Bursa
Açık
31.1°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Bakanı bekleyen kumrular gibi!..

15 Haziran 2020 Pazartesi, 23:08

Hangi bakanı? Ben de olsam bu soruyu yöneltirim. Yanıtlayayım... Libya ve Suriye konulu, savunma ve dışişleri bakanlarının katılacağı Türkiye-Rusya heyetleri görüşmesinin iptali ardından, "Bu nedenle mi Pençe-Kartal Harekâtı yapıldı?" sorusunun muhatabı Bakan Akar'ı bekliyor olabilirim...

Emekçinin tek güvencesi, sendikaların en önemli varlık nedeni olan "kıdem tazminatı" kurumunun geleceğine dair somut açıklamalar için Bakan Zümrüt Selçuk'u bekliyor olabilirim...

... Ve de, üç aydan beri sokağa adımını atmayan kıdemli vatandaş olarak "1 Haziran sonrası uygulamaları, olgu (artık vaka yok) sayılarını patlatan neden mi?" sorusu için Bakanı Koca'nın yolunu dört gözle bekliyor olabilirim... Ya da her önlemi delmek adına yaşayan (!) "gerçeklere boş gözlerle bakanları" öfkeyle bekliyor olabilirim...

Yetmez mi, ne dersiniz?

Milli Savunma Bakanı'ndan; "Bu önemli buluşmanın iptal nedenleri arasında, Libya'daki Hafter zaferiniz ile Suriye'de Fırat'ın doğusunda ABD'nin James Jefri aracığıyla yaptığı faaliyetlerden, Rusya'nın rahatsızlık duyması da olabilir mi?" gibi muhtemel bir sorunun yanıtını beklemek ilginç olmaz mıydı?

Kıdem Tazminatı çalışan için ne ifade eder?

Beklemeye değer bir konu daha... İktidara göre iş dünyasını, sendikalara ve demokratik çevrelere göre, sadece "işvereni" rahatlatmak için bir yasa hazırlığı var. Hem de duble bir taslak! Çünkü "kıdem tazminatı" konulu bu yasa hazırlığı içinde, hem emeklilik süresi ve yaşı, hem de çalışan için hayati önemdeki "kıdem tazminatı" var ve her ikisinde de "hak kaybı" apaçık görünüyor. Çalışan, 60 yaşına geldiğinde prim ödeme gün sayısını dolduracak, tazminatının bir bölümünü alacak, gerisi emekli aylığına taksit halinde eklenecek. Üstelik bu uygulama için cüzi de olsa bir ek kesinti yapılacak. Emekçi, çalıştığı süre içinde, kendi payına düşen SSK ödentisini, daha maaşını almadan ödemiyor mu? Kimin parası, kime taksitle verilmiş, hangi ülkede nasıl görülmüş, Sayın Bakan anlatıversin de dinleyelim.

Bir önemli nokta da var bu konuda... Kıdem tazminatı, çalışan-çalıştıran arasında dengeyi sağlar bir kere... İşveren, keyfi veya uydurma bahanelerle, çalışanını tazminatsız kovamaz. Çalışan da tazminatı yanmasın diye disiplini bozacak, işveren ve kurumu adına uygunsuz işlerden kaçınır. Doğal biçimde denge sağlanır. İşyerinde, bir de sendika varsa, sorunlar her iki taraf lehine daha çabuk çözülür. Gençlik yıllarında, 8 yıl sendikalı işyerinde çalışmış biri olarak, yaşadığım deneyimle bunu söylüyor ve tekrar ediyorum; kıdem tazminatı, sadece bir rakam değil, emekçi ve de işverenin sigortasıdır...

Salgın için rakamlar konuşuyor

Bahar yerine, bakanı bekleyen kumru misali, ben de şu satırları yazdığım saatlerden hemen sonra, Sağlık Bakanı'nın, olası basın toplantısındaki sözlerini merak ediyorum. Ne söyler, hangi yetkiyle neleri yapabilir, Bilim Kurulu nereye kadar direnir, bunu bilmek mümkün değil çünkü... Bu anlamda bir yabancının ve üstelik futbol camiasından bir figürün geçmişte Türkiye için yaptığı düşündürücü yorumu aktarabilirim. Bir dönem Beşiktaş'ta görev yapan Slaven Biliç, "Ülkenizde, yetkililer bilgisiz, bilgililer de yetkisiz" demiş ve gitmiş. Yorum artık sizin!

Açıklamayı bekleyiş öncesi, birkaç ülkeden 14 Haziran rakamları vereyim... Hastaların sokaklarda tedavi olduğu İtalya'da, günlük ölüm sayısı 44 olmuş ama yeni olgu sayısı sadece 338'de kalmış. Cenazelerin güçlükle taşındığı, sokakların yürünemez hale geldiği ve bizim TV kanallarında günlerce gösterilen İspanya'da haftalık olgu sayısı 48 olarak verilmiş. Yunanistan da ise 14 Haziran'da sadece 20 yeni olgu görülmüş. Virüsün hayat bulduğu, pandeminin baş aktörü Çin'e gelince...Önceki gün olgu sayısı sadece 57 ve ölüm yok.

Bu rakamları da, Sayın Fahrettin Altun'un liderliğindeki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, her gün kıdemli gazeteci olmam sıfatıyla sandığım, şahsıma gönderilen bildirimlerden alarak size ilettim.

Bir de salgın süresince yaşamını yitiren sağlıkçılara dair rakamlar vereyim. Bu uğurda şehit sayabileceğimiz sağlık çalışanı 43 ve de hekim sayısı da 23... Bu bilgiyi, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TV ekranında verdi ve ekledi, "biz İdare'nin 1 Haziran sonrası uygulamalarına 'yeni normal' demiyor, onun yerine 'yeni açılım' diyoruz" dedi. Bilmem "açılım" kelimesi ile ne anlatmak istedi, özel bir gönderme var mıydı, ben anlayamadım!

Güzel bir şarkının, bana ilham veren sözleri ile yola çıktım, gele gele çıkmaz sokağa girdim! Hayat böyle, bazen güldürürken, bazen de keder ve tasa veriyor.