Bursa
Parçalı Bulutlu
19.8°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Ekonomik krizin çözümü erken seçim mi?

10 Ağustos 2020 Pazartesi, 22:18

Hadi biz sokaktaki vatandaş olarak, çarşı ve pazardaki fiyat artışlarını çok abartıyoruz diyelim. Peki, ekonomik göstergeler ile yapılan kamuoyu anketlerindeki verilere ne demeli?

Hepsinde bu ülkenin en büyük sorunu "ekonomi" olarak çıkıyor. Türkiye'nin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ABD merkezli olarak yaşadığı finansal baskı ile başlayan ve son olarak Covid 19'la pik yapan ekonomik sıkıntı da geldiğimiz nokta;

-Hükümete göre ekonomimiz uçuşta ama...

-Vatandaşa göre hiç öyle değil. Artan hayat pahalılığı, işsizlik, geçim derdi had safhada.

-Kimi iktisatçılara göre Türkiye Cumhuriyet tarihinin en son dip yaptığı 2001 ekonomik krizinden daha derin bir kirizle karşı karşıyayız,

-Kimi siyasi analistçilere göre de "sıkıntılı ama toparlanamayacak bir durum değil".

Muhalefet partilerine göre ise durum daha da vahim. "Ülke kötü yönetiliyor ve bir an evvel seçime gidilmesi lazım."

Da...

****

Daha önce de yazmıştım.

Evet "erken seçim" de demokratik ülkeler de kriz dönemlerinde istikrar ve güvenin sağlanması amacıyla ya hükümetlerin ya da halkın başvurduğu bir demokratik haktır.

Bu açıdan bakıldığında bir süredir tıkanan,daralan ve kutuplaşan siyasetimiz için belki bir çözüm unsuru olabilir ama, krizdeki ekonomimiz için bir çözüm olabilir mi?

İşte burası muamma...

Zira;

Olası bir erken seçim hem devletin mali yükünü daha da arttıracağı gibi, bir yönetim değişikliğinde iş başına gelecek yeni hükümetin 19 yıllık yapısallaşmış köklü iktidarın ardından sil baştan yeniden kadrolaşması, yeni politikaları ve uygulamaları, yeni kanunları devreye sokması anlamına geleceği için ülkeye kısa vadede büyük bir zaman ve emek kaybını da beraberinde getirmesi demektir.

Ancak elinde sihirli değnek olması lazım ki...erken seçim beklentileri karşılayabilsin...

Ayrıca Türkiye'de erken genel seçime gidilmesini gerektirecek yönetim zafiyeti içinde bulunan bir hükümet de yok.

Çünkü, yeni sistemle beraber toplumun yüzde 51'inin desteğini alan Cumhurbaşkanlığı Hükümeti yönetimi ile, Parlamentoda MHP'nin tam desteğini alan sayısal güce de sahip bir Cumhur İtitfakı iktidarı söz konusu.

Dolayısıyla;

Ülkenin sorunları olası bir erken seçimde değil, hükümetin istikrarlı bir ekonomi politikasından geçmektedir. Kaldı ki, AK Parti iktidarları hükümeti ekonomik krizle nasıl baş edileceğini daha önceki 2002 ve 2011 arasında gösterdiği gibi, terör başta olmak üzere siyasi ve sosyal pek çok iç, dış krizlerle de mücadele anlamında fazlasıyla tecrübe sahibi oldu.

Bu tecrübeye istinaden, AK Parti iktidarının ve hükümetinin yapacağı öncelikli iş toplumun beklentilerini, hassasiyetlerini önemseyerek, yeni yol hikayesi yazmak olmalı.

Kabineden,kamusal alanda bürokratlara, AK Parti 'nin MYK ve MKYK'sından il teşkilatlarına kadar üst yönetimlerde toplumun beklentilerini karşılayacak,sahada çalışacak, temsil kabiliyeti yüksek, nitelikli isimler ile kamu kurumları ve belediyeleri de içine alan topyekün bir "temiz siyaset" hareketi de başlatılmalı.

Eğer AK Parti önümüzdeki kısa sürede toplumun beklediği "yeni yol hikayesini" yazamazsa, işte o zaman ancak erken seçim bu ülke için olmazsa olmaz olarak karşımıza çıkar!..