Bursa
Çok Bulutlu
21.4°
enBursa Haber
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

Uğur Dündar'a çarpı işareti çekmek neye hizmet eder?

28 Eylül 2018 Cuma, 12:25

Usta Gazeteci Uğur Dündar, Halk TV'de yayınlanan "Halk Arenası" programının, yeni sezondaki ilk yayınını 12 Ekim'de Bursa'da yapmayı planlıyordu. Dündar, programın duyurusunu da 23 Eylül'de Sözcü'de yayımlanan köşe yazısının sonunda yapmıştı:

"Halk Arenası'nı 12 Ekim'de Bursa-Nilüfer'de başlatacağız. İlk konuğum; Atatürk'ü anlattığı muhteşem kitabıyla değerli kardeşim Yılmaz Özdil olacak."

Ancak Uğur Dündar, bu duyurudan sonra merkezi yine Bursa olan umulmadık gelişmelerle karşılaştı.

"Yine" diyorum, çünkü...

Uğur Dündar, mart ayında da Mudanya'da program yapmak istemiş, ancak Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ın - kendi deyişiyle- "konuk hassasiyeti", günlerce uzayıp giden bir tartışmaya dönüşmüştü.

O tartışmaları da enbursa.com okuyucuları yakından izlemişti.

(Hatırlamak isterseniz, tartışmayı sırasıyla aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz.

MUDANYA'DA HALK ARENASI KRİZİ

MUDANYA BELEDİYE BAŞKANI'NDAN UĞUR DÜNDAR'A "YAĞ ÇEKME" YANITI

UĞUR DÜNDAR MUDANYA PROGRAMINI ÇAY BAHÇESİNDE YAPACAK)

O tartışmaların ardından Dündar, programını Karacabey'de yapmıştı.

Aradan çok uzun süre geçmedi, ama memlekette çok şeyler oldu. Örneğin, Mudanya tartışmasının yaşandığı günlerde erken seçim gündemde değildi. Ama 24 Haziran'da seçim oldu ve memleket bambaşka bir mecraya sürüklendi.

Şimdi Uğur Dündar, "Halk Arenası"nın yeni sezon ilk programını, 12 Ekim'de Bursa'da yapmak istiyor. Halk Arenası ekibi, yayının yapılacağı mekan konusunda Nilüfer Belediyesi'nden destek istiyor. Görüşmelerin ardından programın Plaza 16'da yapılması kararlaştırılıyor.

Bundan sonrasını meslektaşım Mustafa Özdal, Olay gazetesindeki köşesinde şöyle anlatıyor:

" (...)

... önce Plaza 16 yetkilileri Dündar'a olumlu yanıt vermişler.

Daha sonra o günün dolu olduğunu fark ettiklerini öne sürerek, kararlarından vazgeçmişler.

Program yetkilileri rotayı Bursa Akademik Odaları Yerleşkesi'ndeki bir salona çevirmiş.

Ancak oradan da dolu olduğu gerekçesiyle ret yanıtı gelmiş.

Yazıyı kaleme aldığım dakikalarda yeni bir gelişme oldu.

Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in verdiği bilgiye göre Yılmaz Özdil, Bursa programına aracılık eden eski bir milletvekilini arayarak, "Bursa'da planladığımız televizyon programından bir gün sonra Eskişehir'de imza günüm var. En iyisi biz programı Eskişehir'de yapalım" teklifinde bulunmuş.

Böylece Halk Arenası 12 Ekim'de Eskişehir'de yapılacak.

Uğur Dündar'ın Bursa'ya her gelişi olaylı geçiyor."

Evet, Mustafa'nın dediği gibi Dündar'ın Bursa'ya her gelişi, daha doğrusu her gelmek isteyişi olaylı geçiyor da...

Hadi, geçen sefer Mudanya Belediye Başkanı Türkyılmaz'ın "konuk hassasiyeti" söz konuydu, şimdi ne oldu...

Önce "evet", sonra "hayır" denmesi...

Hiç de hayra alamet değil...

Uğur Dündar da bugün Sözcü'de "Atatürk'ün anlatılmasını yasaklayan CHP'liler!.." başlığı altında özetle şunları yazdı:

" (...)

... CHP'nin geçen dönemdeki Bursa Milletvekillerinden Dr. Ceyhun İrgil aradı ve kiralanan salonun şaşırtıcı biçimde iptal edildiğini söyledi. Hayatımda tanıdığım en dürüst ve değerli insanlardan biri olan İrgil, çok üzgündü. CHP'nin yıpranmaması için yorum yapmak istemiyor ve duyurum üzerine devreye birilerinin girdiğini ve Bursa'ya gitmemizi engellediklerini söylemeye dili varmıyordu!

(...)

