Bursa
Açık
19.1°
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

Korona krizinde aklıma takılanlar!

01 Nisan 2020 Çarşamba, 18:20

Tüm dünyanın üzerine kâbus gibi çöken korona virüsün Türkiye'ye resmen girişinin üzerinden 21 gün geçti.

Bu satırları kaleme aldığım saatlerde Türkiye'de vaka sayısı 13 bin 531, can kaybı ise 214'tü. Rakamlar yaklaşık 24 saat önce açıklanmıştı.

Dünya genelindeki durum ise tam anlamıyla korkunçtu!.. Vaka sayısı 1 milyona dayanmış durumdaydı: 883 bin 225... Salgına kurban gidenlerin sayısı da 44 bin 156'tü... Ve rakamlar ben paragrafı tamamlayana kadar değişti.

***

Hesapta çağımız dijital çağı, hesapta korona virüs hepimizi biraz daha dijitalleştirdi!..

Bana kalırsa hikaye!..

Nereden mi çıkarıyorum?

Dünya geneli rakamlarını anlık olarak takip edebiliyoruz, ama Türkiye'deki durumu ancak 24 saatte bir görebiliyoruz. Yine korona virüs hangi ülkenin hangi şehrinde kaç kişiye bulaşmış; kaç kişiyi hayattan koparmış, anlık ve dijital olarak izleyebiliyoruz. Ancak söz konusu Türkiye olunca önümüze konan sadece birkaç rakam, kuru bir istatistik... Öyle ki o istatistikten bilim adamları bile anlamlı bir sonuç çıkarıp, doğru bir analiz yapamıyor.

Hem zaten biliyorsunuz üç türlü yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan, istatistik...

***

Şimdi böyle bir durumda aklıma takılan ilk sorular şunlar doğal olarak:

  • Türkiye'nin hangi şehrinde kaç vaka var? Kaçı öldü, kaçı iyileşti/iyileşiyor?
  • Bursa'da kaç korona tanısı kondu? Ölen var mı? Var ise nereye, nasıl defnedildi? İlçelerdeki durum nedir?

ABD'nin, Çin'in, Fransa'nın, İngiltere'nin hangi şehrinde durum nedir, biliyoruz, ama burnumuzun dibinde ne olup bitiyor, bilmiyoruz!

Bilemiyoruz, çünkü açıklanmıyor.

Böyle bir durumda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın ılımlı tutumuna bakıp da "kriz çok iyi yönetiliyor" diyecek değilim. Benim bildiğim en iyi kriz yönetimi, en şeffaf yönetim demektir. Şeffaf yönetimde de vatandaş istediği bilgiye ulaşır.

***

Kriz yönetiminde aklıma takılan bir başka nokta daha var ki o da dijitalleşmeyle yakından ilgili bana göre. Dijitalleşme dediğiniz şey küreselleşmenin ta kendisi değil mi? Onun da doğası 'yerel düşün, küresel davran' mottosu değil mi? Yerinden yönetimi biraz daha ön plana çıkarmak değil mi?

Ankara, ısrarla en başından beri elinde tuttuğu ipleri gevşetmemekte ısrar etti. Ta ki birkaç gün öncesine kadar... Sonra baktı ki olmuyor, önce İl İdare kurullları toplandı, ardından da İl Pandemi kurulları oluştu. Gelgelelim onların da ne yaptığını, o kurullarda kimin olduğunu, o kurullarda yer alanların neden çıkıp toplumdaki sorulara yanıt veremediği koskoca bir soru işareti...

Bursa'yı ele alalım. En sağlıklı bilgilerin Sağlık Müdürlüğü yoluyla İl Pandemi Kurulu'nda toplandığını ve o kurulun Bursa'ya özel kimi önlemler aldığını varsayıyoruz. Peki, nedir o önlemler? Bilmiyoruz. Bildiğimiz Türkiye genelinde ne oluyorsa Bursa'da da onun olduğu...

***

Bir başka konu... Tamam, Sağlık Bakanlığı bir Bilim Kurulu oluşturmuş. Kurulun tüm üyeleri de mutlaka saygın bilim adamlarıdır. Ve fakat bu ülkenin üniversiteleri nerede?

Türkiye'de 100'ü aşkın tıp fakültesi var. Bu alanda dünyada 5. sırada... Hocalar bol bol televizyon ekranlarında arzı endam edip toplumu bilgilendiriyorlar. Peki sağlık sistemini ve devleti yönetenler de yararlanıyor mu üniversitelerden?

***

Şimdilik bir son soru! Bu ülkenin bir de Tabipler Birliği var. TTB; yani Türk Tabipleri Birliği... Neden yok sayılıyor, neden görmezden geliniyor, önerileri neden gündeme alınmıyor?

Ne diyor TTB?

  • Bu süreçte özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz, bütünüyle parasız olmalıdır.
  • Salgınla mücadelede koordinasyonda katı bir disiplin uygulanmalı, bilimsel yaklaşım ve bilgi paylaşımında açık ve şeffaf olunmalıdır. Güven kriteri haline gelen Covid-19 Testleri konusunda bilimsel-yaygın-hakkaniyetli ve sonuçların hızla açıklandığı bir işleyiş hakim kılınmalıdır.
  • Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere, tüm zorunlu işlerde koruyucu ekipman başta olmak üzere bütün eksiklikler giderilmeli, herhangi bir aksama yaşanmayacağına dair güven verilmeli ve bu işlerde çalışan herkes düzenli olarak testten geçirilmelidir.

Kötü mü diyor?