Bursa
Açık
20.9°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Benim miladım başka!

09 Haziran 2020 Salı, 17:45

Neden böyle bir başlık kullandığımı hemen anlatayım...

Bursa'ya dair gelişmeleri, uzunca bir süredir yorumlamakta güçlük çekiyorum. Bu benim yeterince bilgiye ulaşma güçlüğümden kaynaklı olabilir.

Ya da, koskoca bir kentte dişe dokunur bir gelişme görülmediğinden...

16 yıldan beri yerelde iktidarda olan bir partinin yönettiği bir Bursa'nın, daha renkli, daha canlı ve kendinden söz ettirebilen bir kent olması gerekmez mi?

Bu nedenle arada bir, o da çarpık bir yapılaşma ya da el çabukluğu ile doğanın rant uğruna talan edilmesiyle ülke gündemine geliyor bu kadim şehir...

Bu, bana geçen bir Bursa görüntüsü ve yaptığım bir analiz.

Ama, geçmişte böyle miydi? Hem de yakın geçmişte... Kent gelişimi olduğunda, parti, yönetici kimliği ve yöre ayırmadan hemen üzerine gider, haberi alır ve yorumlardık. Belediyeler de her yaptıklarını bizleri sınıflamadan paylaşırdı!

Acaba neden? AKP yeni bir iktidardı... Genel ve yerel yönetimlerde heyecan vardı... Adeta hizmet yarışına girilmişti... Uzun süreden sonra ilk kez tek parti dönemi açılmıştı. Bu nedenle, yatırımların uygulanması, yöneticilerin heyecanı taze ve coşkulu olabilirdi. Hepsinden önemlisi, bizlerin tutumuydu galiba... Gazetecilik de bir başkaydı. Gönül ve oy verdiğiniz bir partinin başkanı bile olsa, yakaladığınız bir açığı, hem de en ağır biçimde yargılar ve okurla, izleyici ile paylaşırdınız. Bu konuda, iktidar-muhalefet ayrımı gibi bir şey pek düşünülmezdi. Bunları neden anımsadım, sizinle paylaşayım.

Yenişehir'in Kirazlıyayla mahallesinde (köy) Lübnan ortaklı maden şirketinin marifetlerini vurgulamak, toprağını korumak için nöbet tutan yöre sakinlerine destek için yola çıkan muhalif politikacıların başına geleni duyunca aklıma geldi. Jandarma yolu kesince, dağ yolunu kullanıp 15-16 kilometre yürüyerek madene varmışlar. Böylece, Bursa'daki yerel muhalefetin nefes aldığını öğrendim. İzledikleri bir olayda takipçi olduklarını gözledim.

Bir de kent içindeki T'li hatlar gündeme gelmiş.

Eski adı Yalova, şimdilerde İstanbul Caddesi boyunca, yarım kalan hat T2 hattı için söylenecek bir şey yok. Kentleşme tarihine en garip proje diye geçebilir burası. Düğümü çözebilecek olan da ancak kuvvetle alkışlanır!

Bir de T1 tramvay hattımız var.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde açılan, adı önce Hamidiye, bir ara Meşrutiyet ve nihayet 1923 sonrası Cumhuriyet olan meşhur caddemizden bir haber gündeme gelmiş. O da çok ilginç...Yapıldığı dönemde, hemen hepimizin "Nostaljik Tramvay" adını garipseyip (çünkü Bursa'da hiç tramvay olmamış), bazen de alaya alarak yaklaştığımız hat, kaldırılma noktasına gelmiş. CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, bir grup partili ve yönetici ile olay mahalline giderek basın açıklaması yapmış. enBursa.com'dan öğrendim. Karaca, önce Başkan Aktaş'ın, salgın nedeniyle seferleri durdurulan tramvayın kaldırılabileceği yönündeki düşüncesini dile getiriyor ve buraya harcanan yaklaşık 40 milyar liralık yatırımın çöpe atılma riskinden söz ediyor. Esnaf yakınmaları nedeniyle, tramvayın kaldırılmasının gündeme geldiğini belirterek "referandum" yapılmasını istiyor. Esnaf rahatına bakar...

Önce bunu ortaya koyalım. Esnaf, acaba tramvaydan mı, caddenin trafiğe kapanmasından mı rahatsız?

Trafiğe açılırsa, yük indirme ve yükleme günün her saatinde yapılabilecek. Eğer bugünkü durum devam ederse, yükleme ve boşaltmalar gece yapılacak. Ancak hatırlatmak istediğim bir konu var. Bursa'nın bir başka köşesinde olmayan alışveriş olanağına sahip bu cadde ve çevresi aynı zamanda "Tarihi Hanlar ve Çarşılar Bölgesi" yanında. Yani UNESCO Kültür Mirası Listesi'nde yer alıyor. Yani turizm bölgesi... Yani iç ve dış turizme açık bir alan... İyi güzel de turist nerede? Ben salgından önce, sürekli geçmeye çalıştığım bu bölgede hiçbir turizm izine rastlamadım. Bir konuyu ele alırken, çok yönüyle bakmak gerek. Dünya listesine girdiyse, neden gerekleri yerine getirilmiyor. Bunu da geçtim, tüm çağdaş kentler gibi, yayalaştırılmış caddelerimizi araç trafiğine kapatmak neden sakıncalı? Bölgede alışverişe çıkan hemşerilerimizin rahatça dolaşması, konukların istediği gibi gözlem yapması neden dikkate alınmaz?

Ben de gereğinden fazla abarttım bu konuyu sanırım!

Bir araştırmaya göre, Türkiye'nin başarılı, gelişmiş kentleri sıralamasında ilk ona giremeyen, unutulmuş, içine kapanmış, ne genel yönetimden, ne de sakinlerinden yeterli desteği alamamış, renksiz bir Bursa'da bunları konuşmak ne denli doğru?