Bursa
Çok Bulutlu
21.5°
enBursa Haber
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

Oturum tarihi, söylemler eski

02 Kasım 2017 Perşembe, 18:16

Recep Altepe döneminin tartışılan icraatlarından biri olan Bursa Büyükşehir Belediye binasına girerken, 2009 yerel seçimleri öncesi Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in "gülümseyerek" söylediği bir söz geliyor aklıma: "Bina yapanlar seçilemiyor!.."

Tıpkı Bozbey gibi "gülümseyerek" giriyorum yeni binadaki Meclis salonuna. Üyeler yok henüz. İktidar grubu zaten il başkanlığında. Alinur Aktaş'ın adaylığı "resmen" açıklanıyor.

Bir süre sonra salon dolmaya başlıyor. Belirsizlik sürecinden bıkmış oldukları her hallerinden belli, kelli felli bürokratlar arzı endam ediyor önce. En rahatları, Altepe döneminin en çok eleştirilen ismi, BURULAŞ Genel Müdürü Levent Fidansoy. O kadar rahat ki ceket kravata bile gerek görmemiş. Etrafına gülücükler saçarak giriyor içeri...

Gözler elbette Alinur Aktaş'ta. Ama önce Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, ardından da Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali giriyor salona. Belki üzülmüşler, ama aynı oranda da rahatlamışlar. Kol kırılsa da yen içinde kalmış.

Bir süre sonra da Alinur Aktaş geliyor. Etrafıyla selamlaşıp Dündar ve Edebali'nin yanındaki yerini alıyor. Ve yoklamanın ardından Başkan Vekili Atilla Ödünç, tarihi oturumu açıyor.

Bursa'nın siyaset tarihinde örneğine az rastlanan, hele hele Bursa Belediyesi'nin tarihinde hiç yaşanmayan bir seçim süreci başlıyor. Toplasan bir saat bile sürmeyen, ama kayıtlara "tarihi" diye geçen bir oturum.

"Tarihi" oturumun tartışmalı olacağı elbette baştan belliydi. CHP'li belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Hayri Türkyılmaz, zaten yoktu. Diğer CHP'li üyeler de söz haklarını kullanıp salonu terk etme kararı almıştı. Zaten liderlerinin Bursa'da olduğu bir günde, Meclis'te daha fazla zaman harcamaya gerek yok, diye düşünmüş olacaklardı. Ne var ki CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ'un sözlerini tamamlaması da mümkün olmadı.

Bir kez daha Altepe'nin istifa nedenlerini sorgulayan Aktuğ, ulaşımı, kentsel dönüşümü, tramvayı, bütçeyi, Bartu twit'ini, Doğanbey'i filan sıralarken, salondan önce uğultular yükseldi, sonra masalara vurulan tokat sesleri... Aktuğ ve arkadaşları da Meclis'i terk etti.

CHP'nin söylemi eskiydi belki ama haklılık payı da yok değildi. AK PARTİ yöneticileri de bu partiye gönül verenler de o sorunların ağırlığını yaşamıyor mu? Yoksa onlar için farklı yollar açıldı, onların evleri tek katlı ve bahçeli, onların bindiği tramvay çok hızlı da bizim haberimiz mi yok!

AK PARTİ Grup Sözcüsü Ercan Barutçuoğlu'nun CHP'nin eleştirilerine karşı geliştirdiği "İstifa tek taraflı bir müessesedir" klişesi de yerli yerine oturmadı bana kalırsa... Oysa Barutçuoğlu'nun 29 Ekim'de paylaştığı twitter mesajı bir hayli manidardı: "Lafta hafif manada ağır kelam etmek için iyi dinleyici olmak gerek. Sözde kıymet kafiyeye değil, keyfiyetedir. Bazen susmak, en güzel cevaptır!"

CHP'liler olsa olsa birkaç dakika daha konuşacak, sonra da susacaktı. Ancak iktidar grubu en güzel cevap yerine polemiğin içine dalmayı tercih etti.