Bursa
Açık
32.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Maksat üzüm yemek mi, yoksa...

07 Mayıs 2020 Perşembe, 23:16

Şu bir gerçek, bu süreçte belediyeler mevcut görev ve yetkilerinin üstünde büyük bir performans sergiliyorlar. Coronavirüsle mücadelenin en etkin kurumlarından biri haline gelen büyükşehir ve ilçe belediyeleri asli görevlerinin dışında topyekün sokak, cadde, pazar yeri, park, bahçe ve iş yerleri temizliğinden erzak ve gıda dağıtımına, dezenfektan ve maske, eldiven teminine kadar oluşturdukları sosyal destek gruplarıyla her alanda 24 saat insanlara dokunuyorlar.

Tabii bu yardım boyutunu suistimal edenler de yok değil.

Sanki tüm kurumlar emrinde, ona bakmak zorunda imiş gibi bir durum takınıp yardımı küstahlık boyutuna erdirenlerden birine ben denk geldim.

Geçen haftalarda bir arkadaşım, Emek Mahallesi'nde oturan C.D. isimli bir işçinin çalıştığı yerde coronavirüsü kapması nedeniyle 14 gün evinde karantinaya alındığını ve yalnız yaşadığı için yiyecek bir dilim ekmeğe muhtaç olduğunu söyledi.

Dedi ki "Sağlık durumundan dolayı dışarıya çıkamadığı için gıda temini yapamamış. Polisi aramış, Vefa Sosyal Destek Grubunu aramış, Valiliği aramış. Hem de defalarca, Sağlık Müdürülüğü'ne de başvurmuş, bana yardım edin diye ama ilgilenen, gelen olmamış."

Bu şahıs sözüm ona ilgilenen olmadı diye bir de CİMER'e bir güzel yazı döşenmiş.

Ben de bu kadar yere başvurduğu halde kimsenin kapısını çalıp yardım etmemesini garipsemekle beraber insani duygularla şahsın bilgilerini Osmangazi Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü'ne attım.

Sabahın erken saatlerinde Osmangazi Belediyesi'nin Vefa Ekibi kapısını çalmış. İçinde sütü, ekmeği, balı, yumurtası, tahini, pekmezi olan kahvaltılıklarla beraber koli koli erzak yardımı yapılmış. Fotoğraflarını da bana attılar.

Gerçekten belediyenin görevli personeli kapısına bırakmış.

Corona tedavisi evinde yapılan bu genç şahıs ne yapmış biliyor musunuz?

Önce "Ben bunları istemedim. Alın götürün bunları" diyor. Sonra da sert bir uslupla "Bana her gün 3 öğün sıcak yemek getireceksiniz" diyerek emrivakide bulunuyor.

Hakikaten bu kadarına pes doğrusu! Yardımı beğenmeyip bir de yardım eden elemanları azarlamak hadsizce bir durum. Allah korusun insan açından ölüyor dahi olsa, kolinin içinde kahvaltılıklar var. Bulunmaz nimet!..

Yine de sağolsunlar bu gencin agresif tavırlarına rağmen Belediyenin elemanları hiç seslerini çıkarmadan, kolileri bırakmışlar ve akşam da 3 kaptan oluşan sıcak yemeğini kapısına götürmüşler.

İnsan araya girdiğine de bin pişman oluyor ama, kimin gerçek ihtiyacı olup olmadığını da sonuçta bilemiyorsun.

Belediyeler yardım yapmak zorunda mı? Evet ihtiyacı olana gücünün yettiği kadar hele ki böylesine küresel hastalık ve afet durumlarında kat be kat yardımına koşmak zorunda. Ama bunu da suistimal etmemek gerekiyor. Maksat üzüm yemekse üzüm ye, ama bağcıyı dövme...

Bu arada, Osmangazi Belediyesi gerçekten sosyal yardım ekipleriyle 24 saat, sokağa çıkma yasağında dahi vatandaşının ihtiyaçlarını karşılama noktasında yoğun tempoda çalışıyor. Türkiye'de mücadelenin başladığı 13 Mart'la 4 Mayıs arasında toplam 55 bin 229 talep kaydı oluşturulmuş, bu sürede 216 bin 831 kişiye sosyal yardım ile erzak, çorba ve ekmek dağıtımı yapılırken, 65 yaş üstüne de alışverişleri yapılıp kapısına kadar teslim edilmiş. 88 bin 50 meydan, sokak, konteyner ve cadde dezenfekte edilirken, 8 bin 25 park, 2 bin 621 resmi kurum, ibadethane ve iç mekan ilaçlaması yapılmış.

Belediye şimdi de kademeli normaleleşme sürecinde 11 Mayıs Pazartesi günü ilk etapta açılacak olan berber ve kuaförler için özel bir çalışma yapıyor. Toplam bin 400 iş yerini dezenfekte etmeye başladığı gibi maske, eldiven ve önlük dağıtımına da başladı.