Bursa
Çok Bulutlu
21.4°
enBursa Haber
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

'Seçime kadar değişim ve dönüşüm'

15 Aralık 2017 Cuma, 15:32

Bu iktidarın ya da bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "değişim" politikası böyle!..

Önce değişime konu olacak alan, el altından medyaya sızdırılarak tartışmaya açılıyor, ardından "Şu anda" kaydıyla "Yok öyle bir şey yok" deniyor.

Sonra da tam konu kapandı sanılırken, değişim ansızın gerçekleşiyor.

Örnek mi?

Bu yılın ekim ayı başı... Siyaset kulisleri, 5 büyükşehir belediye başkanının istifasının istendiği iddialarıyla çalkalanıyor.

"Şu anda böyle bir şey önümüzde yok" diyor Erdoğan. Kaydını da düşüyor: "Ama bundan sonra olmayacağı anlamına kesinlikle gelmez."

Gelmiyor zaten. Kimi ayak direyerek, kimi gözyaşı dökerek, kimi de bizimki gibi ne olup bittiğini anlayamadan istifa ediyor.

Bir başka örnek...

Tarih 3 Mayıs 2017... Erdoğan, 33 ay aradan sonra yeniden partili olmuş, Rusya'ya gidiyor. Gezi öncesi havalimanında kabine revizyonu soruluyor. Yanıt: "Hükümetin gündeminde böyle bir şey yok. Başbakan da bana böyle bir teklifle gelmedi."

Kaydını da düşüyor: "Partimizin bütün kurumlarıyla birlikte, belediye başkanları olur, il başkanları olur. Süreç içerisinde bu tür gelişmeler olur. Çünkü bir değişim ve dönüşümü seçime kadar yaşayacağız."

Bir anlamda "Vakti gelmedi, ama kazan kaynasın bakalım" diyor Cumhurbaşkanı.

2.5 ay sonra da beklenen revizyon yapılıyor. Revizyon ki ne revizyon!.. En çok Bursa'nın ağzı açık kalıyor. Faruk Çelik de gidiyor, Mehmet Müezzinoğlu da gidiyor. Efkan Ala zaten çoktan gitmiş... Torbadan Hakan Çavuşoğlu çıkıyor!...

Ve şimdi, son değişimin üzerinden henüz 6 ay bile geçmemişken, siyaset kulisleri bir kez daha kabine revizyonu iddialarıyla çalkalanıyor.

Geçenlerde Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği TÜSİAD'ın toplantısında da Başbakan Binali Yıldırım'a soruluyor, revizyon konusu. Yıldırım'ın iş adamlarına verdiği yanıt ilginç: "Bugün yok, yarın ne olur bilemem. Sonra kabineyi değiştirirsek, hani yoktu, demeyin!"

Son olarak da AK PARTİ Sözcüsü Mahir Ünal yanıtladı aynı soruyu: "Böyle bir şey yok" dedi, ama "Şu anda" diye de ekledi.

Siyasette 24 saat çok uzun bir zaman dilimi olduğuna göre, gelin bir başka senaryo yazalım...

Aslına bakılırsa revizyon iddiasının gündeme gelmesine yol açan ana unsur, bir başka iddia: Erken seçim iddiası...

Son anayasa değişikliğine göre, Cumhurbaşkanı seçimiyle milletvekili genel seçimleri 3 Kasım 2019'da yapılacak. Ancak 2019'da bir seçim daha var. Mart ayında yapılması gereken yerel seçimler...

Genel seçim erkene alınır mı, 3 seçim bir arada çıkarılabilir mi? Yanıtları bir hayli çetrefilli ve hukuksal tartışmalara gebe...

Ancak...

Olası seçim tarihinin olası kabine revizyonunu şekillendireceği de açık. Seçimler erken de yapılsa, zamanında da sandığa gidilse bir "seçim kabinesi" kurulacak. Sanırım bu kabine, revizyonun ötesinde, Cumhurbaşkanı'nın "başkanlık kabinesi"nin ilk işaretlerini de taşıyacak.

Kabine revizyonu konusunda pek çok şey yazılıp çizildi, ama Başbakan Yıldırım'ın pozisyonunun ne olacağı konusunda fazla kafa yorulmadı.

Süreci hatırlayın...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahmet Davutoğlu'nun Başbakanlığına karşı çıktığı bilinen Binali Yıldırım'a, AK PARTİ Genel Başkanlığını ve Başbakanlığı verdi. Yıldırım da Türkiye'yi referanduma götürerek, başkanlık yolunu açtı ve genel başkanlığı Erdoğan'a iade etti. E, alma sırası şimdi Yıldırım'a geldi. Başbakanlığı iade edecek ve karşılığında da İstanbul'u alacak!

Hükümetin istifası Türkiye'yi durup dururken seçime götürecek değil. Meclis'ten bir Başbakan atanacak. En güçlü aday, damat olsa gerek...

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın başbakanlığında kurulacak kabine de herhalde "seçim kabinesi" olacak.

Gelelim şu sıralarda kulislerde dolaşan söylentilere...

Birincisi iki bakanlığın lağvedileceği iddiası... İddiayı öne sürenler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan söz ediyor, ama ikinci bakanlığın adını veremiyor. Geçelim... Belki Başbakan Yardımcılarının sayısı azaltılarak, yeni dönemin sinyali verilebilir. Biri erkek, diğeri kadın olur yardımcıların. Meral Akşener hayranlarına da mesaj verilir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın AB Bakanı olacağı dillendiriliyor. Hatırlayın, referandum öncesi Hollanda'ya sokulmayan Bakan'ın Türkiye'de Nene Hatun gibi karşılanmasını... Demek ki ödülü hak etmiş... Üstüne üstlük FOX TV'ye de ayar vermiş...

Ha, tabii AB Bakanı Ömer Çelik, bir köşeye atılacak değil. Yıllardır dış politika danışmanlığı yaptığı halde olur olmaz yerlere sürüklenip durması da ayrıca bir soru işaretidir zaten...

Sağlık Bakanı zaten istifanın eşiğine gelmiş. Yerine Eşref Fakıbaba gelecek diyorlar. Adam doktor. Şaşılacak ne var?

İşin Bursa kısmına da bakalım...

Listenin ilk sırasındaki Mehmet Müezzinoğlu gitti gider. 17-25 Aralık'ın ödülünü henüz milletvekili bile değilken alan Efkan Ala'ya da "yeniden gel" deneceğini sanmıyorum.

Hakan Çavuşoğlu'nun Başbakan Yardımcılığı eğer bir gönül alma ise devri biter. Sıranın Hüseyin Şahin'e gelmemesi için bir neden kalmaz...

Ve gelelim yıllardır Urfa-Bursa hattında mekik dokurken, beklenmedik bir şekilde yedek kulübesine alınan Faruk Çelik'e...

Ortalarda görünmüyor diye gözden düştü; gözden ırak diye gönülden de uzak sanmayın...

Hele söz konusu olan bir "seçim", kurulacak olan da bir "seçim kabinesi" ise...

Ne diyordu Cumhurbaşkanı?

"Bir değişim ve dönüşümü seçime kadar yaşayacağız."