Bursa
Açık
19.5°
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

EYT'nin çözümü yakın, çünkü...

22 Eylül 2019 Pazar, 18:56

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sık sık tekrarladığı bir hukuk kuralı var:

"Müddei, iddiasını ispatla mükelleftir!.."

Yani, iddiayı ortaya atan iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.

Genel olarak emeklilikte yaşa takılanların (EYT), özelde de EYT'lileri temsil eden Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin (EYTSYDD), son günlerde karşılaştığı birtakım suçlamaları bu çerçevede değerlendiriyorum.

EYT'DE 'BAVUL' TARTIŞMASI

Bugün "bir bavul dolusu para" iddiasını ortaya atanlar, çok değil, 31 Mart yerel seçimlerden hemen sonra da "AKP ile anlaştılar" demişti.

Bugün ortaya atılan iddiaya Mevlana'nın "Düşüncen konuşmana, konuşman hareketine, hareketin kaderine yansır. Güzel düşün, güzel yaşa" sözleriyle verilen yanıt ne kadar anlamlıysa, "İktidar ile anlaştılar" iddiasına verilen yanıt da bir o kadar ironik ve anlamlıydı:

"Hükümetimize bir yanaşabilsek çok söyleyeceklerimiz var."

EYTSYDD Başkanı Gönül Boran Özüpak, bu sözü 11 Nisan 2019 tarihinde söylemişti.

O günden bu güne EYT'liler adına bir anlaşma olmadı. Hükümete de ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önüne dikilerek yanaşabildi EYTSYDD, 19 Haziran 2019'da...

EYT ERDOĞAN'IN ÖNÜNE NASIL DİKİLDİ?

O gün de eleştirildi Özüpak ve EYTSYDD yönetimi... Zira 4 gün sonra sadece Türkiye'nin değil, dünyanın konuştuğu bir seçim vardı: İstanbul yenileme seçimleri...

Haziran bitti, seçim bitti, derken eylül geldi...

8 Eylül 2019, EYT mağduriyetine yol açan 4447 sayılı yasanın 20. yıldönümüydü ve EYT'liler o gün Ankara'da buluşacaktı.

EYTSYDD Başkanı Özüpak, mitingten bir hafta önce gitti Ankara'ya. Adeta Başkent'te kamp kurdu. Her siyasi partinin, sendikanın, sivil toplum kuruluşunun kapısını çaldı. İşte ne olduysa o ziyaretlerden birinde oldu. EYT'liler o ziyaret sırasında Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Vedat Bilgin ile karşılaştı. Ev sahibi, EYT'lilere Bilgin'i işaret ederek, işte "Sizin ilacınız burada" dedi. Kimbilir, belki de ev sahibi bu "tesadüfen karşılaşma"yı "organize" etmişti! Tarih 3 Eylül'dü ve Bilgin, EYT'lilere 2 gün sonraya randevu verdi.

EYTSYDD Başkanı Gönül Boran Özüpak, hemen Bursa'yı aradı, Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun'dan kapsamlı bir rapor istedi. Her daim EYT'lilerin sesi olan Erdursun'un masasında o rapor zaten hazırdı. Ama Erdursun, uzun süren bir gece mesaisiyle raporu bir kez daha gözden geçirdi, gerekli güncellemeleri yaptı. Sorunları özetledi, rakamları ortaya koydu, çözüm önerilerini de ilave etti. Raporda sadece EYT değil, aylık bağlama oranlarındaki adaletsizlikten stajyer ve çırakların yaşadığı sorunlara kadar her şey vardı.

EYT'liler 5 Eylül'de Cumhurbaşkanı Başdanışmanı da olan Bilgin ile bir saati aşan bir görüşme yaptı. Heyetteki herkes sorunları tek tek anlattı, Bilgin'e açık açık "Biz çalışanlar olarak yıllardır üzerimize düşeni eksiksiz yerine getirdik. Şimdi sıra devlette..." denildi.

İŞTE O GÖRÜŞMENİN TÜM AYRINTILARI

Ve ortaya çıktı ki EYTYSDD Başkanı Özüpak'ın Cumhurbaşkanı'nın önüne dikilmesiyle başlayan süreç meyvesini vermiş, Sosyal Politikalar Kurulu'na talimat çoktan gitmiş ve kurul da Erdoğan'a sunacağı rapor için düğmeye basmış...

İşte böyle bir noktada ortaya atılan hiçbir iddianın hiçbir hükmü yoktur!

Türkiye'nin sivil toplum tarihi az çok bize göstermektedir ki bir toplumsal hareket ve o hareketin lider kadrosu ne zaman öne çıkmaya başlasa, ne zaman sonuca ulaşmaya yaklaşsa hemen birileri paçalarından yapışmaya ve onları aşağı çekmeye, alaşağı etmeye kalkar. Bana göre, "acizlik"ten başka tanımı yoktur bu tutumun... Aynı tavır maalesef boynuz kulağı geçmeye başlayınca da görülür. O boynuz, hemen kırılmaya çalışılır. Oysa kulak sahibinin tevazu içinde övünmesi gereken bir durum yaşanmaktadır.

Durum böyleyken, herhalde EYT'lilere düşen, 20 yıl süren sabra birkaç ay daha eklemektir.

Zira adaletin sultanı Hazreti Ömer, "Sabır, boyun eğmek değil, mücadele etmektir" der...