Bursa
Parçalı Bulutlu
10°
enBursa Haber
Esat KAPLAN
Esat KAPLAN
esatkaplan@enbursa.com

Bozbey'in ipi çekildi, eğer...

07 Kasım 2018 Çarşamba, 21:45

Telefonum acı acı çaldı...

Tıpkı, memleketin hali pür melali gibi...

"Akıllı telefon"un (sahi 'ahize' kalmadı, değil mi artık!) öbür ucunda, atadan dededen CHP'li bir okurum vardı...

Hoş beşten sonra söz döndü dolaştı, ister istemez, CHP'ye, CHP kulislerine geldi...

"Türkiye'nin genel durumu bizim partiye de yansıdı" diye, dert yandı...

"Yahu" dedim, CHP bu...

Cumhurbaşkanı'nın Başbakan'ken "cibilliyetsiz" dediği halde o zamanki Siyaset Bilimci Genel Başkanınızın ağzını açıp da tek kelime etmediği parti bu CHP...

Kökleri Samsun'a, Amasya'ya, Erzurum'a, Sivas'a dayanan...

Öznesi Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti olan Halk Fırkası...

Cumhuriyet Halk Fırkası...

Cumhuriyet Halk Partisi...

"Siz iyi olacaksınız ki bu memleket iyi olacak" dememe fırsat vermedi neredeyse...

"Ben" dedi, "Siyasetçiyim, ama siyasete güvenim kalmadı!.."

Sonra da tek tek sıraladı, siyasetçi dostum siyasete neden güveni kalmadığını...

Tabii ki öncelikle CHP açısından...

Tabii ki CHP Bursa açısından...

"Siyaset, özellikle 12 Eylül 1980'den sonra Ankara üzerinden döndü hep... Ankara aşılamadı... Böyle olunca da yerelde kimse birbirini dinlemez oldu. Kimse birbirini ikna etmeye çalışmıyor artık. Herkes Ankara'yı ikna etmeye çalışıyor. Dosyalar, raporlar, dedikodular, dedikodular... Halbuki birbirlerini ikna etseler, ne yapacaklarsa birlikte yapsalar... Olmuyor, olmuyor!.. İşin, asıl dramatik yanı bu!.."

CHP'li okurum "Ankara" deyince, haftalardır Ankara'da, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'yla yapacağı görüşme merak edilen Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i sordum...

"'Bozbey'i imha planı' diye yazdın, zaten" diye hatırlattı...

Siyasetçi özgüveniyle "Bozbey'in ipi çekildi!.." oldu yorumu... Ardından da ekledi siyasetçi temkinliliğiyle, "Eğer, Bozbey, Genel Başkanı ikna edemezse..."

Ben ilçe ilçe kulis soracaktım ama "Siyasetçiyim, ama siyasete güvenim kalmadı" diyen, siyasetçi okurum, "Eskiden ideolojik duruş vardı, şimdi bireysel siyaset... Kimse seviye bilmiyor, ne sınır kaldı, ne uç..." diye kesti, attı...

Oysa CHP'nin bugünlere hazırlıklı olması gerekiyordu. Hadi Büyükşehir'i bir kenara koyalım. Nilüfer'de, hele Mudanya'da, kaosa; kargaşaya yer vermemesi gerekiyordu. "Üstüne ne koyabilirim"e bakması gerekiyordu.

Zira başkaları öyle yapıyor!..

Ama...

Birkaç ay önce "Hiçbir yere aday olmayacağım" derken, şimdi "Nilüfer'i verin bana" hırsına bürünen bir örgüt yöneticisi olunca, CHP'nin 2019 hesabı iyice karmaşık hale geliyor...

Telefondaki CHP'li okurum üzgün, noktayı koyuyor:

"Bu kaos, bu kargaşada alınacak sonuçlar her yere yansıyacak!.."