Bursa
Açık
22.1°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Covid arası futbol...

19 Nisan 2020 Pazar, 19:05

Doğal olarak futbol konuşmak, liglerin ne zaman oynatılacağını sorgulamak pek de önemli gelmiyor. Her akşam, vefat sayılarını puan cetveline bakar gibi ekranda görünce, gerçekten ürküyor ve bu gelişmeyi neden serinkanlı karşıladığımı sorguluyorum. Tüm bu duygu ve gelişmelerin ışığında yine de bir futbol yorumu yapmak ihtiyacı doğuyor. Alanlarında en tepe noktalara çıkmış iki futbol adamı ile görüşüp konuyu öyle yazmak istedim.

Önce teknik direktörlerin en kıdemlisi Yılmaz Vural ile konuştum, sonra da Bursaspor'un efsanesi Sedat Özden'i aradım.

Kaptan Sedat, bu benzersiz salgında, evlerine kapanmış olgun bireyler olarak adeta bizim kuşağın sözcüsü oldu. Mudanya'daki evinden hemen her gün yaptığı gibi denize ve karşıdaki dağ silsilesine baktığını, taş yığınları arasında kalan cılız zeytin ağaçlarını gördüğünü belirterek başladı sözlerine...

Toprağın, havanın ve denizin haykırışını ve "benden ne aldıysan geri istiyorum" çığlığını duyduğunu söyledi. Sonra da salgının elinden kurtulan Galatasaray Kulübü Asbaşkanı Abdurrahim Albayrak'ın ekrandaki açıklamasından dem vurdu.

"Hâlâ 'bu işin altından ekonomik olarak kulüpler nasıl kalkacak' cümlesini kuruyor. Sanki kendi sorumlulukları yoktu. Spor Bakanı açıklama yapıyor, yöneticiler dert yanıyor ama içlerinde futbolun içinden gelen bir kişi bile yok... Salgından sonra tüm dünya ekonomik sıkıntı içine girecek, Türkiye de öyle... Futbol da çok etkilenecek. Tamam. Ama işin ehli insanlar bu işe soyunursa sorun zor da olsa çözülür. Basketbol dışında, hangi branşta işin içinden gelen biri var?"

Bu sözler üzerine Bursaspor, ligler demeden görüşmemiz sona erdi.

Yılmaz Vural ile Akhisar'da liglerin başlayacağına dair umudunu yitirmeden ve futbolcularını beklerken görüşme şansım oldu. Önce virüs salgını için ne tür önlemleri aldığını sorarak başladım. Tesis içinde, geniş bir alanda yürüyüşle ve ailesi ile birlikte vaktini geçiriyormuş. Çok kapsamlı bir antrenman programını futbolcularına göndermiş. En güvendiği nokta da oyuncularının deneyimli ve durumun bilincinde oluşları... Önümüzdeki birkaç gün içinde oyuncuları Akhisar'a çağırıp, küçük gruplarla antrenmana alacakmış.

"Eğer verdiğim programı uyguladılarsa, en az yüzde 30 bir fizik güçle başlarız. Zaten normal sezonlarda da şimdiki ara gibi 6 hafta tatilden sonra sıkı çalışmaya giriyorduk. Ama lig başladıktan sonra 5-6 hafta futbolcular henüz hazır değiliz diye sızlanırdı. Yapacak bir şey yok, elimizden geldiği kadar lige hazırlanarak sezonu tamamlayacağız" diyor.

"Bu durumda, yani ligler oynatılacaksa, futbolcuları hazırlamak anlamında teknik direktör becerisi mi öne çıkacak" diye soruyorum.

Kısaca "herhalde" diye yanıtlıyor.

Böyle düşünmesi, ligin aynen tescilinden söz etmemesi çok normal. Çünkü Akhisar, play off şansını sürdürüp lige çıkmayı düşleyecek bir takım... Vural da böyle günlerin teknik direktörü...

Almanya deneyimi, eğitimi ve yabancı dili nedeniyle Yılmaz Vural'a "salgın sonrası dünyada her şey eskisi olacak mı olmayacak mı?" sorusunu da yönelttim. Çok ilginç bir yanıt veriyor.

"Zaman zaman düşünüyorum, bizi niye evlere hapsettiler. Alman televizyonlarını izliyorum, hastaneler boş diyorlar. İnsanları 5G, 6G gibi teknolojilere mi mecbur edecekler belli değil. Robotların sayısı artıyor. Bu nedenle insan kayıplarını doğal karşılıyor olabilirler. Zaten İstanbul'da bile normal zamanda 300-350 cenaze kalkıyor. Şimdi, virüsten ölenlere bakıyorsunuz, günlük yüz küsur rakamlar veriliyor. Anlaşılacak gibi değil. Bir şeyler değişecek ama, nasıl değişecek kestirmek zor."

Futbolun bu denli kesintiye uğradığı, toplumun eve kapandığı bir dönemde, futbola dair konuşulacaklar da ancak bu kadar oluyor. Gerisi 1 Mayıs'ta karar alacak TFF Yönetim Kurulu ve sektörün aktörleri, yönetici, futbolcu ve teknik adamların elinde ve ayağında!