Bursa
Parçalı Bulutlu
18°
enBursa Haber
Gökhan KARAKUŞ
Gökhan KARAKUŞ
gkarakusenbursa@gmail.com

Dolar mı dolmaz mı?

11 Mayıs 2018 Cuma, 23:22

Merhaba,

Haftanın en önemli olayı kuşkusuz Trump'tan gelen, ABD'nin İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekildiği ve yeni yaptırımlar geleceği açıklaması oldu. Bu açıklama İsrail ve Suudileri memnun etse de AB tarafı tepki gösterdi. İngiltere, Almanya ve Fransa'dan anlaşmaya devam edileceği mesajları gelse de önümüzdeki 3 ay ABD'yi karşılarına almalarının nasıl bir süreç oluşturacağı konusu biraz karışık olacaktır. Kudüs sonrası ABD tekrar yalnız kalır mı? Bunu birlikte göreceğiz. Bu kararın tüm siyasi yanı ayrı bir tartışma konusu, lakin küresel anlamda emtia fiyatları, borsa endeksleri, tahvil piyasaları ve döviz kurlarında ciddi bir oynaklığa neden olduğunu gördük.

Ekonomi Bakanı Zeybekçi'den "İran müttefikimiz ticaretimiz devam edecek. Kimseye hesap vermeyiz" açıklamaları gelse de aslına bakarsak İran'la ticari ilişki kurmamız nedeniyle (ki bir çok ülke bu kategoride) ABD'nin yapacağı ikinci yaptırım düzeyinde bir etkisi olup olmayacağı henüz net olmamasına rağmen tüm dünyada olduğu gibi finansal piyasalarımız gelişmeleri negatif fiyatladı. Dolar tarafında 4,3746 ile yeni bir rekor gelirken, gösterge tahvil faizi de 2009'dan beri görmediğimiz 16.04 seviyelerine kadar yükseldi.

TCMB ve hükümet yaşananlara kayıtsız kalmayacağını göstererek bir dizi önlem aldı.

İlk önlem ABD'nin İran kararı öncesi yapıldı. Sırasıyla,

1) TL'deki değer kaybı baskısının artması üzerine; rezerv opsiyonu mekanizması (ROM) kapsamında döviz imkan oranı üst sınırı yüzde 55'ten yüzde 45'e düşürülürken, söz konusu değişiklik ile yaklaşık 6,4 milyar Türk lirası likiditenin piyasadan çekileceği, buna karşılık yaklaşık 2,2 milyar ABD doları tutarında dövizin bankaların kullanımına açılacağı belirtildi. Bankalara bir nevi döviz likidite desteği vermiş oldu. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Kur üzerinden yürütülen saldırı dalgasını tersine çevirmek için projelerimiz var" açıklaması geldi. Yine Erdoğan başkanlığında Ekonomi Değerlendirme Toplantısı yapıldı. "Faiz ve döviz kuru baskısını azaltmak, bununla birlikte enflasyonla daha etkin mücadele etmek için gereken tedbirler alınacaktır. Ülkemiz, önümüzdeki dönemde de yine büyüme esaslı ekonomi politikalarıyla yoluna devam edecektir" ifadeleri açıklamalarda yer buldu.

2) Varlık barışına ilişkin düzenleme TBMM'de kabul edildi. Bugüne kadar pek çok kere yapılmasına rağmen maalesef önemli bir fayda sağlanamadı. Umarım bu sefer istenen ölçüde fayda sağlar.

3) Bankaların döviz likiditesine destek olmak amacı ile günlük olarak düzenlenen Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depoları ihale tutarı 1,25 milyar ABD dolarından 1,5 milyar ABD dolarına yükseltildi.

4) Dövizdeki oynaklığı azaltmak ve spekülatif talepleri sınırlamak amacı ile devreye soktuğu Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerine ilişkin satış tutarlarını artırdı. Böylece, vadeli döviz satım tutarı mevcut 5,3 milyar ABD dolarından 7,1 milyar ABD dolarına ulaşabilecek.

5) Kamu bankaları inşaat sektörüne destek vermek için konut kredisi oranlarımı aşağı revize etti.

6) Perşembe gecesi geniş katılımlı son yaşananların değerlendirildiği ekonomi kurulu toplantısı yapıldı. Aynı gün 13- 15 Mayıs da Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Şimşek başkanlığında ekonomik heyetin İngiltere ziyareti haberi geldi.

Yukarıdaki önlemleri kısaca değerlendirecek olursak tamamını faydalı bulmakla beraber etkisinin sınırlı olacağını düşünüyorum. Nedeni sadece zamanlama. TCMB bu önlemleri ve geçtiğimiz PPK toplantısında yaptığı faiz artırımını bir süre daha önce yapmış olsaydı, çok daha etkin bir sonuç alabilirdi. Merkez Bankası'nı avcı olarak düşünürsek hareket eden avın önüne atış yapması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde yapılan atışlar avın (piyasanın) gerisinde kalabilir.

Tüm bu önlemler sonucunda hafta sonuna doğru gelen yabancı raporlarda genel olarak TCMB'nin önümüzdeki PPK'yı (para piyasasını) beklemeden 150-200 baz puan faiz artışı yapılacağı beklentisini oluşturdu. Bunu Türkiye'nin kısa vadeli (gösterge tahvil) ile 10 yıllık tahvil arasındaki faiz farkından da anlıyoruz. 10 yıllıklar yüzde 13,60 iken 2 yılık tahvil yüzde 15.87 fiyatlanıyor. Önümüzdeki dönemde TCMB bu beklentiye cevap verecek mi hep birlikte göreceğiz.

Son olarak grafiklerin diline bakalım...

DOLAR

Geçmiş yazılarımda sıkça vurguladığım culp with handle (fincan kulp) formasyonu halen geçerliliğini korumakta. Formasyon hedefi 4,40-4,50 arasıydı bu hafta gördüğümüz 4,37 ile hedefe çok yaklaşıldı. Piyasa profesyonelleri şaşırtmak için ölçülebilir hedefin az altına ya da biraz üstüne hareket görmemiz gerekir. Bu bağlamda 4,37 ile hedef görülmüş de olabilir.Eğer ki görüldüyse 4,25 -4,26 desteğinin altına kayma bekliyorum. Bu durumda 4,15 -4,06 düzeltme hedefleri olacaktır. 4,25 -4,26 altına gelmezse yukarıda ki verdiğim formasyon hedefine doğru hareket devam edebilir.

EURO

5,17 -5,20 direnci aşılmadığı sürece 5,05 -5,20 bandındaki hareket devam edecektir.5,20 üstünde 5,35-5,37 hedef olur. 5,05 altında bir hareket görürsek 4,96 lara kadar geri çekilme bekliyorum

BORSA

102,000 desteğinin altına kayınca 97,500 lere kadar geldik. Haftayı 102,000 desteğine çok yakı n 101,852 kapattık.102,000 üzerinde kalırsak 106,000-107,000 kadar bir tepki görebiliriz. Aksi durumda 96,000-102,000 arası geniş bantta dalgalanma devam edecektir.

ALTIN

1.300-1,325 dolar aralığında ki yatay hareket beklentime paralel devam ediyor.1.325 direnci aşılmadan yeni bir trend görmemiz zor. Geçilmesi durumunda 1.360 dolar ilk hedef.1.300 altında 1.230-1.235 dolara kadar düşebilir.

Sağlıklı ve kazançlı bir hafta dilerim.

Not: Sorularınızı aşağıdaki e-maile iletebilirsiniz. İmkanlarım ölçüsünde cevaplamaya çalışırım.

gkarakusenbursa@gmail.com