Bursa
Açık
32.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Memleketin çıkış yolu erken seçim değil!..

27 Mayıs 2020 Çarşamba, 23:58

27 Mayıs darbesinin üzerinden tam 60 yıl, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden de 4 yıl geçmesine rağmen biz hala bugün hem darbe iddialarını hem de erken seçim tartışmalarını konuşuyoruz.

Oysa corona sonrası normalleşmeyi konuşmamız gerekiyor, durma noktasına gelen ekonominin çarklarının yeniden döndürülmesini konuşmamız gerekiyor, üniversitelerden mezun olan gençlerimizin istihdama katılmasını konuşmamız gerekiyor, yatırımı, üretimi ve ihracatı arttırmayı koruşmamız gerekiyor, yeni anayasa hazırlanmasını konuşmamız gerekiyor, hak ve özgürlüklerin genişletilmesini konuşmamız gerekiyor, parlamentonun güçlendirilmesini konuşmamız gerekiyor, yargının bağımsız hale ve güçlü hale getirilmesini konuşmamız gerekiyor, siyasi partiler ve seçim kanununun değişmesini konuşmamız gerekiyor, yüzde 50+1'in revize edilmesini konuşmamız gerekiyor, teknolojide ve tarımda yerli üretim atağını konuşmamız gerekiyor, liste uzun da uzun.

Ülkenin onca bekleyen hayati sorunlarına çözüm üretmesi gereken siyasi mekanizmalar ise neredeyse son 3 aydır bu 2 suni gündeme kilitlenmiş, "hükümet gitsin de nasıl giderse gitsin" anlayışından medet umar duruma gelmiş.

Yazık bu memlekete...

***

"AK Parti hükümetleri demokratik gelişimde vesayet zincirini kırdı, bir daha bu ülkede darbe olmaz" dediğimiz noktada, 15 Temmuz gecesi darbe girişimi yaşandığı için son 3 aydır okyanus ötesi hesaplar ile PKK gibi terör örgütü sempatizanları ve bunların değirmenlerine su taşıyan bazı siyasilerin iç karışıklık çıkarmaya yönelik paylaşımlardaki darbe iddialarının önemsenmesi gerektiğine inanıyorum. Hükümeti meşru olmayan yollarla düşürmeye yönelik her türlü girişime karşı da toplum olarak uyanık olmalıyız. Çünkü her darbe hükümeti hedef alsa da nihai hedef arkasındaki millettir.

Erken seçim tartışmalarına gelince,

Külliyen boşa nefes tüketiliyor. Çünkü bu ülkede erken seçim veya seçimlerin yenilenmesini gerektirecek bir siyasi kaos ile hükümet boşluğu veya ülkenin yönetilemez olmaktan çıkması gibi bir durum söz konusu değil. 2 yıl önce seçimlerle iş başına gelmiş meşru bir hükümet ve arkasında yüzde 51'i geçen bir milli irade ve MHP destekli bir Cumhur İttifakı gücü söz konusu.

***

O yüzden önümüzdeki süreçte bir erken seçim ihtimalini görmediğim gibi bu seslendirmeleri de çok tehlikeli buluyorum. Evet, Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullarda bir süredir siyasi tıkanıklık söz konusu. Ama bu hiçbir şekilde bir erken seçimi gerektirecek, hükümet değişikliğine yol açacak durumu gerektirmiyor.

Ülkenin şu andaki öncelikli koşulları düzeltilmeden gerçekleştirilecek bir hükümet değişikliği, içinde bulunduğumuz ekonomik ve sosyal pek çok sorunun daha da ağırlaşmasına, küresel oyundan çıkmasına, güç ve zaman kaybına yol açacaktır.

İktidar partisinin öncelikle yapması gereken tıkanan siyaseti açmak için, kutuplaşmayı ortadan kaldırmak ve uzlaşmacı adımları atarak hükümetin elini daha da sağlamlaştırmak olmalı.

Muhalefetin de erken seçim ipini kenara bırakıp, ülkenin içindeki şartların düzeltilmesi noktasında el birliğiyle çözüm ve öneriler noktasındaki samimiyetini gösterip hükümetin çalışma alanını genişletmesi gerekiyor.

Biliyorum, çok ütopik oldu ama böyle, Türkiye'nin siyasetteki bu uzlaşmacı, yapıcı ve kapsayıcı tutuma her zamankinden daha çok ihtiyacı var.