Bursa
Açık
31.1°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

CHP'nin sessiz adayı Aklan

04 Şubat 2020 Salı, 23:15

Bursa'da hafta sonu siyasi arena için önemli olan bir kongre var. CHP il başkanını belirleyecek. Eğer bu kongre iktidar partisinin olsaydı çok sayıda seçmen ve toplumun önemli bir bölümü kulak kesilirdi.

Neden?

Çünkü icraatta olan bir parti, yerel ve genelde tek söz sahibi de ondan... Henüz ülkemizde uzlaşma geleneği ve özellikle yerelde farklı görüşte olanların tartışıp birlikte karar aldıkları bir konu veya projenin gerçekleştiği görülmez de ondan...

Daha da ileri gidersem, iktidarda hangi parti varsa bu kural değişmez, il başkanının eğilimi, size olan yakınlığı, alacağı veya aldıracağı bir kararın kimin işine yarayacağı hesap edilir de ondan... Aynı partiye oy verenler bile, bu anlamda çıkarlarına uygun başkan ve yönetimini ister de ondan...

Çok gereksiz yerlere girdim, biliyorum. Çünkü bunları sizler de biliyorsunuz!

Hiç tanışmadım, kendisinin yönetim tarzı, yaptıkları, yapacakları hakkında hiçbir bilgim de yok; örneğin AKP İl Başkanı bile kendi partisi içinde tartışılıyor olabilir. Çünkü genelde egemenler yaklaşır yöneticilere. Onlar da kendi çıkarlarını kim koruyacaksa orada yer alır. Buradan hareketle, muhalefet partisi CHP'nin il başkanını belirleyeceği seçime gireyim artık...

Aslında iktidar mensubu politikacılara oranla, düz mantık çerçevesinde onların işinin daha kolay olması gerekirken, bunun yapılamadığını görüyorum.

Neden? Çünkü siz icracı değilsiniz, yapılan yanlışları eleştirerek, eh biraz da alternatif gösterecek birikiminiz de varsa yeterli.

Ama gel gör ki, günlerdir bakıyorum kulis yazılarına, mevcut kent yönetiminin yanlış tercihleri, işe yaramaz projeleri ve partizanlıkları hakkında, CHP il başkan adaylarından tek kelime okumadım. Duyamadım diyemiyorum, çünkü konuşmalarını dinleme şansım olmadı. Bunun yerine ne konuşuluyor; kimin arkasında hangi vekil var, kimin arkasında delege ağırlığı mevcut falan...

Dikkatimi çektiği ve daha önce de birlikte bir çalışma içinde olduğum Avukat Güner Aklan'ı aradım ve aday olarak ne yaptığını sordum. Biraz da kamuoyunda kendisi ile ilgili bir şeylerin yazılıp çizilemediği dikkatimi çekmişti. Bunun nedeni geç aday olması olabilir veya başka saikler de rol oynamıştır diye düşünüyorum. Neyse uzatmayalım sadece 7 dakika ayakta görüşerek (o sırada bir cenaze törenindeydik) düşüncelerin bir çırpıda aktardı.

Doğal mı desem, vazgeçilmez mi desem bilemedim, önce diğer adayların neden bu göreve talip olduklarını, kendi açısından yersiz ve yetersiz bulduğunu anlattı.

Mevcut il başkanı Hüseyin Akkuş için tek cümle ile "seçimde başarısızdı, tartışmalara yol açtı ve Bursa büyük bir fırsatı kaçırırken iş başında o vardı" dedi. Ardından bir önceki seçimde Akkuş'un rakibi olan İsmet Karaca'ya paragraf açarak "seçim kaybetmiş, bir daha şansını denemek istiyor. Üstelik, Bursa'yı sadece bir ilçenin ağırlığı ile yönetme eğiliminde. Takdir delegenindir" dedi. Sıra, sesi diğerlerinden daha az çıkan, buna karşın daha erken aday olan Erol Özel'e geldi... "O da Akkuş'un yönetimindeydi. Yanlış varsa onun da bundan pay alması gerekmez mi" biçiminde bir yorum yaptı. Sonra da sıra bana geldi... Samimiyete dayanarak, "sen ne yapacaksın?" gibi bir soru yönelttim. Seçim salonundan dem vurdu "çarşaf listeyi tercih edeceğiz ve bunun delinmesi için oylama yapılırsa katılmayacağız arkadaşlarımla" yanıtını verdi. Bu arada tek tek delege ile görüştüğünü, tabanın sesini dinlediğini de belirtti. Bu çarşaf liste konusunun da ilgi gördüğüne de ayrıca parantez açtı. Sonra da ilave etti. "Ben bir dönem ilçe başkanlığı yaparak, orayı sürekli güç odağı haline getirmeden bir daha aday olmadım ve tabandan güç alarak il başkanlığı için yola çıktım. Delege ile konuştuktan sonra aldık çarşaf listeye karşı oy kullanmamayı... Bu konu çok ilgi gördü. Bu arada yönetim listemizi önceden açıklayacağız..."

Güner Aklan avukat, yani bir hukukçu. Bu nedenle hukukun üzerinde basa basa duruyor. Örneğin Disiplin Kurulu'nun oluşması için bir önerisi de var. Her aday dörder avukat isim belirlesin, onlar toplanarak aralarından "bağımsız bir kurul" oluştursun diyor. Bence çok mantıklı... Spor kulüpleri bile , yönetimin seçtiği denetleme kurullarını terk etmeye başladı. Benim ısrarla Bursa demem üzerine laf arasında "bugüne değin yapılamayan muhalefetle Bursa gündemimiz ve önerilerimiz de olacak" gibi bir cümle de kurdu.

Güner Aklan, aslına bakarsanız en önemli görüşünü sona sakladı ve cesaretle cümlesini kurdu...

"Ön seçim vazgeçilmez mottomuz"

Bu cümle, kurultaya kadar gider mi, orada ete kemiğe bürünür mü, bunu bilemem, bu beni aşar... Ama Güner Aklan, bu cesareti gösterdi.

Benim de son bir sözüm var... Bunları konuştuk iyi güzel de, onlar yerel yönetici olacak, öncelikleri Bursa olmalı...

Yerelde yaşanan hataları, yanlış uygulamaları ne zaman dile getireceksiniz?

Son yerel seçimde, ittifaklar ile farklı bir sonuç çıktı. Kazanan başkan adayı ile Millet İttifakı'nın adayı arasında sadece 46 bin fark kalmışken, il başkanlığına soyunan isimlerin, yereldeki iktidara tek kelime muhalefet sözcüğü etmemeleri, benim gibi güncel siyasetin işleyişine akıl erdiremeyen birine çok garip geliyor. Bilmem, siz ne dersiniz bu konu da?