Bursa
Çok Bulutlu
25.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Şükür uyuşturucudan ölme vakaları da düşüyor!

20 Mayıs 2020 Çarşamba, 00:12

Geçenlerde bir kamuoyu şirketinin yöneticisiyle siyasi ve sosyal gündemi değerlendirirken, yakın zamanda "şu anda Kabinenin en başarılı bakanları kim, yönünde bir çalışmanız oldu mu?" diye sormuştum.

"Hayır, kabinenin tamamı üzerinden bir genel çalışma yapmadık" diye cevap vermişti.

Ben de bunun üzerine "Toplumun nabzını sürekli ölçen bir araştırmacı olarak bu soruyu sana yöneltirsem sen ne cevap verirsin?" demiştim.

O da "İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar" demişti.

Ben bu isimlere Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nu da dördüncü isim olarak eklerim. Bana göre son dönemin en başarılı Dışişleri Bakanı pozisyonunda. Türk dış politikasına tamaman hakim.

Araştırmacı ya, bir soru daha yönelttim.

"Peki sana göre 3, bana göre 4 isimden hangisinin toplumsal ayağı daha kuvvetli?"

"Tabii ki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu" cevabını vermişti.

Çok doğru ve yerinde bir tespit.

Kabinenin en başarılı 4 bakanı içinde yer alan Süleyman Soylu'nun yeri daha farklı. Çünkü diğer 3 isim bulundukları makamda teknokrat pozisyonda başarı sergilerken, konjonktürel ve sosyal gerekçelerle de dönem dönem ön plana çıkıp, kendilerini kabul ettirmiş durumdalar.

Ama Soylu, konjonktüre bağlı olarak ön plana çıkan bir bakan değil. Geçen ay istifa açıklamasının ülkede yarattığı "dalgalanma" toplum nezdindeki gücünü ve desteği bir kere daha en iyi şekilde gözler önüne serdi.

Görüldü ki sadece milliyetçi kesimde ağırlığı yok.

Gençlerde, demokratlarda, muhafazakar camiada, liberal kesimde, hatta ve hatta Kürt vatandaşlarımız nezdinde büyük bir desteği var.

Çünkü, PKK ile yürüttüğü amansız mücadele ve uyuşturucu baronlarına açtığı savaş, onu toplumda her kesimin "kurtarıcısı" olarak ayrı bir yere taşıdı.

Dağları PKK'dan temizleyen ve üç beş tane kaldı, kahramanlar arkanızda diye onları inlerine kadar kovalayan Soylu, şu bir gerçek ki ülkemizde son yıllarda gençlerimizden sonra çocuklarımıza dadanan uyuşturucu mafyasının da belini kırdı.

Dün sosyal medya hesaplarından verileri paylaştığında bunu çok net olarak gördük.

Uyuşturucu baronlarına karşı verilen mücadelede, şükürler olsun ki, son bir yılda uyuşturucaya bağlı ölümlerde yüzde 45 oranında düşüş var.

Soylu'nun paylaştığı grafikte;

2014 yılında 497 olan ölüm vakası, 2015'te yüzde 19 artarak 590'a, 2016'da yüzde 56 artışla 920'ye, 2017'de ise yüzde 2,3'lük artışla 941'e yükseldiği görülüyor.

O bakanlığa geldikten sonra ise ölüm oranlarında kademeli bir düşüş başlıyor.

2018 yılında yüzde 30'luk düşüşle ölüm sayısı önce 657'ye geriliyor, ardından da 2019'da yüzde 45,8'lik düşüşle 315'e geriliyor.

Temennimiz bu düşüşün 2020 yılında yüzde 60'ları geçmesi ve sonraki süreçte de minimuma inmesi. İnşallah güvenlik güçlerimizin amansız mücadelesiyle tıpkı, Sağlık Bakanlığı'nın her akşam açıkladığı o coronovirüs testi ve ölüm vakalarındaki verilerin üç haneli rakamlardan iki haneli rakamlara inişi gibi uyuşturucu kullanma ve ölüm vakalarındaki azalışı da hep beraber görüp, mutlu olacağız...