Bursa
Çok Bulutlu
25.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Öldürülen aslında ölen, ölen de aslında öldürülen!

02 Haziran 2020 Salı, 00:05

Ülkemizde bir süredir toplumu sokağa dökme ve iç ayaklanma amaçlı bazı provokatif eylemlere şahit oluyoruz. Son olarak Amerika'da siyahi gencin polis şiddeti sonrası öldürülmesiyle çıkan iç ayaklanma benzeri bir Kürt-Türk çatışması çıkarılmak istendi. Ama kursakları heveslerinde kaldı.

Çünkü yalan haberleri ellerinde patladı.

Şöyle ki;

Hafta sonu Ankara Etimesgut'ta ezan okunduğu sırada iki grup arasında çıkan çatışmada Barış Çakan adlı 20 yaşındaki bir genç kalbinden bıçaklanarak öldürüldü.

Bu olay son iki gündür sosyal medya mecraları ile sol tandanslı basın-yayın kuruluşlarında "Ankara'da 20 yaşındaki Barış Çakan adlı genç Kürtçe müzik dinlediği gerekçesiyle bıçaklanarak öldürüldü" iddiasıyla verildi.

Ve tabii deyim yerindeyse sosyal medya yıkıldı. Ya da patladı...

Olay üzerine öyle farklı hikayeler yazıldı ki, aklınız şaşar.

Barış Çakan adlı genç, kiminde parkta otururken yüksek sesle Kürtçe müzik dinlediği sırada üç kişilik grubun saldırısına uğrayarak kalbinden bıçaklandı, kimine göre otomobilinde müzik dinlediği sırada, kimine göre de ezan okunurken yüksek sesle Kürtçe müzik dinlediği için öldürüldü.

Burada amaç belli:

"Bakın Kürt genç, Kürtçe müzik dinlediği için Türk gençlerince öldürüldü" yaygarasından Kürt vatandaşlarımızı sokağa dökerek bir iç kargaşa çıkarmak.

***

Oysa gerçek böyle değil. Nerden tutsan elinde kalıyor. Tamamen yalan haber.

Evet ortada öldürülen 20 yaşında ve adının Barış Çakan olduğu bilinen masum bir genç var.

Ama hayatını kaybeden o genç iddia edildiği gibi Kürtçe müzik dinleyen değil, ezan okunduğu sırada yüksek sesle müzik dinleyen grubu uyaran kişi.

Ve yine iddia edildiği gibi dinlenen müzik de Kürtçe değil. Türkçe.

Gördüğünüz gibi, dönem dönem o sürekli kaşınmaya çalışılan Türk-Kürt kardeşliğine yönelik porovakatif amaçlı, düzmece, yalan iddialar.

Öyle iddialar attılar ki;

Öldürülen gencin oturduğu mahallede daha önce de bu tür saldırıların yapıldığına kadar aslı astarı olmayan hikayeler yazıldı.

Konuyla ilgili önce Ankara Valiliği düzeltme açıklaması yaptı, dün de İçişleri Bakanlığı bilgilendirme açıklamasıyla bu kirli oyunu bozdu.

KILIÇDAROĞLU NE DEMEK İSTEDİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün Sözcü Gazetesi'ne verdiği demeçte şu cümleleri kurdu:

"Baskıcı bir yönetim anlayışıyla herkesi susturmanın arayışı içindeler. Bu arayışı gerekçelendirmek için de 'CHP sokağa çıktı, terörden yana' söylemlerine yöneldiler. Böylece daha baskıcı yönetimle olağanüstü hal ilan edip sonra da kimsenin itiraz edemeyeceği bir yönetim arzuları var. Biz bu oyunlara gelmeyeceğiz."

Kılıçdaroğlu bu paylaşımıyla ne demek istedi? Ya da ne yapmak istedi?

Kurultaya giden partisinin delegelerine mi oynuyor? Yoksa toplumu mu uyarıyor?

Eğer, "Halka değil, tabanına mesaj veriyor. Çünkü CHP'nin önümüzdeki birkaç ay içinde büyük kurultayı var. Tabanına böyle ohal mohal diyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtlığı üzerinden korku pompalamaya çalışıyor ve delegeleri konsolide etmeye çalışıyor. " ise...

İyi, iyi. Bu politikayı devam ettirsin. Genel Başkan olarak bizden tam destek!!!