Bursa
Çok Bulutlu
25.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Yeni partilerin değil, AK Parti'nin ne yapacağı önemli!

11 Aralık 2019 Çarşamba, 23:46

Bugün yeni parti kurma aşamasında olan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'la AK Partili'ler arasında alevlenen söz düellosu, 2000'li yıllarda Milli Görüş içindeki kopmada olduğu gibi merhum Necmettin Erbakan'la Yenilikçi Hareket olarak bilinen Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener arasındaki kavgaya benziyor.

- Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan'ın amacı ne?

- AK Parti'yi iktidardan indirmek için bir bölme senaryosunun parçaları mı?

- Yoksa merkezden çekilmekte olduğunu gördükleri AK Parti'nin yerine oturmak mı?

Her halukarda AK Partili'ler için 2 isim de şu anda bir bölen ve hain durumundalar. O zaman da Erbakan Hoca AK Parti'yi kuranları bayağı bir hedefine almış, dış güçler kurduruyor, diye ithamlarda bulunmuştu.

Oysa ki;

AK Parti çok kısa sürede milletin partisi haline geldi. 18 yıllık tek başına iktidarıyla da Türk siyasi hayatının en uzun ömürlü partisi oldu.

Peki ya şimdi? Ne oldu da bölünüyor?

Siyasi yorumculara, hatta ve hatta sokaklarda vatandaşın düz mantığıyla yaptığı basit siyasi değerlendirmelere göre de AK Parti son dönemde büyük bir güç zehirlenmesi ve iktidar sarhoşluğunun içine hapsolmuş durumda. Çemberin içindeki herkes ve her şey iyi ve her şey doğru.

Dışı kötü ve her şey yanlış. İç muhasebe yok, öz eleştiri yok. Değişim ve yenilenmenin adı, teşkilatlarda isimlerin ve kadroların yenilenmesi olarak algılandı. Parti tüzüğünü, programını, politikalarını, söylemlerini yenileyemedi. Üstüne üstlük, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın etrafının yanlış isimlerle sarıldığı, yanlış bilgilendirilip, yönlendirildiği ve yalnızlaştırıldığı yönündeki şehir efsanesini duymayan da kalmadı.

İşte AK Parti'nin iktidar gücünü devam ettirmekten ziyade Türk siyasetinin ve ülkenin önünü tıkayan böylesine buhranlı dönemde Numan Kurtulmuş'un sözleri açıkçası şaşırttı.

Çünkü, nicedir AK Parti cephesinden böyle sağduyulu bir açıklama gelmiyordu.

AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş dedi ki:

"Önemli olan bizim ne yapacağımız. Biz siyasi olarak alanı doldurursak, onlar başarılı olamazlar. Yeni partilerin ne yapacağı değil, bizim partimizin ne yapacağı önemli. O nedenle onlar ne yapacak diye uğraşmıyoruz. Biz ne yapmalıyız diye çaba gösteriyoruz."

İşte bu...

AK Parti bölünmeye rağmen gücünü korumak için merkezde kalmalı ve gelişen, değişen Türkiye ve dünya konjonktürüne uygun yeni bir yol hikayesi yazmalı.

BU DA HİÇ ŞIK OLMADI, SAYIN VALİM?

Bursa Valisi Yakup Canpolat, 1 yıl önce Konya Valiliği'nden ayrılırken koltuğunu Cüneyt Orhan Toprak'a bırakmıştı. İşte o Vali, son dönemde gündemden düşmüyor. 20 gün önce 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde konuşma yaparken karşısında oturan gazeteciyi sert sözlerle uyardığı için sosyal medyanın ve basının diline düşen, ardından özür dileyerek büyük bir erdem gösteren Sayın Vali şimdi de ikinci vukuatıyla gündemde.

Bu sefer ki de öyle pek yenilir yutulur cinsten değil. Ne kadar özür dilese boş gibi. Çünkü o görüntü çoktan hafızalara kazındı bile...

Dün Mevlana'nın Vuslat yıl dönümü törenleri sırasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yanlarında Konya Valisi Orhan Toprak ve kalabalık bir heyetle Şems-İ Tebrizi'nin Türbesi'ni ziyaret ediyorlar. Hepsi ayakkabılarını çıkarıp içeriye öyle giriyor. Sadece Vali Toprak, ayakkabılarını çıkarmayarak üstüne galoş geçiriyor. Vali'nin bakanlardan ve orada bulunanlardan üstünlüğü ne ki ayakkabılarını çıkarma tenezzülünde bulunmuyor.

Küçük çocuk bile bu saygısızlığı yapmaz.