Bursa
Açık
32.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Sessiz kalanlara sesleniyorum, AK Parti tabanı rahatsız!..

23 Mayıs 2020 Cumartesi, 23:47

Bilmem farkında mısınız ey AK Partililer. Bu ülkede son iki aydır pandeminin dışında yolunda gitmeyen bir takım gelişmeler oluyor. Meşru hükümete, iktidar partisine karşı müthiş bir saldırı söz konusu. Hem içeriden hem dışarıdan. Günlerdir yazılarımda dikkat çekmeye çalışıyorum.

Bir taraftan darbe ididalarının, erken seçim taleplerinin, TBMM'de milletvekili transferlerinin, diğer tarafta kendini bilmez hadsizlerin "ölüm listeleri", sokağa çıkma tehditleri, İzmir'de cami minarelerinden şarkı çalınması, aynen 28 Şubat sürecinde olduğu gibi Adana'da bir vakfın üyelerinin evin bir katını ibadethane gibi kullanıp topluca namaz kılarken, polis baskınında, sanki bu ülkede namaz kılmak yasakmış gibi sözüm ona dini değerler üzerinden bağırıp çağırmaları ve tüm bunların Okyanus ötesi hesaplarla sosyal medya üzerinden toplumu kaşımaya yönelik paylaşımları...

Hadi sokaktaki halkı bir kenara bırakıyorum, onlar zaten milletine, devletine, demokrasiye yönelik bir saldırıda nasıl tavır aldıklarını 15 Temmuz'da gösterdiler. Benim serzenişim tüm bunlar gözümüzün önünde cereyan ederken, AK Parti teşkilatlarından tek bir kulun çıkıp da "N'oluyoruz?" dememesi.

Takip ediyorum, sahada, meydanda sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve AK Parti'nin birkaç yetkilisi ile Allah razı olsun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli var.

Nerede teşkilatlar? Nerede elinden telefon düşürmeyen o dinamik AK gençleri, AK kadınları?

***

Geçen hafta sosyal medyada bu tür provokasyonlara yönelik paylaşımlar nedeniyle "milli hesaplar burada" başlığıyla etiketler açıldı ya, amaç gençler başta olmak üzere teşkilat mensuplarının sosyal medyada "ses" vermesiydi. Evet o ses verildi ama, yine troller sayesinde.

Uzun zamandır hep söylenen ne? Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete hizmet yolunda yalnızlaştı, ya da yalnızlaştırıldı. Hep bundan şikayet ediliyor ya, o halde partinin bakanları, belediye başkanları, milletvekilleri, il başkanları, ilçe başkanları, yöneticileri, mahalle temsilcileri niye çıkıp da sosyal medyalarınızdan bu saldırıları kınayan mesajlar atmıyorsunuz. Ya da açıklamalar yapmıyorsunuz?

Neden mi? Çünkü;

AK Parti kendi içinde "sen, ben ayrımına, ekip çatışmasına, rant ve makam hırsına, güç zehirlenmesine" düştü de ondan. Yola çıktıklarını, yolda bulduklarına değişti de ondan...

***

En basiti günlerdir Bursa'da yaşanıyor. 11 yıl AK Parti hükümetlerinde bakanlık yapmış bir isim, önce sahte hesaplar açılarak bir medya ile ilişkilendirilip vuruluyor, ardından bu partinin desteklediği kalemşörler vasıtasıyla da siyasi itibarsızlaştırma yolunda lince tabi tutuluyor. Ve günlerdir partinin üst yönetimi "Bu Bakanla saldıranlar arasındaki şahsi mesele. Partiyi ilgilendirmez" diyerek köşelerinden seyrediyor. Merak ediyorum bu konu Cumhurbaşkanı'na gittiğinde nasıl cevap verecekler?

Oysa bu kavga düpedüz bir parti meselesi. Bakan ile vurucu tayfa arasında bir şahsi mesele varsa, zaten yargıya intikal ettirilmiş vaziyette, hesaplarını hakim karşısında görürler. Bizi ilgilendirmez. Ama bu kavga artık AK Parti'ye zarar verir hale geldi.

AK Parti Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Tunçak, geçen hafta Devlet eski Bakanlarından Faruk Çelik lehine bir tweet paylaşımında bulunmuştu, onun altına CHP'li biri ne yazmış biliyor musunuz:

"Yiyin birbirinizi, gerekeni ben mi yapacağım. Faruk Çelik, Bozbey kazanmasın diye meydanlarda Alinur'a çalıştı, Hani kim var yanında?"

Doğru. Adam aylardır mensubu olduğu partinin densizlerince Bozbey ile ilişkilendirilip linç ediliyor, haksızlığa uğratılıyor, cevabını CHP'liler veriyor. Yazıktır, günahtır.

Bu çamur tutmaz. Tutmuyor da zaten. Günlerdir özelden mailler, mesajlar ve tepkiler alıyorum. "Neden parti üst yönetimi bu saldırılara kayıtsız kalıyor ve durdurmuyor? Görmüyormusunuz bizi bize kırdırıyorlar. Makam mı dağıtılıyor? Neyi paylaşamıyorlar?" diye...

Buradan bir kere daha bu tepkileri gösterenlere sesleniyorum. Kardeşim bunları bana atmayın. Benim elimde yetki yok, gücüm yettiğince "Bu kavga partiye zarar veriyor" diye bir analiz yapmaya, bir strateji ortaya koymaya çalışıyorum, ama ertesi gün o vurucu takım beni de lince tabi tutuyor.

Net olarak söyleyeyim, bu durumdan AK Parti tabanı rahatsız. Yukarıda ülke meselelerinde Cumhurbaşkanı yalnız bırakılıyor, aşağıda partiye emeği geçen bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları dışlanıyor. Gün birlik ve beraberlik günü. Partinin bakanından, üyesine kadar feda edecek, dışarıya atacak tek bir kişisi yok.Görüyorsunuz, ülkemiz üzerinde yeniden oyunlar oynanıyor, provokasyonlar birbirini kovalıyor. Farklı cephelerde mücadele veriliyor ve ülkenin böyle ortamda iktidar değişikliğini kaldıracak gücü de yok!..

Haa, eğer tabii iktidardan düşmesini istiyorsanız o başka... O halde hep beraber yiyin birbirinizi...