Bursa
Çok Bulutlu
26.6°
enBursa Haber
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

EYT'nin derdi seçim değil geçim!

12 Şubat 2019 Salı, 23:32

En baştan söyleyeyim...

Ben de bir EYT'liyim...

"Emeklilikte yaşa takılanlar"danım, yani...

Eşim de öyle...

Arkadaşlarımın da neredeyse hepsi, EYT'li...

Hatta, benim kuşak hepten EYT'li desem, yeri var...

***

EYT'liler, Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EYTSYDD) öncülüğünde seslerini çıkarıyor, seslerini duyurmaya çalışıyor, diye, kimi mecralarda "hedef" tahtasına konmaya çalışılıyor...

Bakın, adam ne diyor?

"Bir de elinize 'Ordu göreve' diye pankart açsaydınız!.."

(Cümledeki tuhaflık benim hatam değil, böyle diyor!..)

Bakın bakın, daha ne diyor?

"Madem oraya kadar gittiniz, Anıtkabir'e kadar gittiniz; Anıtkabir'e kadar rahatlıkla, kolaylıkla gittiniz!.."

Devam ediyor:

"Cumhuriyet gibi gazeteler Anıtkabir'e gittiklerini gizliyorlar!.."

Durmuyor:

"Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz, hedefiniz ne? Arkanızdaki güç kim? O dernekleri kim kurdurdu, kim organize ediyor?.."

Durmaya niyeti yok, bu cümleye özellikle dikkat:

"Oraya katılanların hepsi, hakikaten 'erken yaşta' emekliliğe takılanlar mı?.."

Bakın bakın, EYT'liler ne istiyormuş:

"Ne güzel söylüyorsunuz, 45 yaşında emekli olacağım. Hangi devlet, hangi devlet bu yükü kaldırabilecek?.."

Bozuk saat de kırk yılda bir doğruyu gösterirmiş:

"Mezarda emeklilik de doğru bir uygulama mı? Değil... Ama bunun yeri ve zamanı..."

Bakın bakın, kendisi açısından, zurnanın zırt dediği yere geliyor:

"Siz tam böyle 31 Mart seçimlerine giderken, bir sürü çarpıtma, bir sürü manipülasyonun olduğu bir dönemde Anıtkabir'i suistimal ederek, bu işin bir tarafına dahil ederek, oyuna giriyorsanız, sizin burada niyetiniz, 'erken yaşta' emekliliğe takılanların sorunlarını çözme arayışı değildir..."

***

Kimsiniz, nesiniz, bilmiyorum da!..

Ağzınızdan çıkanı kulaklarınız duyuyor mu?..

Hadi kulaklarınız kör, sağır da değil kör!..

Kör de...

Ağzınızdan çıkanı kalbiniz kabul ediyor mu?

Kalp diyorum, yürek demiyorum...

Zira, sizin "Anıtkabir'e kadar gittiniz; Anıtkabir'e kadar rahatlıkla, kolaylıkla gittiniz!.." diye çemkirdiğiniz binlerce insan, o kor gibi yürekleri sayesinde gittiler Anıtkabir'e...

Çünkü hepsi Anadolu'dan kopup koşmuşlardı Ankara'ya...

Kırk yılda bir Ankara'ya gelmişlerdi de Ata'larına mı koşmayacaklardı!..

Elbette koşacaklardı!..

Zira bugün Ankara'sı, İstanbul'u bilmese de Ata'sının kıymetini...

Anadolulu çok iyi bilir...

Çünkü kurtuluş meşalesi Anadolu'da yakılmıştır, Anadolu da Atatürk'ün önderliğinde, Anadolu sayesinde, kahraman Mehmetçik'le kurtulmuştur.

Siz istiyorsunuz ki Anadolulu Ata'sına koşmasın!..

Ankara'ya kadar gelmiş olsa da yolu kesilsin!..

Başı önünde "Arslanlı Yolu" aşamasın, Ata'sının huzuruna çıkamasın, saygı duruşunda bulunamasın, bir Fatiha olsun, okuyamasın!..

Siz istiyorsunuz ki illa ellerinde pankart taşısınlar...

Ve, illa istiyorsunuz ki o pankartın üzerinde de "Ordu göreve!.." yazsın.

Yemezler bayım, yemezler...

EYT'lilerin tek bir derdi var!..

Onun da Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgisi yok.

Anlamadığınız, anlamak istemediğiniz de bu zaten...

Görmediğiniz, görmek istemediğiniz de EYTSYDD'den, her bölge buluşması öncesi yapılan açıklama...

