Bursa
Açık
19.1°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Sayın Baysal madem sordun, al sana cevap!

21 Kasım 2019 Perşembe, 00:12

Aslında bugün gündemin en sıcak konusu olan EYT'yi yazacaktım. Ancak enBursa.com olarak aramıza yeni katılan meslektaşım Yüksel Baysal'ın dünkü yazısında ele aldığı "AK Parti'de değişim beklentisi gerçekçi mi?" başlıklı yazısına değinmek ve bir anlamda katkı koymak istedim.

Baysal, önce benim de geçen hafta yazılarımda dile getirdiğim, kulislerde fazlasıyla merak konusu olan "AK Parti Bursa İl Başkanlığında değişim olur mu?"yu irdelemiş ve benim de yazdığım sonuca ulaşmış.

"Genel kanı değişmeyecek."

Evet, şu anda İl Başkanının değişmesini gerektirecek, görünürde çok büyük bir sorun yok. Her ne kadar kulislerde isimler geçse de, her zamanki gibi belli grupların beklenti ve umutlarından öteye değil...

Baysal'ın değerlendirmelerine katılıyorum. Benim asıl üzerinde durmak istediğim yazısının sonunda sorduğu şu soru:

"Sonuç, AK Parti'de il başkanı değişse ne olur, değişmese ne diyenler de var!

Hatta, bırakın il başkanlığını milletvekillerinin bile etkisiz eleman olduğu bir sistemde, partinin il başkanın önemli olmadığını söyleyenler çoğunlukta...

Siz ne dersiniz?"

***

İşte benim cevabım:

Sayın Baysal;

Bu soruyu 2 ayrı başlıkta cevaplayacağım.
Önce AK Parti açısından.

Evet, şu aşamada Ayhan gitmiş, yerine Ali, Veli gelmiş önemli değil. Sadece bu bizim Bursa'ya özgü de değil. Ankara'nın, Balıkesir'in, Gaziantep'in veya Urfa'nın il başkanları da değişse çok fazla önem arz etmez. Çünkü AK Parti'de bugüne kadar herkes Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sırtından geçinmeye alıştı, her şey onun omzuna yüklendi. Hiç kimse sorumluluk almak istemedi.

Cumhurbaşkanı geniş kitlelere hitap ederken, altta teşkilatlar onun bunun adamıyla, kayırmalarla hormonlu büyüdüğü için, parti siyasal anlamda tıkandı. Metal yorgunluk var, dendi, değişime gidildi, ancak ortaya bambaşka yapılar çıktı. Teşkilatlardaki isim değişikliği çare olmadı.

Çünkü AK Parti söylemlerini, politikalarını, programlarını yenileyemedi. Devleti revize ederken, teşkilatlar geride kaldı, halktan koptu. Şimdi AK Parti'nin 2001'de olduğu gibi yeni bir yol hikayesi yazması gerekiyor.

Bunu yazmadan istediği kadar il başkanlarını değiştirsin, ilçe başkanlarını değiştirsin, MYK'yı değiştirsin ya da kabineyi değiştirsin, sonuç yine değişmez.

Diğer cevabım da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi açısından olacak.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, aslında güçlü bir erkler ilkesine dayanıyor. Güçlü Cumhurbaşkanı, güçlü parlamento ve güçlü yargı. Ancak 3'lü saç ayağının sadece ilki güçlendirilmiş durumda. Sistemin kendi içinde eksikleri var ve onlar giderilmediği sürece ya da parlamenter sisteme geri dönülmediği takdirde değil vekillerin, bakanların bile biri gitmiş, diğeri gelmiş önemi yok!

Sayın Baysal, gördüğün üzere üzgünüm ki, bu sefer haklısın! Seninle bu konuda aynı fikirdeyiz...

BEN TEK BİR HALK BİLİYORUM

HDP bunu hep yapıyor:

"Türkiye halkları" diyor.

Bizim bildiğimiz Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde tek bir halk var. O da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve adına Türk halkı denen; vatanına, bayrağına, devletine, milletine sıkı sıkı bağlı olanlar. Kendini bu kesim içinde görmeyenlere kapımız açık:

"Buyurun istediğiniz yere gidebilirsiniz."