzı.

Son Divan Kurulu toplantısında cereyan eden, Bursaspor Yönetim Kurulu Başkanı ile Divan Başkanlık Kurulu Başkanı arasındaki konuşmanın sertliğini dile getirmek iş değil ki bana göre... Ama yazılı basında genelde böyle yapıldı.

SİYASET SPORUN DERİNLİKLERİNE İNDİ

Bu bir rejim sorunu, bu bir yaşam tarzı sorunu, bu bir etik sorunu, saygı sorunu... Yıllarca "Aman spora siyaset sokulmasın" dendi. Amaç, üye taraftar, yönetim kurulu üyeleri arasındaki birliğin bozulmamasıydı.

Evet, bu başarıldı! Spora siyaset sokulmadı ve siyaset sporun taaa derinliklerine girdi.

İktidar partisinin genel başkanı, Süper Lig'deki yabancı kontenjanı nasıl artırıldı, hangi koşullar getirildi, en ince ayrıntısına kadar özel bir söyleşide anlattı.

Hepimiz de ağzı açık dinledik. Bu tür kararlar TFF Riva Tesisleri'nde alınır sanıyorduk, ama yanılmışız.

Konudan uzaklaşmayalım, pardon uzaklaşmayayım...

Her kararın tek merkezli olmasının ardından toplum içindeki ritüeller de değişti. Tek tipleşti, güç merkezinin dili, eylemi aşağılara kadar indi.

Örneğin, Bursaspor'un son Divan Kurulu toplantısındaki, "namaz molası" da bunun tipik bir örneği. Doğaldır ki, bu benim kanaatim. Kişilerin, kalp ve beyinlerine girip, niyet okuma gibi bir beceri henüz gelişmediği için sadece algılarımız ve ön yargılarımızla sonuca varmaya çalışıyoruz, bu olayda olduğu gibi...

DİVAN KURULU KAZAYA KALDI

Bu son toplantının özel bir önemi daha vardı. İlk kez Bursa Büyükşehir Belediye Stadyumu'nda yapılıyordu. Bu sayede, kurul üyeleri, bu yeni tesisin göremedikleri bölümlerini gezecek, bir fikir sahibi olduktan sonra, belki de önemli görüş ve önerilerini sıralayacaktı. Bunun yanı sıra iyi bir ivme yakalayan futbol takımının durumu konuşulacak, futbol dışı branşların geleceği (amatör demiyorum, çünkü değil) tartışılacaktı.

Bir ölçüde konuşuldu, ama işin tadı tuzu kaçtıktan sonra...

Dinin açık hükümlerinden biri olan, namazı kaza edebilme toleransı, nedense Başkan Ay tarafından, kişisel alışkanlığı nedeniyle kullanılamadı.

Namaz kaza edilemeyince, yaklaşık 150 üyenin orada bulunma nedeni bir anda yok sayıldı ve bu kez Bursaspor'un tartışılması gereken konuları kazaya kaldı!

Örneğin, o gün içinde bulunduğumuz mekânın, yani stadyumun, bildiğim ya da bilgilenemediğim kadarıyla, yüklenici-Büyükşehir Belediyesi arasındaki kesin kabulü yapılamamış. Böyle olunca, tesis Bursaspor Kulübü'ne devredilmesine rağmen, sosyal kullanım alanları belki de bu nedenle kiralanamıyor ve gelir gelmiyor.

Oysa, tesis tasarlandığında, iş yerleri, müze ve storlar olacak, hatta localar bile ofis olarak kullanılarak, 24 saat yaşayan bir iş merkezi kazanılacaktı.

Ben bu satırların büyük bölümünü, Konya maçı öncesi karaladım. Bu nedenle yeni başkan Alinur Aktaş'ın Büyükşehir Belediye Stadyumu inşası için harcanan bedeli, eski başkanın açıkladığı ve gerçek dediği rakamları, yazıyı kaleme alırken bilmiyordum. Değindiğim konu böylece daha da önem kazandı.

KAZA GELİYORUM DEMEZ

İşte ben, Divan Kurulu'nun bir üyesi olarak, bu tür konuların dile gelmesini arzu ederdim. Yoksa, birkaç temenniden öteye gidemeyen öneriler ve banka kredileri tartışmaları, kurulun varlığı ve önemini giderek değersizleştiriyor.

Unutmadan, o tartışmalı toplantıdan bir not daha aktarayım. Başkan'ın namaz molası sırasında, onun gibi ibadetini yapmak isteyen bir arkadaşım, görevlilerin gösterdiği soyunma odasına giriyor ve namazını kıldıktan sonra dışarıya çıkamıyor. Çünkü bir başka görevli gelerek odayı kilitliyor. Neyse ki cep telefonları namazı bozmuyor ve ceplerde taşınabiliyor... Bu marifetle arkadaşımızı zorunlu ikametten kısa sürede kurtardık.

Ne diyelim, kaza geliyorum demez!

DEĞERİNİ BİLMEZSENİZ SİZE YÜK GELİR

Tam burada bitirecektim, bu kez Bursaspor TV'nin Genel Müdürü, sevgili arkadaşım Mehmet Gerçeksi'nin istifası gündeme geldi.

İstifa tek taraflıdır, ama mutlaka bir gerekçesi de vardır.

Büyük kulüp, sadece, büyük sözlerle olunmuyor. Elinizdeki bir değeri iyi kullanamıyorsanız, doğaldır size yük gibi gelir.

Bu istifadan da bu sonucu çıkardım. Dilerim, yük gibi görünen bu değer ortadan kaldırılmaz.