Bursa
Hafif Sağanak Yağışl
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

İMSİAD kongresi sadece İMSİAD'ı ilgilendirmiyor!

22 Ocak 2020 Çarşamba, 19:03

Doğru ya da yanlış; beğenelim ya da beğenmeyelim, onaylayalım ya da onaylamayalım...

Türkiye'nin gerçeklerinden biri, inşaat sektörünün genel ekonomi açısından öncü gösterge olmasının yanı sıra özellikle son 20 yılda büyümenin de itici gücü olması...

Sektör son 2 yıldır adı bir türlü konmayan ekonomik krizin gölgesinde ayakta kalma savaşı veriyor: Başlayıp bitirilemeyen projeler, yıkılıp yeniden inşa edilemeyen siteler, satılamayan konutlar, bankaların yüz çevirdiği şirketler, batan müteahhitler, ev sahibi olma hayaliyle tüm birikimlerini makete yatıran mağdurlar ordusu...

Finansal krize milyonlarca metrekarelik inşaatla yakalanan kimi firmalar rotalarını yurtdışına, özellikle de Arap ülkelerine çevirerek ayakta kalmayı başardı. Bu sayede hem yurt içindeki itibarlarını korudular, hem de kendilerine güvenerek ev sahibi olma hayali kuran insanları pişman etmediler. Ancak birçok müteahhit krize hazırlıksız yakalandı. Maalesef bu sadece onların krizi olmakla da kalmadı, ürettikleri projelere sahip olmak isteyen; kimi parasını peşin veren, kimi senet imzalayan, kimi bankadan kredi çeken binlerce, on binlerce insan da mağdur oldu.

Oysa birlik beraberlik içinde hareket edebilirlerdi müteahhitler. Türk toplumunun başlıca özelliklerinden biri değil miydi dayanışma? Komşusu açken kendisi tok yatan bizden miydi? Hani, bir el bir eli yıkardı, iki el bir yüzü yıkardı?

Oysa güçlü kurumlara sahipti inşaat sektörü. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde 3 bin 600 inşaat üretim firması vardı. Mimarlar, mühendisler, müteahhitler... hepsinin dernekleri vardı. Kriz ortamında batanlar bu kurumların üyeleri değil miydi? Bağlı oldukları odalar, dernekler, vakıflar zor günde yanlarında olmayacaksa ne zaman olacaktı?

İnşaat Müteahhitleri, Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (İMSİAD) 26 Ocak 2020 Pazar günü yapılacak genel kurulu öncesi "Vizyon Çalışma Grubu" adına adaylığını açıklayan Çelebi Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çelebi'yi dinlerken işte bunları düşündüm.

"Tamamen toplumun, umumun afiyetini düşünerek çalışıyoruz" diyen Çelebi'nin sözleri de inşaat sektörünün yaşadığı krizin bütünüyle bir finans krizi olduğunu ortaya koydu:

"Son 1.5-2 yılda yaşadığımız, aslında bir finans kriziydi (...) 2010-2015 yılları arasında bankalar kapılarını sonuna kadar açmıştı. Hatta banka müdürleri 'buyurun koltuğuma oturun' derdi. Ciddi manada para kazandırdık biz finans sektörüne. Ama son dönemde kapılar ardı ardına yüzümüze kapanır hale geldi. Son bir yılda yıllık yüzde 42 faiz oranıyla kredi kullanan arkadaşlarımız var. Bu zulümdür. Bu hadsizliktir. Avrupa'da yıllık 0.40 ile kredi kullandırılıyor."

Çelebi, sektörün bu temel sıkıntıyı alternatif yöntemlerle aşabileceği görüşünde. Bunun için geliştirilen İMSİAD Finansman projesiyle yerel ve ulusal bankalar dışında yurt dışında yeni finans arayışları ve kurumlarla iletişimin sağlanması ve böylece Bursa'ya, Türkiye'ye sermaye girişi sağlanması hedefleniyor.

İşte sadece bu projeyle bile İMSİAD'ın genel kurulu, oy kullanma hakkı bulunan 111 üyesinin dışına taşıyor, toplumun genelini ilgilendiren bir konu haline geliyor.

İnşaat sektörü ve müteahhitler, alternatif finansman olanaklarını bugüne kadar yaratabilmiş olsaydı, birçok güçlü firma ne batacaktı ne konkordatoya gerek kalacaktı.

On binlerce insan da sadece güvenerek imza attıkları satış sözleşmelerinin üzerine sıcak bir yuva inşa edildiğini görerek, büyük bir keyifle ev sahibi olmanın mutluluğunu yaşayacaktı!