Bursa
Çok Bulutlu
20.5°
enBursa Haber
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

İznik kime emanet?

24 Şubat 2019 Pazar, 17:33

Cumhuriyet'in kurucusu Atatürk ve İznik'e dair çok bilinen bir hatırattır:

"Atatürk, 15 Temmuz 1935'te, Yalova'dan Bursa'ya gelirken uğrar İznik'e... Atatürk'e refakat eden heyette, Ekonomi Bakanı Celal Bayar ve Orgeneral Fahrettin Altay'la birlikte manevi evladı, Cumhuriyet'in ilk tarihçilerinden Afet İnan da vardır.

Atatürk, temmuz sıcağındaki yolculuğun yorgunluğunu Belediye önündeki bahçede İzniklilerle sohbet ederek atmaya çalışırken, İznik'i gezmek için iznini isteyen Afet İnan'a şöyle der:

'Hay hay, gidebilirsiniz, fakat unutulmamalı ki asıl İznik'i göremeyeceksiniz. Çünkü o, toprağın altında...'

Daha sonra Atatürk, İzniklilere şu soruyu sorar:

'İznik'in etrafını çeviren surların kaç kapısı vardır?'

Yanıt bir İznikli'den gelir:

'Üç kapısı vardır efendim: Bulunduğumuz yerin doğusundaki Lefke Kapı, kuzeyindeki Yenişehir Kapısı, güneyindeki İstanbul Kapısı diye bilinir.'

Atatürk, 'Hayır' der, 'Dört kapısı olacak. İznik'in, Türkler tarafından zaptında Kılıçarslan'ın girdiği Batı Kapısı nerede?'

O kapı yıllar sonra bir kazı sırasında ortaya çıkar."

İznik Kılıçaslan Caddesi, yıl 1926...

Aslında Atatürk'ün "Asıl İznik'i göremeyeceksiniz, çünkü o toprağın altında" sözlerini sadece İznik için değil, Bursa'nın birçok bölgesi için genellemek mümkün...

Hisar'da durum öyle, örneğin... Gölyazı'da da farklı değil...

İznik'te toprağın üstünde de toprağın altında da hatta gölün içinde de tarih yatıyor!..

Ve o tarihe ev sahipliği yapan İznik, "üstün evrensel değere sahip bir miras alanı" olarak, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO'nun Dünya Mirası listesine girmeye aday...

Aslında süreç yaklaşık 5 yıl önce başladı. İznik, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın önerisiyle 15 Nisan 2014 tarihinde UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı. Ama asıl iş de ondan sonra başladı. Hayatın günlük telaşı içerisinde çoğumuz farkında değiliz, ama İznik'te, çoğu akademisyen büyük bir ekip şu sıralar hummalı bir çalışma içinde. Her şey İznik'in hak ettiğine kesinlikle inandığımız Dünya Mirası tacını bir an önce takması için...

Ekibin başındaki isim, İznik Alan Başkanı Prof. Dr. Murat Taş'ı hafta içinde enbursa.com'da ağırladık. Kendisinden hem İznik'i hem de Dünya Mirası çalışmalarının geldiği aşamayı dinledik...

Eğer Dünya Mirası'na aday oluyorsanız, her şeyden önce bir hikayenizin olması gerekiyor. Örneğin, Bursa, "Cumalıkızık, Hanlar Bölgesi ve Sultan Külliyeleri" hattının anlattığı hikayeyle listeye girmişti ki, o hat Osmanlı şehrinin oluşumunu yansıtıyordu.

İznik'in hikayesi ise "Medeniyetler Arası Geçişin Kültürel İzleri" ana temasına dayanıyor. Ekibin işi gerçekten zor... MÖ 316'da Antigoneia ile başlayan, MS 325'te Roma ile devam eden, Hristiyanlığın kurumsallaştırıldığı, 1075'te Anadolu'daki ilk Türk-İslam başkenti olan, 1200'lerde Bizans'a başkentlik yapan ve sonunda Osmanlı toprağı ve bugün bir Cumhuriyet kalesi olan İznik'i anlatmak, öyle kolay iş değil...