Ki, o açıklama, Anıtkabir ve Ankara buluşması öncesi de yapıldı:

"Sadece Türk Bayrakları ve dernek flaması..."

O yüzden EYT'ye ucundan da olsa ve nihayet yer veren gazetelere kara çalıyorsunuz...

Neymiş, "Cumhuriyet gibi gazeteler Anıtkabir'e gittiklerini gizliyorlar!.."

Yahu, elinizde tutup televizyon ekranından gösterdiğiniz gazetedeki fotoğrafın Anıtkabir'de çekilmiş olduğu, "kabak" gibi ortada değil mi?

Oranın Anıtkabir olduğunu 9 yaşındaki kızım bile biliyor!..

Yoksa siz hiç Anıtkabir'e gitmediniz mi?

***

"Ne yapmaya çalıyorsunuz, ey EYT'liler!.. Hedefiniz ne? Arkanızdaki güç kim? O dernekleri kim kurdurdu, kim organize ediyor?.."

Hedef belli...

EYT ile ilgili yasal düzenlemenin yapılması...

Bu kadar açık ve net!..

Belli ki siz bilmiyorsunuz, EYT'nin ne olduğunu...

Bilmiyorsunuz ki, EYT için, "erken yaşta emekliliğe takılanlar" gibi "saçma sapan ve bana göre aşağılayıcı" bir ifade kullanıyorsunuz!..

Bu soruda sizi cahilliğinizle baş başa bırakmayı tercih ediyorum...

Madem o kadar televizyonlara filan çıkıp yorum yapıyorsunuz, araştırın EYT neymiş...

En basitinden ailenizin birkaç üyesine sorun, EYT neymiş öğrenirsiniz!..

Sorunuzun kalan kısmını, yani "Arkanızdaki güç kim? O dernekleri kim kurdurdu, kim organize ediyor?.."u, EYTSYDD Başkanı Gönül Boran Özüpak'a bırakıyorum...

Kendisi isterse, yanıt vermeye değer bulursa, bugüne kadar 40 bin kere anlattığı şeyi bir kez de sizin için anlatır!..

Ben, kendi payıma sadece şunu söyleyebilirim:

"Siz hiç üretimden gelen güç" diye, bir şey duydunuz mu!..

Ve hakça yaşamak, diye!..

*

Kırık plak gibisiniz, kusura bakmayın!..

Diyorsunuz ki "Ne güzel söylüyorsunuz, 45 yaşında emekli olacağım. Hangi devlet, hangi devlet bu yükü kaldırabilecek?.."

Siz, bu insanları ne sanıyorsunuz, kuzum!..

Bir kere hiçbiri 45 yaşında filan değil...

Mesela ben; işte geldim, gidiyorum!...

Zaten mesele de 45-46 meselesi değil!..

Mesele, "Hangi devlet" diye sorduğunuz devletin, sosyal hukuk devleti ilkesini yerine getirmesi meselesi...

Mesele "hak" meselesi...

Mesele, "kul hakkı" meselesi...

Mesele, başka ülkelere insani yardımda "zirve"de olan devletin, kendi yurttaşları için de "zirve"de olması...

Başka deyişle, başkalarına "helal" görülenin bize "haram" olmaması...

***

Bozuk saat de kırk yılda bir doğruyu gösterirmiş:

"Mezarda emeklilik de doğru bir uygulama mı? Değil..."

E, tamam işte kardeşlik, sen de biliyorsun, devlet beni emekli etse de etmese de ben zaten mezarda emekli olacağım!..

Derdim, hiç değilse mezara yatmadan önce bir nebze olsun, gün yüzü göreyim!..

Göreceğim gün yüzü de...

Kirayı adam gibi zamanında ödeyebilmek...

Belki, kaloriferleri şöyle kemiklerimi ısıtırcasına yakabilmek...

Çocuğumu adam gibi bir okulda okutabilmek...

Hafta sonları şöyle ailecek dışarıda bir kahvaltı yapabilmek...

Çarşıda pazarda bir nebze de olsa gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmek...

Ayda bir et, haftada bir balık yemek, ailecek...

Öyle "gavurlar" gibi yaban ellerinde aylarca emeklilik hayalimiz yok ki!..

***

31 Mart seçimlerine giderkenmiş...

EYT'lilerin mağduriyeti tam 10 yıllık...

Örgütlü mücadele nisbeten yeni...

Yaptığınız çarpıtma, manipülasyon, suistimal vs...

Evet evet, onları siz yapıyorsunuz, EYT'liler değil...

EYT'nin sırtına seçim derdini yüklemek istiyorsunuz, ama EYT'nin derdi seçim değil, geçim!...