Bursa
Çok Bulutlu
21.5°
enBursa Haber
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

İttifak Mart 2019'da testten geçecek!

29 Ocak 2018 Pazartesi, 17:54

Yazıya meslektaşım Yüksel Baysal'a selam vererek başlayayım.

Evet, "MHP muhalefette, düşünceleri iktidarda!"

Maalesef, kör kurşunlara hedef olan Gazeteci Çetin Emeç'in, öldürülmeden hemen önce kaleme aldığı son yazıda söylediği gibi, "terör bu topraklarda her daim filizlenebilen" bir olgu...

Böyle olduğu için de MHP'nin terörle mücadeledeki "şahin" politikaları, terörün her daim filizlenebildiği bu topraklarda, hemen her iktidar tarafından tercih edilebilen bir yöntem olarak kabul görüyor. Zira bu sorun, son tahlilde bir "beka" sorunudur ve Türkiye'nin bekasını düşünmek, herhalde sadece MHP'nin görevi değildir. 12 Eylül'den beri, çoğu kez, MHP'nin muhalefette olduğu halde, düşüncelerinin iktidarda olmasının başlıca nedeni de budur, bana kalırsa.

Ancak bu kez durum bir hayli farklı görünüyor. Zira Cumhurbaşkanı seçimiyle başlayıp milletvekili genel seçimine giden, oradan da yerel seçimleri kapsayan bir ittifak arayışının, üstelik "resmi-yasal-meşru bir ittifak" arayışının anlamı, "Artık bu iktidara ben de ortak olmalıyım" düşüncesidir.

Siyaset bir sonraki hamlenin kolay kolay tahmin edilemeyeceği bir satranç. Oysa MHP'nin taşları hep ortada, kartları da son derece açık. Peki, iktidarın kartların orta yerde mi?

Bana pek öyle gelmiyor.

İki parti gelecek yıl yapılacak üç seçim için ittifakın yasal altyapısını oluşturmaya çalışıyor.

Cumhurbaşkanı seçiminde "Mührü kim, nereye vuracak?" gibi basit bir soru var sadece.

Milletvekili genel seçiminde iki maddelik bir yasa değişikliği gerekecek. Siyasi Partiler Yasası'nın 90. maddesinde yer alan "Siyasi partiler (...) seçimlerde başka bir partiyi destekleme kararı da alamazlar" hükmüyle Milletvekili Seçim Yasası'nın 16. maddesinde yer alan "Siyasî partiler anlaşarak müşterek liste halinde aday gösteremezler" hükmü değişecek.

Her parti kendi oyunu toplayacak, toplayacak ki kasasına girecek parayı bilecek!

Bu iş o kadar zor değil yani.

Peki, yerel seçim nasıl olacak?

Önce liderler, "Evet, yerel seçim sürecini de birlikte yürütelim" kararına varacaklar. Sonra ellerindeki belediye sayısına bakacaklar. Ardından son konjonktürde kimin, nerede daha güçlü olduğunu hesap edecekler. O şehre, bu ile, şu ilçeye... "ortak" bir aday, "çatı aday' sunacaklar.

Peki neden?

Hadi, Cumhurbaşkanı seçimini, genel seçimi anladık. Yereldeki ittifak arayışının anlamı ne?

MHP için belediye sayısını artırmanın dışında, yereldeki siyasi nüfuzunu güçlendirmek gibi bir anlamı olabilir. Ya iktidar için?

Onun için de anlamı şu olamaz mı?

AK PARTİ içinde alttan alta bir "MHP'lileşme" tartışması yürüyor. Birçok partili "MHP'lileştik mi?" diye birbirine soruyor. "Madem MHP'nin düşünceleri bizimle iktidar olacaktı, 15 yıl önce neden böyle bir tüzükle yola çıktık?" diye soruyorlar. "Madem bu noktaya gelecektik, neden yıllarca özgürlük türküleri söyledik?" diyorlar. "Madem MHP gibi olacaktık, neden AK PARTİ'yi kurduk?" diye sorguluyorlar.

Soruların iktidar partisine ne kaybettireceği, daha doğrusu ne kaybettirdiği ilk olarak yerel seçimlerde ortaya çıkacak. Daha net ifade etmek gerekirse Mart 2019 yerel seçimlerinde iki parti arasındaki ittifakın ilk ve en kesin sonucu alınacak. Dolayısıyla iktidar Kasım 2019 öncesi önünü biraz daha net görmüş olacak. Bir anlamda Mart 2019 ittifakıyla Kasım 2019 ittifakının provası yapılmış olacak. İki parti arasındaki işbirliği testten geçirilecek.

Marttan kasıma 7 aylık süreç var. İttifakın ilk sonucunu beğenmeyen volta alabilir.

Olmaz mı dersiniz?

Siyasette 24 saat bile uzun derken, 7 aydan söz ediyoruz!