Bursa
Açık
21.4°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Bu da oldu!..

16 Haziran 2020 Salı, 19:15

Kelimeleri bazen dikkat çeksin diye birkaç anlamda kullanırız. İşte öyle bir yazı ile karşı karşıyasınız. Bir yanda, yurdumdan kara mizah örneği gelişmeler, diğer yanda Bursa'nın "virüs haritası kızarmışken" yüzleri güldürecek bir haber.

Hayat böyle bir şey işte... Aklın ve mantığın alamayacağı bir olayı, mizahi biçimde anlatmak yolu seçildiğinde, hem kimseyi sıkmamış, hem derdinizi iyi anlatmış olursunuz.

Önce "seçme saçma" türünden atamalar ve beyanlarla konuya gireyim, ardından da Bursa'ya dair virüs ortamında iç ferahlatıcı bir gelişmeyi aktarayım.

İktidar yanlılarını biraz üzecek ama kısa süre sonra gülümsetecek bir öz eleştiri... Sahibi, RTÜK Başkanlığından kamu bankası yönetim kurulu üyeliğine terfi ettirilen Ebubekir Şahin ve onun sözleri.

"Biz sayın Cumhurbaşkanımızdan talimat almayız. Alırsak da bunu emir sayarız."

Devam edeyim; yine bir ilginç atama, Vakıfbank Yönetim Kuruluna yeni atanan Dünya Şampiyonu güreşçimiz Hamza Yerlikaya'ya dair bir gazete başlığı:

"Bankalar tuşa geldi..."

Buna dair bir gazetecinin yaklaşımı da şöyle:

"Bankalar, bugüne kadar kredi ihtiyaç sahiplerini kündeye getiriyordu, bundan sonra vatandaşın sırtı yere gelmez!"

Oysa, son görevinin ardından Yerlikaya'nın aldığı maaş sayısının dört olduğunu belirterek eleştirme yapılmaz mıydı? Öylesine alıştık böyle durumlara, eleştiri mizahtan geliyor.

Kendiyle bu denli dalga geçen bir toplum her yerde bulunmaz. Aslında bu son atamaya, normal zekâdaki birinin "Bu da oldu!" demesi gerekmez miydi?

İşte size "bu da oldu" demenize neden olacak birkaç gelişme daha...

Dönemin en konuşulan kurumu TÜİK'e atanan şahsın statüsü...

Şahıs, Sayın Emine Erdoğan'ın özel kalem müdürünün eşiymiş.

Biraz da İktidar dışı örneklere geçelim...

Karadeniz'in talan edilen ören yerlerinden Uzungöl'de büyük bir sorun varmış, Arap turistler ve özellikle Katarlı olanlar için... Yörede sürekli yağmur yağdığı için şemsiye ile dolaşmak zorunda kalan Katarlılar, yıldırım düşmesinden korkarak, Türkiye Cumhuriyeti'nden buralarda önlem almasını istemiş.

"Cennetten arsa mı alıyorsun?" sitemini alış verişte kullanan bu toplumun yöneticileri, bu talebi de yerinde bularak "doğaya karşı yıldırım" önlemini de almayı bilir benim bürokratım, ümidim var bu konuda!

Söz ören yerlerinden açılmışken, Silifke'deki Cennet ve Cehennem mağaralarına da uğrayalım. Bizzat gidip gördüğümüz bu tabiat harikaları, söylenceye göre meteor düşmesinden, uzmanlara göre de zaman içinde "obruk" türünden bir oluşumla var olmuş. İşte bu tabiat harikalarını yakından görmek için yüzlerce merdivenden inip çıkacaksınız. Yörenin yöneticileri çareyi bulmuş ve çelikten asansör yaparak, yaşlı genç herkesi aşağıya indirip bindiriyormuş.

Yorum sizlerin...

Bir de siyaset dünyasından çıkan, öfke ve hayret yaratması beklenirken mizahi biçimde sonuçlanan bir olay ve kahramanı için söylenenler...

Emre Cemil Ayvalı, TV ekranından "FETÖ ile Kemalist darbecileri birbirine kırdırmak için bu örgütle işbirliği de yaptık" dedi ya, ortalık ayağa kalktı diyeceğim ama, bu da oldu ama normal karşılandı demem daha uygun olacak. CHP'li Özgür Özel, o dönemlerde çok genç olan ve olayları derinlemesine bilme şansı olmadığını düşündüğü Ayvalı için "çocuktan al haberi" cümlesini kullandı. Oysa "Cemil ayvayı yedi" dese daha mı uygun olurdu? Bilemedim. Belki de kendisine bir şey olmayacağını bildiği için böyle söyledi!

Son bir "siyasi, seçme-saçma" örneği vereyim de keselim bu konuyu...

Eski vekil Mustafa Balbay, ekranda ciddi bir konu konuşulurken bir iddia ortaya attı. "İş garantili üniversiteler var bu ülkede..." dedi. Merak ettim ve kulak kesildim... Başladı saymaya... " 1-Biat Yüksek Mühendisliği, 2-Akrabalık ve Hemşerilik Enstitüsü, 3-Muhalefete Saldırı Enstitüsü..."

Dondum kaldım. Geçmişin, mizah yazanları ve çizenleri giderek yok olduğu için, yerini eski parlamenter ve gazeteciler dolduracak herhalde diyebildim!

Bursa'da BTSO girişimiyle antikor seferberliği

Böyle bir test ve hatta antikor testi projesinin BTSO ile Sağlık Bakanlığı arasında konuşulduğunu ama sonuç alınamadığını 11 Haziran tarihli makalemde belirtmiştim. Dün enbursa.com sitemizden öğrendiğime göre bu proje hayata geçmiş. Konuyla ilgili olarak BTSO Başkanı İbrahim Burkay şöyle konuşmuş:

"Bursa'nın 17 organize sanayi bölgesinde, toplam 240 bin çalışanın taranması sağlanacak. Sanayi kenti Bursa'da, organize sanayi bölgeleri çalışanlarımızın sağlığını önemsiyoruz ve bu durum tüm kenti ilgilendiriyor. Antikor testi uygulamasındaki desteği nedeniyle Sağlık Bakanlığı'na teşekkür ediyoruz."

Antikor testleri gerçekten çok önemli. Kesin sonuç alınıyor. Böyle geniş bir kesime uygulanması daha da önemli. Böylece Bursa önemli virüsün ne ölçüde yaygınlaştığını öğrenmiş olacak. Sadece merak ettiğim iki konu var. Yakında yanıtını da alıyoruz umudunu taşıyorum. Aşı ücreti ve yeni bir laboratuar yapımı nasıl sağlandı? Her iki taraf ortaklaşa mı bu olanağı sağladı?

Neyse çok da önemli değil, önemli olan sağlığımız.