Bursa
Açık
30.7°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Bursa'da ikinci Torunlar krizi!

25 Şubat 2020 Salı, 23:05

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin meclis toplantı salonuna ilk kez giriyorum. Bakalım Bursa'nın hangi sorunları gündeme gelecek diye merak da ediyorum. Aslına bakılırsa 2009 yılında bir süre Osmangazi ve Büyükşehir Meclisi toplantılarından bir kaçını izlemiştim. Genelde İmar Komisyonu üzerine kurulu bir gündem olurdu. Komisyonda görüşülen konular fazla açılmadan oylanır. Muhalefet uygun görmediği bir karara zaten komisyon aşamasında ret oyu verir ve bu meclise yansırdı. Yine öyle oldu.

Bu arada CHP'nin yeni seçilen İl Başkanı İsmet Karaca oturuma katılınca, kendi grubu ve İYİ Parti Grubu tarafından selamlandı. Diğer partilerden ses çıkmadı. Saatinden 20 dakika geç başlayan oturumda, gündemde 37 madde olduğu için Başkan Alinur Aktaş büyük bir hızla çalıştı. Önce yarıda kalan İstanbul Yolu'ndaki T-2 Hattı için yakında ikmal ihalesinin yapılacağını ve bunun için yeterli bakanlık desteği müjdesini verdi. Emek- Şehir Hastanesi arasında YHT durağı da olmak üzere yeni bir yol yapılacağını, bunu da Ulaştırma Bakanlığı'nın üstlendiğini belirterek ikinci müjdeyi verdi. Acemler konusunda çözüm için birkaç alternatif arasından seçim yapılacağını belirtti. Sonra da gündem maddelerine geçildi. Gemlik'teki bir plan değişimine dair birkaç söz istendi ve kesin karar, yerinde inceleme yapılmak üzere bir sonraki toplantıya bırakıldı. Belki de Gemlik CHP'nin kazandığı belediye olduğu için böyle bir tartışma olmuştu!

İznik Gölü kenarındaki yeni bir plan değişikliği ve eklenecek plan notu adına da söz alındı grup başkanları ve üyelerce... Daha fazla tartışılmasını beklerdim konu İznik ve Göl olunca, ama olmadı. Sadece Cargill ve Asil Çelik hatırlatmasını yapan CHP Sözcüsü Osman Ayradilli, aynı hataların yinelenmemesi dileğinde bulundu.

Diğer maddelerinin ışık hızıyla geçildiği oturumun orta yerinde ilginç bir madde gündeme geldi. Çünkü şehrin kalbindeki bir alan söz konusuydu. UNESCO Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Hanlar Bölgesi civarında, ya da içinde bulunan bazı sivil mimari yapıların kamulaştırılması kararıydı ortamı az da olsa geren... CHP Sözcüsü Ayradilli birden patladı ve "Her yeni gelen başkan heves eder bu bölgede değişim ister...Bu da aceleyle alınmış bir karar" dedi ve bu kez de Başkan Alinur Aktaş patladı. " Siz kentin ombdusmanı mısınız ? Özenti falan gibi kelimeler kullanıyorsunuz. Kimsenin kimseyle dalga geçme hakkı yok" yanıtını verdi. Tansiyon iyice yükseldi ve Ayradilli daha da öfkelendi. " Pirinç Hanı'nın canını okuyan Zafer Plaza'nın ek binası İGS'ye dokunmayın, başka yerlerle uğraşın. Torun ailesini korumaya alın..."

Taraflar iyice öfkelendi ve birbirinin sözünü kesmeye kadar gitti...Aktaş "Biz de bu memleketin insanıyız. Burada doğduk büyüdük, ne demek her gelen heves ediyor demek" diyerek iyice kızıştırdı ortamı.

Olay kayrılan binalardan Bursa-İnegöl çekişmesine döndü. Gerçekten hayret ettim... Alinur Aktaş'ın başkanlığı üzerinden aylar değil, yıllar geçti yine İnegöl'den gelişi gündeme geldi. Aslında gerçek tartışma konusu bu değildi tabii... Kimlerin kollanma, korunma, desteklenmesi adına kent güzelliklerinin yok olmasına neden olmaktı asıl konu... Eski defterlerin açılışı önce İznik Gölü kıyısındaki bir plan değişikliği sırasında başlamış, konu 15. Maddeye geldiğinde ortam ısınmıştı. Sonunda Alinur Aktaş noktayı koydu. "Siz bu maddeye hayır deseniz de bu haliyle geçireceğiz. Oy çokluğu ile kabul edeceğiz. Daha fazla kamulaştırma finans meselesi olur. Bu kadar paramız var."

Aktaş ve Ayradilli bu tür tartışmalara alışkın iki siyasetçiydi sonuçta... Onlara göre normal, benim gibi dışarıdan bakana ve bu kent için kaygı duyan birine garip geldi. Ama salona baktım kimsenin kılı kıpırdamadı, demek ki bu tür durumlarda sessizlik en kısa çözümdü herhalde diye düşündüm.

Sonra da Kızılay'ın karıştığı bir anlaşmalı bağış aklımla geldi. Yüklü bir bağışın, Kızılay aracılığı ile Amerika'ya kadar gidişi de çok ilginçti. Üstelik Ankara'nın doğalgazını satan bu bağışçı firmanın sahibinin adı Mehmet Torun'du. CHP sözcüsü Ayradilli'nin iddiasına göre, Hanlar Bölgesi'nde yapılması planlanan ve kamulaştırma içine alınamayan, kollandığı iddia edilen Zafer Plaza'nın ek binası İGS de bir Torun soyadlı zata aitti. Tek farkla onun ismi Aziz'di ve bu girişimci, müthiş bir atılımla, uzun yıllar önce BOTAŞ arazisini satın almış, burada yapılan plan değişikliği ile burası "özel inşaat alanı" olmuş ve değeri kat be kat artmıştı. Sonra ne mi oldu ? Unuttuysanız hatırlatayım... Korupark işte böyle doğdu.