Bursa
Çok Bulutlu
21.4°
enBursa Haber
Esat Kaplan
Esat Kaplan
esatkaplan@enbursa.com

0.50 belasını başımıza kim sardı?

24 Şubat 2018 Cumartesi, 20:10

Şu aralar kentsel dönüşüm Bursa'nın başlıca sorunu...

Kentin planlı gelişen tek ilçesi Nilüfer, özellikle de Ataevler, şantiyeye dönmüş halde. Ne var ki mahkeme kararları ardı ardına çıkınca şantiyelerden çıt çıkmaz oldu.

Bursa'nın "piyango talihlisi" Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın deyişiyle, "110-120 sitede 4-5 bin aile mağdur" durumda. Başka deyişle, en az 20 bin kişiden söz ediyor Başkan.

Tablo böyle olunca, şu sıralar herkes birbirine bakıp "Kim sardı bu belayı başımıza?" diye soruyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çok kullandığı deyişle "Hafızayı beşer nisyan ile malul!"

Yani insan bu, çabuk unutuyor!

Oysa arşivlerde her şey yerli yerinde duruyor!

Efendim, okudukça anımsayacaksınız, bu 0.50 emsal işi ilk olarak 2015'te otel inşaatlarıyla başladı.

Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, "Bursa'nın turizmden hak ettiği payı alması için her türlü yatırımı yaptık. Dünya Mirası Listesine bile girdik. Ancak baktık ki yeterli konaklama tesisi yok" deyip, yatırımcılara "Hadi bakalım" dedi.

Bursa'da adım atsanız, eliniz kolunuz turiste çarpmadan yürüyemediğiniz (!) için de lüks otel projeleri sıraya girdi. Proje sahipleri, sinek avladıkları bugünleri o günlerden gördükleri için fazla kat konusunda ısrarcı oldu. Büyükşehir Belediye Meclisi de "yatırımcıları teşvik amacıyla turistik konaklama tesisleri için yüzde 0.50 emsal artışı" verdi. Böylece Altepe ve Meclis üyeleri olmasa da Bursa'nın ağababaları şehrin silüetini değiştiren uzun uzun otellere sahip oldu.

Yaşanan süreç, kentsel dönüşüm pastasından koparabileceği dilimin büyüklüğü konusunda kafa yoran müteahhitler için de dönemin Büyükşehir Belediye yönetimi için de ampulun yanması anlamına geliyordu. Başkan Altepe, "Herkes cennetten bir köşe istiyor. 'Daireme daire isterim, kira yardımı isterim. Devlet yapsın' diyor. Böyle bir anlayış olamaz. Şimdi otellerle ilgili uygulamayı kentsel dönüşüm projeleri için de hayata geçiriyoruz" dedi ve düğmeye basıldı.

Peki, hiçbir Büyükşehir'de olmayan bu yetkiyi Bursa'ya devreden merkezi idare ne diyordu?

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki'nin 25 Ekim 2016 tarihinde Bursa'da yaptığı açıklamasını aynen nakledeyim: "Kentsel dönüşüm bir zorunluluk, mecburiyet. Hayatlarımızı idame ettirebilmemiz için, çocuklarımızla emniyetli bir şekilde oturabilmemiz için çok binanın dönüşmesi gerekiyor. Bu alanda bina bazında yaptırılacak dönüşümlerle ilgili tek tek gelip uğraşmasını engellemek adına biz yetkiyi Büyükşehir Belediye Başkanımıza bıraktık. Bu bir güven alametidir. Hiçbir yerde kolay kolay yetkilerimizi devretmeyiz. Merkezi idare zaten yetkileri devir noktasında biraz daha hasisdir. Fakat biz burada, Bursa ilinde, güzel örnekler olduğu için arkadaşlarımızın daha hızlı yapacağını, daha emniyetli bir şekilde yapılacağına inandığımız için buradaki yetkilerimizi değerli başkanımıza devretmiş bulunuyoruz."

0.50 Bursa'nın başına bela olmadan önce Nilüfer'deki onlarca bina törenlerle yıkılmıştı...

Biliyorsunuz, merkezi idare "güven alameti" olarak yetkiyi devrettiği kişiyi yaklaşık 1 yıl sonra istifa ettirdi!

Üstelik arkasından teneke çalarak...

O istifadan kısa bir süre sonra, 15 Aralık 2017'de, Bakan Özhaseki'nin Meclis kürsüsünde yaptığı açıklama, her sözcüğüyle Bursa'yı anlatıyordu: "Durduğu yerde yoğunluk artırarak iş yapmak, kentsel dönüşüm değil. Kat yüksekliği vererek, yarısı müteahhit yarısı vatandaşa kentsel dönüşüm değil. Vatandaşı yerinden çıkarıp, bir yere götürüp boşalttığı yeri büyük iş merkezlerine satmak, asla doğru bir hareket değildir."

Değildi ama... Bursa artık "Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye" haline gelmişti.

Nitekim, iktidarın aklı başına gelene kadar Nilüfer Belediyesi de akademik odalar da bu işi yargıya taşımış, yargı da elbette olup bitende bir kamu yararı bulamamıştı.

Velhasılı kelam, merkezi ve yerel yönetim el ele verip bugünkü mağduriyetin başlıca kaynağı oldu. Tıpkı Doğanbey'de olduğu gibi...

Peki, son durum ne?

Diyor ki Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş: "Bakanımız, alınacak kararın 81 ili etkileyeceğini ve bunun mümkün olmadığını belirterek, konuyu kendi meclislerimizde çözmemizi önerdi. Bu konuda hem bizim hem de ilçe belediyelerimizin imar komisyonları çalışmalarını sürdürüyor. Kimseyi mağdur etmeden çözüm bulmak için çalışıyoruz."

Yani, merkezi idare, vakti zamanında, "Bu bir güven alametidir" deyip, yerel yönetime yetki devrederek ortaya çıkardığı sorunu görmezden geliyor ve "Seni Başkan yaptık, çözersin sen!" diye sırtını sıvazlıyor Aktaş'ın...

Gelinen noktada artık Büyükşehir Belediye Meclisi'nin "kentsel dönüşüm özel oturumu" bekleniyor.

Hadi hayırlısı deyip, bekliyoruz.