Bursa
Parçalı Bulutlu
25.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Eğer bu deprem Bursa'da olsaydı!

27 Ocak 2020 Pazartesi, 23:10

Tabii böyle acı felaketlerin üzerinden felaket olasılıklarında bulunmak doğru değil lakin;

"Eğer Elazığ'daki 6.8 büyüklüğündeki deprem Bursa'da olsa idi, durum ne olurdu?" sorusuna 3 gündür TV haber bültenlerine çıkan yer bilimcilerinin verdiği cevap "tam bir felaket olurdu."

Dün bu soruyu İnşaat Mühendisleri Bursa Odası Başkanı Mehmet Albayrak'a da sordum:

"Düşünmek bile istemiyorum ama önlem alınmazsa felaket daha büyük olur" dedi. Bursa'nın deprem öncesi yapı stoğunu güçlendirme ve sağlıklaştırma anlamında ihmalkarlık ve yetersizlik içinde bulunduğunu söyleyen Albayrak'la dün yaptığım görüşmeden altını çizdiğim başlıklar şunlar:

- Rakam telaffuz etmek doğru değil ama bize gelen bilgilerde Bursa kent merkezinde 600 bin civarında konut olduğudur. Geçmiş istatistiklere göre, Elazığ gibi büyük ölçekte olası bir depremde yüzde 5 ila yüzde 10'un arasında binanın yıkılacağı yer alıyor.

- Bu ne demek? Yüzde 5 ise 30 bin, yüzde 10 ise 60 bin. İlçeler ile köyler bu rakamlara dahil değil.

- 99 depreminden sonra aradan geçen 20 yılda Bursa'da riskli binaların envanteri çıkarılamadı. Evet, Yıldırım ve Nilüfer Belediyesi ile İMO ortaklığında bir çalışma yapıldı, ama bu çalışma diğer ilçelere yaygınlaştırılamadığı gibi sürdürülebilirlik kazanmadı.

- Bursa'nın çıkış yolu, yıkılma olasılığı dahilinde olan bölge ve binaların bir an evvel tespit edilmesidir. Bu çalışmanın ne kadar süreceği önemli değil, önemli olan vakit kaybetmeden işe başlamak.

- Yerelde belediyeler, genelde de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ilgili meslek odalarının birlikte hareket edeceği güçlü bir irade ve sistem ortaya konması lazım."

İMO'NUN YENİ YÖNETİMİNE DÜŞEN BÜYÜK GÖREV

Dün İMO Başkanı Mehmet Albayrak'la konuştuğumda kendisi 22 Şubat'ta yapılacak seçimli genel kurul çalışmaları nedeniyle Adapazarı'nın Hendek ilçesinde idi.

İMO'nun genel kurul sonrası oluşan yeni yönetimi, isterse mevcut başkan ve yönetimi olsun isterse tamamen değişmiş olsun hiç fark etmez öncelikli görevi olası deprem için belediyelere itici güç ve baskı unsuru uygulamak olmalı.

İçinde can kaybını taşıyan böyle bir meselede genel kurul sonrası iktidara yakın yönetim oluşsa dahi hiç çekinmeden etkili ve güçlü muhalefet etme sorumluluğunu da yerine getirmeli, diye düşünüyorum. Aksi taktirde olası deprem felaketinde İMO'nun da vebali olacaktır.

Sadece İMO'nun mu?

Hayır böyle bir durumda belediyeler de birinci derecede vebal altında kalacaklar. Bursa'nın risk haritası bir an evvel çıkarılmalı, hem de gerçekçi olarak. Büyükşehir Belediyesi Başkanlığında mutlak surette meslek odalarıyla beraber hiçbir şekilde siyasi ve rant suistimaline yol açmayacak, ticari kaygılardanuzak bir çalışma grubu oluşturulmalı.

Risk haritası çıkarılmalı ve bu haritaya göre az veya orta dereceli binalar güçlendirilerek sağlıklaştırılmalı, yıkılacak binalar için de kentsel dönüşüme ivedilikle gidilmeli. Gerekli olan mali kaynak için de asla bahane üretilmemeli.

Çünkü Bursa'nın başka çıkış yolu yok.

Ayrıca Elazığ depreminde de gördük ve yaşıyoruz. Giden canlar bir tarafa, oraya Cuma gününden beri devletin, belediyelerin tüm kurum ve kuruluşlarıyla, gönüllü yardım ekipleriyle, özel kurumlarla ve vatandaş nezdinde sarf ettiği insan ve maddi kaynak ile harcadığı zaman ilave olarak milletimizin tek yürek göstermiş olduğu nakdi, gıda ve erzak yardımını göz önünde bulundurduğumuzda, ortaya çıkan toplam maliyetin belki de üçte ikisi kadar harcama ile son 5 yılda kentin tamamının yapı stoğu sağlıklaştırılabilirdi.