'BÜTÜN MEDENİYETLERİN İZLERİ SURLARDA'

Bunu anımsattığımızda gülümsüyor Prof. Dr. Murat Taş ve şu bilgiyi veriyor:

"İznik'te medeniyetler arası geçişin kültürel izlerini en kolay 2 bin 500 yıllık surlarda görebiliyoruz. Bütün medeniyetlerin izleri surlarda. Çünkü surlar her dönemde tahkim edilmek zorunda kalınmış ve tahkim edilirken de şehirdeki diğer yapılardan parçalar kullanılmış..."

1870'lerde İznik Surları (G.Berggren koleksiyonu)...

İznik Dünya Mirası Adaylığı Başvuru Dosyası ile bu dosyanın en önemli eki olan İznik Alan Yönetim Planı hazırlıklarının en kısa sürede bitirilmesi hedefleniyor. Tabii bu sadece Alan Başkanlığı'nın ya da Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü bir süreç değil. İşin içinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, hatta Dışişleri Bakanlığı var. Her şey yolunda giderse İznik, UNESCO Genel Kurulu'nun gündemine 2022 yılında gelebilir. Tabii bu en erken tarih...

'ROMA TİYATROSU'NDA KLASİK MÜZİK KONSERİ'

İznik konuşulur da söz hiç "meşhur" Roma Tiyatrosu'na gelmez mi? Benim de son 20 yılına gazeteci olarak tanıklık ettiğim, bitmek bilmeyen Roma Tiyatrosu kazıları...

Roma Tiyatrosu, Anadolu'da, toprak üzerinde kalmış en görkemli arkeolojik yapılarından biri... Kazılarda sona gelinmiş ve artık restorasyon çalışmaları başlayacak!..

O çalışmalar başlamadan önce de Roma Tiyatrosu, görkemli bir konsere ev sahipliği yapacak. Prof. Dr. Taş'ın verdiği bilgiye göre, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ile görüşmeler tamamlanmış. Konserin mayıs ayından sonra düzenlenmesi planlanıyor. Konserde antik tiyatronun sadece sahne bölümü kullanılacak, zira oturma bölümleri ancak restorasyon sonrası kullanılabilir hale gelecek. Elbette tarihi kalıntılara zarar vermemesi için ses sistemi de kullanılmayacak!

'İZNİK KİME EMANET?'

Bildiğimizin aksine Dünya Mirası sürecinin başlayıp biten bir süreç olmadığını da söyledi Prof. Dr. Murat Taş... Zaten Alan Yönetim Planlarının hazırlanmasının nedeni de bu. İznik Dünya Mirası listesine girdikten sonra çalışmalar devam edecek. Kazılar, restorasyon çalışmaları birbirini izleyecek. Toprağın üstündeki değerler korunurken, toprağın altındaki değerlere ulaşmak için çalışmalar sürecek ve İznik şehri içinde yaşayan tarih adaları oluşturulacak. İşte bu noktada çok ilginç bir benzetme yaptı Prof. Dr. Taş:

"Benim iki kızım var, İznik'le birlikte üç oldu. Bir baba kızlarını nasıl korur? Onların evlenmesini önleyerek mi yoksa kızlarını güvenilir damatlara emanet ederek mi?"

İşte bunun için Bursa'ya, Bursalılara, Bursa iş dünyasına çağrı yapıyor, Murat Hoca:

"İznik size emanet!.."

Hani, Çanakkale'de, Gelibolu'da "Tarihe Saygı" projesi var ya, işte onun gibi...

Hadi, Bursa...

Hadi, Bursa'dan aldığının hiç olmazsa birazını Bursa'ya vermek zorunda olanlar...

"İznik size emanet!.."