Son engellemeyi (!) tezgahlayanlara gelince... Nilüfer'in sevilen Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Dr. İrgil'in önerisi üzerine 13 Eylül günü harekete geçiyor. Talimatlandırdığı Kültür Müdürlüğü daha önce Halk Arenası'nı gerçekleştirdiğimiz Plaza-16 adlı salonun kiralanması konusunda ilgililerle ön mutabakata varıyor. Bununla da yetinmeyip 25 Eylül günü saat 12.00'de gönderdiği e-posta ile rezervasyonu kesinleştiriyor. Ancak birkaç saat sonra Plaza-16'dan gelen bir mesajla, o tarihte başka bir etkinliğe söz verildiği ve Halk Arenası'nın yapılamayacağı bildiriliyor. Etkinliğin ne olduğu sorulduğunda da "Size açıklama yapmak zorunda değiliz" deniliyor!..

Nilüfer'i çağdaş ve imrenilecek bir kent haline getiren başarılı belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise "Bu programı mutlaka yapacağız" diyerek, belediyeye ait daha küçük salonu tahsis ediyor...

(...)

Yeri gelmişken söylemeden geçmeyeyim. Yılmaz Özdil, Büyük Önder Atatürk'ün anısına duyduğu saygı nedeniyle muhteşem "Mustafa Kemal" kitabının kapağına kendi adını yazdırmadı! Yasakçı kafanın gözü öylesine kararmış ki, Yılmaz Özdil ve "Uğur Dündar'la Halk Arenası"nı engellediğini zannederken, Bursalılara "Mustafa Kemal"in anlatılmasını yasaklamış olduğunu farkedemiyor!.."

Dündar'ın yazısı da böyle...

Ve fakat, Uğur Dündar'ın Bursa'ya gelemeyişinin tek nedeni "CHP'deki yasakçı kafa" mı, yoksa işin içinde başka bir iş de var mı?

Zira, bir de işin sosyal medya boyutu var ki bence orada olup bitenler daha acı!..

Uğur Dündar'ın Bursa'ya geleceği duyulduktan sonra sosyal medyada bir paylaşım yapılıyor:

"12 ekimde Uğur Dündar Atatürk sempozyumu için Nilüfer belediyesine geliyomuş Zamanında Bursaspor taraftarına terörist diyen Diyarbakır forması giyen şahsı o görmek istemiyoruz Milliyetçiliğine inanmıyoruz.."

(Paylaşımı, dilbilgisi yanlışlarını düzelterek, yinelediğim için okuyucularımdan özür dilerim: 12 Ekim'de Uğur Dündar, Atatürk Sempozyumu için Nilüfer Belediyesi'ne geliyormuş. Zamanında Bursaspor taraftarına 'terörist' diyen, Diyarbakır forması giyen o şahsı görmek istemiyoruz. Milliyetçiliğine inanmıyoruz!..")

Dilbilgisi yanlışlarının ardından maddi hatayı düzeltelim.

Nilüfer Belediyesi'nin 12 Ekim'de Atatürk Sempozyumu başlığıyla düzenlediği bir etkinlik yok.

Uğur Dündar'ın milliyetçiliğine inanıp inanmak herkesin kendi sorunu!.. Ama öyle görünüyor ki Uğur Dündar'ın çağdaş yurtsever yanıyla "milliyetçiliğine inanmayanların" meselelere bakış açısı bir hayli farklı. O da tartışılabilir, anlaşılabilir...

Ama...

Zamanında "Diyarbakır forması giyen o şahıs" diye söz edilen Uğur Dündar için...

"Bursaspor taraftarına 'terörist' diyen..." sonucu nasıl çıkarılıyor, anlamış değilim...

Uğur Dündar, Star TV'de, 2 Ekim 2009 tarihindeki o yayında neler söylemişti?

"Üzerimde Diyarbakırspor forması var, bunu Bursaspor forması olarak da düşünebilirsiniz..." diye başlayan, "Üzerimdeki formayı içinden geçtiğimiz şu kritik süreçte, birlik ve beraberliğin, barış, sevgi ve kardeşliğin simgesi olarak giydim" diye devam eden, "Yaşasın ebedi dostluk, barış ve kardeşlik, yaşasın büyük önder Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devleti, diyorum (...) Terör şehitlerimizin aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum" diye sona eren o konuşmadan nasıl "Bursaspor taraftarına 'terörist' diyen" sonucu çıkarılır?..

Hadi, ona da tamam... O sonucu da çıkardınız, diyelim...

Peki, o paylaşıma eklenen ve Gazeteci Uğur Dündar'ın üzerinde Diyarbakır forması bulunan fotoğrafının üzerine çarpı işareti çekmek!..

Hangi aklın ürünüdür?

Neye hizmet etmektir?

Dünya tarihi de Türkiye'nin yakın tarihi de o çarpı işaretinin ne anlama geldiğini bilir!..

Ve bu mantık her şeyden önce ve her şeyden çok bu şehre ve bu şehrin en etkin dinamiği olan Bursaspor'a zarar verir!..