Bursa
Açık
19.1°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

EYT'lileri görmezden gelemeyiz!..

30 Kasım 2019 Cumartesi, 23:36

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "devlet menfaati" diyerek, kestirip attı, ama bu ortada büyük bir mağduriyet olduğu gerçeğini, iktidar kanadının, muhalefetin ve biz toplumun görmezden gelmemize engel değil.

Neticede bir gecede değişen emeklilik yasasından dolayı, sayıları 6 milyonu bulan büyük bir kitle bir anda emeklilik ve sosyal güvenlik anlamında mağdur duruma düştüler. Ve kısa sürede bu kesimin hak arama mücadelesi basit bir ekonomik problemin ötesine geçerek, toplumsal ve siyasal krize dönüştü.

Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından sonra bu kitle "devleti ekonomik anlamda çökertmeye yönelik" eylem içinde bile görülmeye başlandı.

Ki, Cumhurbaşkanı bu konuda sonuna kadar haklı. Eğer klasik anlamdaki bakış açısıyla bir anda 6 milyonu emekli etmeye kalkarsak, Cumhurbaşkanı'nın dediği gibi devletin ekonomik dengesi bir anda yıkılır. İçinde bulunduğumuz kriz ortamı daha da derinleşir.

Ama ortadaki toplumsal algı üzerinden değil de EYT mağdurları üzerinden teknik açıdan bakılırsa bu 6 milyonun tamamı bir anda erken emekli olamıyor. Zaten prim gün sayıları ve yaşları buna izin vermiyor.

Hükümet kestirip atmak yerine devletin imkanları ölçüsünde belli bir esneklik sağlayarak pekala da bu sorunu ortadan kaldırabilir.

6 milyonun 1 milyonu esnaf, yani Bağ-Kurlu, 1 milyonu Emekli Sandığı, geri kalanı da eski kanuna göre SSK'lı.

Bunların öncelikle sağlık güvenceleri sıkıntısı var. Gerçi devlet yıllık bazda sağlık sigortası sağlayarak bunu çözme yoluna gidiyor, lakin kalıcı hale getirilmesi bu kesimi büyük rahatlatır.

Ardından kademeli bir emeklilik hakkı tanınır. Zaten rakamsal anlamda irdelendiğinde ilk etapta emekliye ayrılacakların sayısının 50 ila 100 bin arasında olduğu belirtiliyor.

Kaldı ki Ak Parti hükümetlerinin en uzun süreli bakanlarından Faruk Çelik, daha önceki pek çok konuşmasında bu sorunun aslında kolaylıkla çözülebileceğini ve öyle iddia edildiği gibi milyonları bulmadığını, olsa olsa orta vadede öncelikli 300 ila 400 bin kişiyi kapsadığını belirten dikkat çekici açıklamalarda bulunmuştu.

İSTİHDAM ARTTI AMA İŞSİZLİK DE ARTTI

Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı dönemin en can alıcı yerini şüphesiz işsizlik oluşturuyor. Son 17 yılda hemen hemen 8 milyonu geçen bir istihdam artışına rağmen işsizlik son 3 yılda 3 puan arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; 2002'de istihdam sayısı 21 milyon 354 bindi. 2004 yılında 19 milyon 634 bine gerilerken, 2005 ve 2007 arası 20 milyonlarda gezindi. 2009'da 21 milyona çıktı. 2010 yılında 22 milyon 594 bine, 2011'de 24 milyon 110 bine, 2014'de 25 milyon 933 bine, 2015'de 26 milyon 621 bine, 2016'da 27 milyon 205 bine, 2017'de 28 milyon 189 bine, 2018'de 28 milyon 730 bine çıktı. 2019'un Temmuz ayındaki son veriye göre, istihdam sayımız 28 milyon 517 olarak gerçekleşti. Yani 213 bin azaldı.

İşsizlik oranlarımıza baktığımızda; 2002 yılında yüzde 10.3, 2004'de yüzde 10.8'e çıkarken, 2006'da yüzde 9'a düştü. 2009'da yüzde 13.1'e yükseldi. 2013 ve 2014'Te tekrar yüzde 9'lara geriledi. 2015'de yüzde 10.3'e, 2018'de yüzde 11'e ve bu yılın Temmuz ayında yüzde 13.9'a çıktı.

Yani 17 yılda 7 milyon 163 bin yeni istihdam sağlanırken, işsiz sayımız ise azalmak yerine son 3 yılda 3 puan artarak yüzde 13.9'a, 2002'de 2 milyon civarında olan işiz sayımız da 4 milyon 596 bine çıktı.