Bursa
Parçalı Bulutlu
25.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Dün bu algı yönetimiyle ne yapılmak istendi?

17 Mart 2020 Salı, 23:50

Kurt puslu havayı sever. İçinde bulunduğumuz salgın hastalıkla mücadelenin en zorlu günlerinde Erdoğan karşıtı güçler ve okyanus ötesi de boş durmuyor, korkularımız üzerinden hükümete operasyon üstüne operasyon çekiyor.

Birkaç gündür örneğini yaşıyoruz, önce gizli belge adı altında bir takım sahte belgeler yayınlandı. Dün de ikinci bir algı operasyonu yürütüldü.Ve bunda da gün boyu başarılı olduklarını söyleyebilirim.

Şöyle ki;

Pazartesi günü İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Çarşamba günü için yani bugün çıkıp ulusa sesleniş konuşmasının yapacağını" açıkladı ya...

İşte bu açıklamanın hemen ardından dün sabahtan itibaren öyle bir suni gündem oluşturuldu ki;

Güya Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün yapacağı ulusa sesleniş konuşmasında "sokağa çıkma yasağı getirileceğini, bir kentten başka kente gidişlere izin verilmeyeceğini ve olağanüstü hal ilan edileceğini "açıklayacak.

Özellikle dünya ve Türkiye gündeminin yakından takip edildiği twitter'da "sokağa çıkma yasağı getirilsin" ile "OHAL ilan edilsin" başlığında hashtagler açıldı.

CHP ve İYİ Partililerin de destek verdiği sözüm ona virüsün yayılmasını önlemeyi amaçlayan bu radikal tedbirde Çin'in Yuhan Eyaleti ile İtalya ve Fransa'da uygulanan sokağa çıkma yasakları örnek verildi. Hatta özgürlükler ülkesi diye bilinen Fransa'da önlemler bir tık ileri götürülerek askeri de sokağa indirmiş durumda.

Bu arada İYİ Parti TBMM Gurup Başkan Vekili ve Kocaeli Milletvekili Lütffü Türkkan, "sokağa çıkma yasağı getirilsin" açıklamalarıyla başı çekenlerdendi.

İktkidara seslenen Türkkan dedi ki "İlk etapta gereksiz bulanlar olacaktır ama bu ülkeyi felaketten koruyup sorumluluğunuzun gereğini yapmış olursunuz."

Ve dün dikkat ettim Lütfü Türkkan twvitter hesabında kendisi gibi düşünenlerin paylaşımlarını sürekli retwetledi. Sosyal medya üzerinden toplumun OHAL istediği algısını yürüten ve iktidara baskıyı amaçlayan paylaşımlar gerekçesi sağlık olduğu için çok destek buldu. Sanatçılardan Seda Sayan da "İvedi olarak sokağa çıkma yasağı gelmeli" paylaşımıyla bu oyunun içinde yer aldı.

Sosyal medya üzerdinden başlatılan operasyon dün bir anda büyük kentlerde halkın bir kere daha panikle marketlere koşmasına yol açtı.

Dün gördüm. Öğle saatlerinde Ankara'da oturduğum Çankaya ilçesinde bir zincir markete su almak için gittiğimde (hemen parantez açayım, Ankara'da su Bursa'daki gibi çeşmeden içilmiyor) makarna, bakliyat, yumurta, konserve ve kağıt havlu rafları boştu.

Tezgahtarla konuştum.

Önce "Abla sabahtan beri üç kere raflara ürün çıkardık. Ama yetiştiremiyoruz, İnsanlar yarın Cumhurbaşkanı'nın sokağa çıkma ilanı edeceğini söyleyerek gıda depolamasına gidiyor" dedi.

Sonra da "Sabah yaşlı bir bayan geldi. Benden 2 araba istedi, getirdim ve şu makarna raflarını tamamen boşalttı. Tam 500 TL'yi sadece makarnalara verdi. Abla siz evde kaç kişisiniz bu kadar makarnayı napacaksınız dedim? Bana evde kocasıyla beraber 2 kişi olduklarını, çocuklarının yurt dışında bulunduğunu söyledi" diye konuştu.

Bu paylaşımlar ve fısıltı gazetesiyle yayılan dedikodular öyle bir hal aldı ki hepimiz ister istemez şartlandık. "Acaba doğru mu?" diye.

Taa ki akşam saatlerinde İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un "Sokağa çıkma yasağı yok, seyahat kısıtlaması yok. OHAL yok. Bunlar doğru değil, sağlık ve güvenliğin yanında özgürlükleri koruma sorumluluğumuz da var" açıklamasına kadar.Altun'un maksatlı olarak çıkarılan bu Paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiğini söylemesindens onra hepimiz rahat bir nefes aldık.

Peki amaçları ne?

Sağlığımız olmadığı kesin. Öyle olsa gizli ve fek denen sahte hesaplardan etiket açıp sosyal medya üzerinden algı yaratmaya kalkmazlar. Hem hatırlayın, yaklaşık 2 ay öncesine kadar Mart, Nisan aylarında bir darbe yapılacağı söylentileri fısıltı halinde Ankara'ın gündemine oturmuştu.

Varın artık devamını siz getirin...

CUMHURBAŞKANI SİZE GİTMEYİN DEMEDİ Mİ?

Yurt dışından gelenler içinde sadece tatilciler, öğrenciler ile Umreciler yok. 31 Milletvekili de yurt dışından yeni giriş yapanlardan. Bunlardan 9'u Umre'den yeni döndü. 4'ünün AK Parti'den olduğunu öğrendim.TBMM Başkanı Şentop, dün bunlarla ilgili olarak "Evlerinde 14 gün istirahate çekildiklerini ve takip ettiklerini" söyledi.

İyi güzel de bu vekiller hangi cesaretle Umre'ye gittiler? Bir hafta önce, 10 gün önce bilmiyorlar mıydı Suudi Arabistan'da da vakaların görüldüğünü.Hem Cumhurbaşkanı daha yeni kızmadı mı onlara "Umre'yi turistik geziye çevirdiniz, bana sormadan bir daha gitmeyin" diye...