Bursa
Çok Bulutlu
26.6°
enBursa Haber
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

EYT'liler başardı!..

10 Eylül 2019 Salı, 16:09

İster siyasi partilerin olsun, ister sendikaların, ister sivil toplum kuruluşların...

Mitinglere ilişkin değerlendirme yaparken, kalabalığın niceliğinden ziyade niteliğine bakmak gerektiğine inanırım. Bu düşünceye, yıllarını, kendisinin de içinde bulunduğu bir toplumsal kesimin sorunlarını dile getirmeye ve bu arada siyasete adayan bir büyüğümün deneyimleriyle ulaştım.

Mitinge kendi isteğiyle mi geliyor, yoksa zoraki mi taşınıyor? Eline fabrikasyon bir afiş mi tutuşturulmuş, yoksa derdini anlatan pankartı kendisi mi hazırlamış? Sesini kürsüye çıkana duyurmaya mı çalışıyor, yoksa oturacak gölge mi arıyor?

Neredeyse her salon toplantısı izdihama sahne olan Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin (EYTSYDD) Ankara Tandoğan'da düzenlediği mitingi izlerken bütün bunlara dikkat ettim.

Evet, Maltepe ve Yenikapı'da toplanan kalabalık yoktu belki Tandoğan'da, ama haklı olduğuna inanan coşkulu bir kitle vardı. Türkiye'nin dört bir yanından kendi istekleriyle, ceplerinden para vererek gelmişlerdi Ankara'ya. Dernek afişlerinin yanına evlerinde hazırladıkları sloganlarla süslenmiş dövizleri koymuşlardı.

Konuşmaları dikkatle dinliyor, zaman zaman yüksek sesle ve kısa cümlelerle o konuşmaları kesiyor, zaman zaman da konuşmacının sözünü tamamlıyorlardı. Örneğin, Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, sahnede EYT'nin Hazine'ye maliyetini açıklayıp da "Ya Suriyelilere harcanan para?" deyince, hep bir ağızdan "40 milyar dolar" diye bağırmaları, memlekette olup bitene ne kadar duyarlı olduklarını, güncel gelişmeleri sıkı sıkı takip ettiklerini gösteriyordu.

Hepsi farklı siyasi düşünceler taşıyordu, belki farklı siyasi partilere üyeydi...

Hepsi farklı etnik kökenlere sahipti; Türkü de vardı Kürdü de, Alevisi de vardı Sünnisi de...

İşsizi de oradaydı, "işsiz kalabilirim" diye düşünen de; yaşlısı da meydandaydı genci de...

Kısacası memleket gibi, binbir çiçekli Anadolu gibilerdi...

EYTSYDD İl Temsilcileri Koordinatörü Alper Özüpak'ın "Yaşasın EYT Kardeşliği" sözünü üç kez arka arkaya tekrarlarken, "ötekileştirme" sorununun aslında kolayca çözülebileceğini ortaya koyuyorlardı.

Vefalı bir kalabalıktı Tandoğan'daki... Uzayıp giden "takdim" merasimini sıkılmadan izlerken de... Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın kısa selamlama konuşmasını alkışlarken de... EYT ile siyasi hayatı ansızın değişen Samsun Milletvekili Erhan Usta'yı adeta yüreklerine basarken de...

İnanmışlıklarının da bir göstergesi vardı. EYTSYDD Başkanı Gönül Boran Özüpak'ı avuçları patlarcasına alkışlarken, "Dik dur eğilme" diye hep bir ağızdan slogan atarken, adeta "EYT işinin gönül işi" olduğunu gösterir gibilerdi.

EYT Tandoğan mitinginin kalabalıktan öte bir anlamı vardı. CHP'lisi, İYİ Partilisi, Vatan Partilisi, Saadetlisi... Bursa'dan tek bir siyasetçi bile zahmet edip gelmemişti. Ama İstanbul'dan Adana'ya, Yozgat'tan İzmir'e onlarca milletvekili vardı. Üstelik çoğu görünüp kaçmadı, 3.5-4 saat alanda kaldı.

Ve EYT'liler, siyasetçilerin bu denli yoğun ilgisine rağmen çok açık ve net olarak "Biz hiçbir siyasi hareketin arka bahçesi değiliz" demeyi başardı.

Evet, EYT'liler başardı...

Marmara'da yaşayanlar büyük depremin enkazı altında yakınlarını ararken, Marmara'dan uzak olanlar depremin yasını tutarken, bir gece ansızın karşılarında buldukları IMF dayatmasının 20'inci yılında, artık kapı aralandı...