Bursa
Çok Bulutlu
25.4°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Yok böyle sahiplenecek cesur yürekli parti büyüğümüz! Bursa hakikaten sahipsiz...

18 Haziran 2020 Perşembe, 18:57

Bursa için hep denir ya, AK Parti'ye en büyük desteği veren il olmasına rağmen son 9-10 yıldır sahipsiz kent diye... Aynen öyle. Siyasi bir büyüğü yok. Dün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Sözcü Gazetesi'nde Trabzon Milletvekilinin özel hayatına yönelik çıkan bir haber üzerine attığı tweet'i görünce inanın, AK Parti'nin elinde kalan en değerli büyükşehir olarak teşkilatlar ve Bursa adına hem hayıflandım, hem kıskandım.

Bakan Bey'in "helal olsun" dedirten o tweet'i şu idi:

"İnsanlık görevimi yapıyorum. Saygı Öztürk'ün bu yazısı namussuzluktur. Bahar Hanım ahlaklı , faziletli bir kadındır. Ali Bey'e minnettarız. Trabzon turizmini ayağa kaldırdı. Bugünden sonra bu namus düşmanını kim muhatap alırsa, gözümde aynı namussuzluğun ortağıdır, haysiyet celladıdır."

Onu hiddetlendiren söz konusu haber de şu idi:

"Ali Ayvazoğlu, belediyede işçi kadrosunda işe başladı. Şimdi Milletvekili olan Bahar Ayvazoğlu ile evlendi. Ardından Özel Kalem Müdürü oldu. Sonra da Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne atandı."

Haberin içeriğindeki iddiaları okuyunca hakikaten AK Parti Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu'na yönelik siyasi bir linç girişimi olduğunu rahatlıkla görebiliyorsunuz.

Trabzon, Bakan Soylu'nun hem memleketi hem de seçim bölgesi. Dolayısıyla bu kente hakim biri olarak, birlikte siyaset yaptığı, partiye emeği geçen partisinin milletvekiline siyaseten sahip çıkmakla kalmıyor, onun bürokrat eşine de kente hizmet ettiği için destek veriyor.

Böylelikle gazetenin iddialarını çürütüp, partinin büyüğü olarak linç girişimine sert bir şekilde dur deyip, bu iddiaları gündeme getirenleri de namussuzlukla suçluyor. Ve tabii partisini de kamuoyunda tartışılır olmaktan çıkarıyor.

İşte Bursa'ya da böyle cesur yürekli siyasetçi lazım.

İlla ki bakan olması gerekmiyor.

***

Malum, Bursa'da uzun zamandır gazeteci kisvesi altında köşeleri tutan, parayla yazılar yazan şantajcılar, ahlaksızlar var. Dün il başkanlarına, ilçe başkanlarına, belediye başkanlarına, milletvekillerine saldırıyorlardı; bugün Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar'ın, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın ve eski Bakan Faruk Çelik'in başını çektiği isimlere saldırıp, siyasi linç girişimi yapılıyor. Özel hayata müdahaleden tutun da, ticari ilişkilerine kadar dedikodunun, yalanın, dolanın, iftiranın haddi hesabı yok...

Bir eski bakan kabineye girmesin diye lince tabi tutulurken, bir başarılı ilçe belediye başkanının önü siyaseten kesilmek isteniyor, bir büyükşehir belediye başkanı da özel hayatıyla linç ediliyor. Hadi diyelim ki eski bakan, mevcut yönetim tarafından sevilmiyor, istenmiyor. Ya peki belediye başkanları? Aynı ekip değil mi?

Ve en kötüsü de AK Parti teşkilatlarının elinde tek "en büyük şehir" olarak zor bela kazandığı Bursa'da hizmetlerinin konuşulması gereken bir dönemde kamuoyunda siyaseten sıkıntılı ve tartışılır noktaya getirilmesi. Muhalefetin en kralı da olsa yerelde partiye bu kadar zarar veremezdi.

İşte üzüldüğüm, kızdığım nokta da bu.

İktidar partisine, teşkilatlara, kente ve ülkeye hizmeti geçmiş isimleri hedef alan bu saldırılara parti büyüklerinin sessiz kalışı. Cesur yürekli bir "yönetici", bir parti büyüğü çıkıp da, bu mevcutlardan da olabilir, eski abilerden de, "yeter artık, bunların hepsi yalan, düzmece. Ben belediye başkanlarıma da, bakanıma da kefilim. Bunları yazanlar benim nezdimde namussuzdur, haysiyetsizdir" deme cesaretini gösteremiyor.

Yazık!