Bursa
Parçalı Bulutlu
24.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

'İnegöl Bursa'da da, İkizdere nerede?' demezler mi!

24 Aralık 2019 Salı, 23:40

Bölgesel bazda "şucu bucu" olarak adlandırılan ayrımcılığı ve salt memleket odaklı hemşerici STK yapılanmasını tasvip etmediğim için bu konuya girmek istemiyordum.

Ama bakıyorum ki buralı, şuralı, oralı üzerinden basit magazin siyaseti üretilmeye çalışılıyor ve hem bu kente katkı sağlayan hem de bu kentte karnını doyuran insanlar yıpratılıyor.

Neden mi bahsediyorum?

Son dönemde bir İnegöllülük furyası almış başını gidiyor, bir algı yönetimi uygulanıyor.

"Bursa'da hiç mi insan yoktu da İnegöl Bursa'yı yönetiyor" veya "Koskoca Bursa, İnegöl'e kaldı" gibi...

Bu algının kuvvetlenmesine yol açan durum Ayhan Salman'ın 2017 Ağustos'unda AK Parti Bursa İl Başkanı olarak atanmasıyla başladı. 3 ay sonra da Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin görevden alınıp, yerine Alinur Aktaş'ın getirilmesi tüm dikkatleri İnegöl üzerine çekti.

Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Bursa'dan 3 isim Külliye'ye davet edilmişti. Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali ve İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş. Önce belirteyim, 3 isim kayırılma olmadan Bursa'nın en başarılı belediye başkanları olarak Ankara'ya çağrıldılar.

Cumhurbaşkanı ile görüşmeye giderken, içlerinde en şanslı isim Mustafa Dündar'dı. Sonra da İsmail Hakkı Edebali. Aktaş'ın ataması kendisi için de sürpriz oldu.

Ama siyasetin bir ekip işi olduğu gerçeğini göz önünde bulundurduğunuzda Hakan Çavuşoğlu'nun Başbakan Yardımcısı olarak o dönemdeki etkin ağırlığıyla başlayan teşkilat içi değişim ve yenilenme sürecinde "uyumlu yapılanmada" en uygun isim Alinur Aktaş'tı.

Yerel seçimler geldiğinde de aradan geçen 11 ayda Aktaş, kamuoyunda da tanınırlığını arttırdı, avantajlı durumu devam etti, aday gösterildi ve yeniden seçildi.

2017'den öncesine baktığımızda da Bursa siyasetinde her dönem İnegöl etkili oldu.

2004-2009 yıllarında Hikmet Şahin İnegöl Belediye Başkanlığından gelip Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. O dönemi hatırlayın, AK Parti iktidarda bugünkü kadar güçlü değildi, aday gösterildiğinde karşısında büyük bir muhalefet bloğu vardı. Aleyhte şahsına ve siyasi duruşuna yönelik hiçbir polemiğe girmedi, 5 yılın sonunda partisince aday gösterilmediğinde arkasında koskoca bir Bursa vardı. O günlerde küfreden düzeysizler bile şimdi bıraktığı eserleri görünce en başarılı belediye başkanı olarak anıyor ve arkasından rahmet okuyor.

2011-2018 arasında 2 dönem AK Parti'den milletvekili olan Hüseyin Şahin de öyle. TBMM'de Bursa'nın sesini en çok duyuran, iş dünyasının sorunlarını çözen vekil idi.

Neticede bugün Bursa siyaset ve belediye yönetiminde gözle görülür bir İnegöl ağırlığı var. Lakin, haklarını vermek gerekiyor. Gerçekten de üretkenler, çalışkanlar ve iyi siyaset yapıyorlar (İstisnalar kaideyi bozmuyor tabii ki!).

Ayrıca İnegöl mobilyasıyla ve sanayisiyle de bugün Bursamıza, ülkemize katkı sağlayan bölgelerin en başında geliyor. Ve şunun altını özellikle çizmek istiyorum. İnegöl nerede? Rize'de değil, Bursa'da. Bursa İnegöl'üyle, Orhaneli'siyle, İznik'iyle, Karacabey'iyle, Harmancık'ıyla... tüm 17 ilçesiyle bir bütünşehir.

Önceki İl Başkanı Cemalettin Torun Trabzonlu idi. Ondan önceki Sedat Yalçın Erzincanlı idi.

Büyükşehir eski Belediye Başkanı Recep Altepe, Balkan göçmeni idi. Hatta sık sık "Arnavut damarı yine tuttu" denirdi. Yine eski Bakanlardan Faruk Çelik Artvin kökenli olduğu için onunla beraber tüm Artvinliler bir dönem siyaset, iş ve STK'larda acımasızca eleştirilmişlerdi. Oysa bugün Çelik, AK Parti'li hükümetler döneminin en başarılı birkaç bakanı arasında gösterilip, mumla aranıyor.

Ya da bizim meslekten ilk aklıma gelen, örneğin, Gazeteci arkadaşım Yüksel Baysal?

7 göbek doğma büyüme Bursalı'dan daha Bursa aşığı olduğunu cümle alem biliyor. Bırakın yazarlığıyla yerel tarihe not düşmeyi, kazandırdığı kütüphaneleri ve Bursa aktivisti olarak (istemezük cephesinin ileri geleni) kente sahip çıkması ile sağladığı katkılar asla küçümsenemez.

Şimdi O'na da sormazlar mı:

"Hadi biz doğma büyüme Bursa ve İnegöl çocuğuyuz da. Ya sen, Rizeli değil misin uşağım? İçinden de değülsün? Taa İkizdere köyünden. Sen o güzelim İkizdere'den kalk gel, burada hem gazetecilik yap, hem CHP'lük?" gibi...