Bursa
Açık
21.4°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Bu kez İYİ günümdeyim!

18 Şubat 2020 Salı, 22:56

Suriye'den gelen olumsuz gelişmeler... Yine bir öğrenci intiharı... Türkiye'nin asgari ücret açısından Avrupa ülkeleri arasında sondan üçüncü oluşu gibi sıkıntılı haberlerle dolu bir gündem. Bunun içinden nasıl bir yorum, nasıl bir müjde çıkar, bilen varsa söylesin?

Üstelik, eğitimli işsizlerde kırılan rekor da işin tuzu biberi. Buna dair bir de ironi içeren yaklaşım. En mutlu kesim okumamış çalışanlarmış!

Başlığa bakıp da nasıl iyi olunur dediğinizi tahmin ediyorum. İzah edeyim. Sabah sabah ekranda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener var. Grup toplantısında muhalefet görevini yerine getiriyor. Söylediklerinin arasında Bursa ziyaretinde yaşadıkları da var. Ekonomik sıkıntıyı gündeme taşımaya çalışıyor. Konu Bursa olunca ilgilenmemek olası değil. Üstelik henüz sanayi ve ticaret kenti unvanını yitirmemişken, Bursa'dan şikâyet sesleri yükseliyorsa Anadolu'nun vay haline!

Bu nedenle Akşener'in Bursa ziyaretini neden uzun tuttuğuna dair biraz kafamı yordum. Acaba; geçmişte liberallerin, daha açık bir ifade ile Demokrat Parti ile uzantıları Adalet Partisi ve Doğruyol'un eski seçmenlerini mi hedefledi? ANAP zaten bu iki partiye yakın görüşe sahip olanlar ile oluşmuştu. Sözün özü, Akşener'in Bursa'ya ayrıcalıklı bakması, sadece bu kentte öğrenim görmesi ve eşinin yakınlarının ikamet etmesi değildi herhalde... Şimdi burada önemli bir nokta var. Anlatmaya çalıştığım ve merak ettiğim, eski Bursalı veya DYP ile ANAP'a gönül vermişlerin çoğunluğu hangi partiye oy veriyor? İYİ Parti yerel seçimlerde sahayı tamamen CHP'ye bırakmışken, şimdi farklı mı düşünüyor?

Bende bu soruların kesin cevabı yok. Bu durumda konuya ilgi duyanlardan yorum almak gerekir. Ben de öyle yaptım. CHP Parti Meclisi'nin eski üyesi ve deneyimli politikacı Ali Nihat Irkörücü'ye sordum, o da net bir cümle kurdu.

"Meral Hanım, arkadaşlarımın aktardığına göre Kapalıçarşı'da gerçekten ilgi görmüş, dert dinlemiş. Bursa'da hangi oyları hedeflediğine gelince... Bence tek adres var, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne giden liberallerin oyları."

İyi güzel, ama bir konu daha var. Balıkesir Milletvekili ve yerel seçimde kaybeden Büyükşehir adayı İsmail Ok'un istifası Akşener'i hem kızdırmış hem de korkutmuş olamaz mı? Hem Bursa'daki iki vekilini korumaya almak, hem de liberal oyları devşirmek için bu denli ilgili olamaz mı Bursa ile?

Bunları yorumlayıp yazarken küçük bir grup İYİ Partili'nin grup toplantısında olduğunu öğrendim. İl Başkan yardımcılarından Sadettin Uzluk ile görüştüm ve 9 kişilik bir grup, yani başkanlık divanı ile çağrılı olarak Ankara'da olduklarını belirtti. İsmail Ok meselesi sanırım çok etki yaratmış. Uzluk ile konuşurken, Bursa'da hangi oylara talip olduklarını ona da sordum. Yanıt Irkörücü'den farklı oldu:

"Bursa'da Sayın Akşener'i direkt halkla buluşturduk. Örnek mi? Mudanya'da zeytin haline götürdük ve biz kenara çekildik. Görükle'de öğrencilerin gittiği kafelere girdi ve onlarla sıcak bir buluşma oldu. İlişki kurmakta bir de kolaylığı vardı. Kullanmadığı için pek bilinmez, benim bildiğim kadarıyla tarih profesörü. Yani öğrenci ruhundan anlıyor. Hangi oylara talip olduğumuza gelince... Doğal olarak eski DYP ve ANAP mensupları, hangi partide olurlarsa olsunlar bizim yanımızda olacaklar sonunda..."

Güvenlik Politikaları'ndan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Uzluk'a bu kez yerelde ittifak nasıl gidiyor diyecek oldum. Çok ilginç bir yanıt aldım.

"Yüzde 80 iyi... Ama bizde yüzde 20'lik bir grup var, onları önce lengerden geçirdik, şimdi sıra ince elekten geçirmekte..."

Pek anlaşılır bir cümle değildi. Sanırım, CHP ittifakını benimsemeyenler için kullandı, ama onlara gelecek pek aydınlık görünmüyor.

Sonuçta şu kanaate vardım. Muhalefet yöneticileri için çarşı-pazar gezmek mutluluk verici, ya iktidar yöneticileri bunu yapsa ne olurdu?

Yanıt yine benden; iyi hatırlarım 2007 seçimi öncesi AKP milletvekilleri ve adayları sokağa çıktığında gayet rahat, çekinmeden ve mutlu ayrılırdı.

Bu durumu, ismini hatırlayamadığım bir yazarın, yaşlanmakla ilgili sarf ettiğini sandığım veciz sözü ile bitireyim:

Zaman bir ressamdır, durmadan yüze çalışır!..