Bursa
Açık
19.1°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Engin Özkoç mu haddini aştı, CHP mi?

04 Mart 2020 Çarşamba, 23:13

Meğer MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin 3 gün önce şehit cenazesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na elini vermemesi boşuna değilmiş!

Baksanıza "Suriye'de ne işimiz var?" diyerek, Türkiye'yi işgalci ülke konumuna soktukları yetmiyormuş gibi bir de bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na hakaret edecek kadar ileri gidebilen bir CHP zihniyetiyle karşı karşıyayız.

Eğer bu milletin sınır ötesindeki güvenlik harekatından şehitler geliyorsa, camilerinde Fetih sureleri okunuyorsa, analar namazlarının ardından asker evlatları için, ordusu için gözü yaşlı dua ediyorsa, Türk bayraklarıyla on binler yürüyorsa, çarşıya pazara, sokaklara Türk bayrakları asılıyorsa, Cumhurbaşkanına ve Türk ordusuna destek açıklamaları yapılıyorsa bilin ki bu devletin ordusu seferdedir.

Sefer zamanı Cumhurbaşkanı kim olursa olsun bu ordunun Başkomutanıdır. Ve böyle bir savaş halinde bu milletin içinden hiç kimse çıkıp da bu milletin Başkomutanı'na haddini aşan, çirkin laf söyleyemez. Hakaret edemez, küfür savuramaz.

CHP Grup Başkan Vekili Engin Özkoç'un dün Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a sarf ettiği o çirkin ve hakaret içeren adi sözleri buraya alarak sayfamı kirletmeyeceğim. Söylediklerini tekrarlayıp onun ekmeğine yağ sürmeyeceğim.

Kimse de kalkıp "Meclis'te ifade özgürlüğü var. Milletten aldığı yetkiyle konuşuyor" gibi savunma mekanizmasına girmesin. Böyle bir ifade özgürlüğü dünyanın en baba demokratik ülkelerinde bile yoktur. Vekil de olsa dokunulmazlık zırhının kendisini koruyacağını sanmasın.

Yok böyle bir rahatlık.

Başkomutan'a söylenen o laf sefere çıkmış bu orduya, bu millete söylenmiş laftır. Derhal gereği yapılmalı. Dokunulmazlığı kaldırılmalı.

Dün onun ettiği o hakaret içeren adi sözler bölücü ağızdır. Düşmanı dışarıda ve uzakta aramaya hiç gerek yok. Meclis çatısı altında Engin Özkoç ve onunla beraber olanlar zaten fazlasıyla bize yetip de canımızı yakıyor.

Hainler içimizde cirit atıyor.

Maalesef, karşımızda, böyle bir zamanda şehitlerimizin üzerinden siyaset yapacak kadar alçalan bir siyasi parti var. Çünkü bir partinin grup başkan vekilinin açıklamaları o partiye tamamen bağlar.

Ayrıca dün onun sarfettiği o sözlerden sonra CHP'den aklı selim özür açıklaması veya kendisine bir kınama gelmemesi CHP'nin de son dönemde takındığı karşıt pozizyonu bir kere daha gösterdi.

Ülkenin tam da birlik ve beraberliğe ihtiyacı varken, seferde olan askerimiz bizden dua isterken, Suriye ilk defa köşeye sıkışmışkten CHP'nin Grup Başkan Vekili'nin çıkıp da bu şekilde bölücü ağızla konuşması bu topraklar için toprağa düşmüş şehitlerimizin kemiklerini sızlattı dersem hiç abartmamış olurum.

İÇİMİZ RAHATLADI

Dün yazmıştım. Meclis İdlib Harekatın'nı görüşmek üzere kapalı oturumla toplandı. Kapalı oturumda konuşulanların hepsi yasa gereği devlet sırrı kabul edildiği için hiç kimse çıkıp da bunu dışarıda anlatamaz, konuşamaz ya...

Toplumun büyük kesimi önceki gün yapılan bu kapalı oturumda HDP 'den dolayı kaygılıydı. Devletin gizli bilgilerinin, ülkeyi bölme amaçlı siyaset yapan partiyle paylaşılması taraftarı değildi.

Ama dün CHP'lilerin açıklamasından öğreniyoruz ki, Meclis'teki kapalı oturum beklentileri karşılamamış.

Ohh ne güzel bir değerlendirme. Doğrusu içimiz rahatladı. Endişelerimiz kayboldu. Hep diyorum devlet tüm aklıyla, hafızasıyla, yeteneğiyle, yetkisiyle, gücüyle, yetisiyle bu operasyonu götürüyor.

Devlet sırlarının nerede ve kimlerle paylaşılacağını da iyi biliyor!