Bursa
Açık
19.1°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Kürtleri kaybeden HDP bakın gözünü kimlere dikti?

20 Şubat 2020 Perşembe, 22:56

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, T24'ten Şirin Payzın'a dikkat çeken açıklamalarda bulunmuş. Açıklamalarda benim de dikkatimi çeken birkaç cümlesi oldu.

Birincisi;

Gazeteci Şirin Payzın'a göre yaptığı öz eleştiri:

"Demokrasi talebimiz tüm Türkiye için... Özeleştiri yapıyorum; biz Kürtlerin yaşadığı sorunları Türkiye halklarına çok iyi anlatamadık. Egelinin, Karadenizlinin sorununu da Kürtlerin sorunu haline getiremedik. Türklerle Kürtleri aynı noktada buluşturamadık. Bu konuda eksik kaldık. Bu önümüzdeki yeni dönemde gerçek demokrasi için Türklerle Kürtlerin taleplerini, acılarının, sevinçlerini, hislerini duygularını ortak noktada buluşturabilmek için daha çok çalışacağız. Yeni dönemde dokunamadığımız kesimlere; Romanlara, Çerkeslere, Gürcülere ulaşmaya çalışacağız çünkü bizlerden beklentileri olduğunu düşünüyorum".

Külliyen yalan.

Özeleştiri değil. Yeni bir yol haritası. Yeni bir açılım politikası.

Çünkü;

PKK'nın siyasi ayağı olarak yıllarca Kürtleri sözüm ona "sizin demokratik haklarınızın savunucusuyuz, biz Kürt partisiyiz. Sizi Meclis'te temsil ediyoruz"diye kandırdılar ya...

Şimdi ise Kürt halkı gerçekleri görmeye başladı.Yıllardır nasıl sömürüldüklerini, nasıl soyulduklarını, nasıl çocuklarının dağa kaçırıldığını, nasıl baskı ve tehdit altında tutulduklarını, sözde Kürt partisi tarafından nasıl Türk- Kürt ayrımında ötekileştirildiklerini, sadece bölgenin ve Kürtlerin değil bu örgütün tüm ülkeyi nasıl kan ve gözyaşına boğduğunu görüyorlar.

PKK'nın siyasi ayağında büyük bir kırılma yaşanıyor. Siyasi inandırıcılıkları kalmadı. Özellikle Kürt analarının Diyarbakır HDP İl binası önünde yaptıkları oturma eyleminde "bizim size verecek artık çocuğumuz yok" isyanı tüm Kürtleri cesaretlendirdi ve HDP'yi tarihinde ilk defa temelden sarstı.
Hele hele eylemde dağdan kaçarak gelip analarının boynuna sarılan her çocuk, temelden bir tuğla söküp götürüyor.
HDP siyasi varlığının yok olduğunun farkında. O yüzden demokrasi talebi kılıfında yeni bir yol haritası çizdiler. Artık sadece Kürtlerin değil, Karadeniz ve Ege'deki Türkleri de kapsamayı, Romenleri, Gürcüleri, Çerkesleri de bünyelerine katmayı , temsilcileri olmayı istiyorlar.

Yaparlar mı?

Mümkünatı yok. Bu millet Kürt halkına yaptıklarını görüyor. Kürtler HDP'den kaçarken Gürcüler, Çerkesler ve Romenler hiç gider mi? Hele hele Karadenizliler HDP'ye bırakın gitmeyi,Karadeniz dağlarını dar ederler!

İkincisi;

Darbeyle ilgili sözleri.

"Bir askeri darbeye Türkiye halkları izin vermez. Hepimiz çıkarız sokaklara. Seçimle gelen seçimle gider. Kendimiz için söylediğimiz, AK Parti için de geçerlidir. Seçimle gelen bir hükümeti, askeri ya da dışarıdan başka türlü bir müdahale ile kimse deviremez."

Bu açıklaması da külliyen yalan.

Madem darbeye karşılardı da neden 17 ve 25 Aralık hükümeti devirme operasyonunda hükümetin yanında yer almayıp, FETÖ 'yü desteklediler.

Madem darbeye karşılardı da neden 15 Temmuz'da HDP olarak sokaklara çıkmadılar.