Bursa
Parçalı Bulutlu
28.9°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Dün 3 neslin hayali, özlemi gerçekleşti...

24 Temmuz 2020 Cuma, 23:23

Çok şükür...

Dün binlerce insan gibi ben de Ayasofya'da olmak isterdim. Ama bizim hanemize TV ekranı karşısından izlemek düştü, buna da sonsuz kere şükür ediyorum.

Çünkü, ister orada ister TV karşısnda,ister sosyal medya ile radyolardan olsun. Canlı yayınlanan açılışı,ilk selayı, ilk ezanı, ilk namazı dinlemek, izlemek bile sanki oradaymış gibi, insanı öyle huşu içinde bırakıyor, öyle heyecanlandırıyor, öyle gözyaşlarına boğuyor, öyle gururlandırıyor ve öyle mutlu ediyor ki, anlatmak mümkün değil...

Devletleri güçlü kılan,milletleri millet yapan ortak değerler vardır, işte dün o tarihi değerlerden birini sadece bu ülke insanı olarak yaşamadık, Türk -islam aleminin siyaseten karşımızda yer alan devlet başkanlarına rağmen, onların halklarına da Türkiye Cumhuriyeti olarak aynı heyecanı yaşattık.

Tabii sadece o ABD ve Avrupa güdümündeki İslam aleminin devlet başkanlarına rağmen değil, Ayasofya'nın 86 yıl sonra yeniden cami olarak ibadete açılışı komşumuz Yunanistan ve italya başta olmak üzere Ortadoks ve Hıristiyan aleminin hem ruhani, hem devlet liderleri hem de halklarına rağmen...

ONLAR İÇİN YAS, BİZİM İÇİN VUSLAT GÜNÜ

O yüzden Yunanistan dün tüm ülkede bayraklarını yarıya indirerek yas ilan etti. Yunan basını Ayasofya'nın açılışını canlı olarak "Bugün tarihi gün, ama hüzün günü" başlıklarıyla verdi.

Evet onlar için hüzün günü bizim için vuslat, kavuşma günü, özlemlerin son erme günü idi. Zaten o yüzden dün Ayasofya'nın çevresi mahşeri kalabalık idi. Bırakın sadece Türkiye'nin en ucra köşesinden akın akın insanların daha geceden yer kapmak için seccadelerini alıp gitmelerini, Almanya'dan, Avusturya'dan yüzlerce vatandaşımız sırf dün orada namaz kılmak ve bu duygu yükünü paylaşmak için gelmişti.

Dün orada biz sadece Ayasofya'yı yeniden cami olarak ibadete açmadık. 86 yıllık esaret zincirini kırdık, bize 86 yıl önce burayı müzeye çevirten iradeyi hem hukuki hem de siyasi olarak da kaldırdık.

Kesinlikle 86 yıl öncesinin kararını yadırgamıyorum. Devletlerin tarihlerinde dönem dönem halklarının vicdanlarına dokunan bazı kararlar, bazı uygulamalar olur. Ve her dönem kendi içinde değerlendirilir. 86 yıl önce burayı ibadete kapatan da bizim devletimizdi, şimdi ibadete açan da bizim devletimiz.

Yani aynı devlet...

O zaman gücümüz yoktu, şimdi başımızı kaldırdık.

ERDOĞAN İÇİN 24 TEMMUZ'UN BİR BAŞKA ÖNEMİ

Dün, ilk cumanın kılındığı 24 Temmuz'un aynı zamanda Lozan Antlaşması'nın 97. Yıl dönümüne denk gelmesi de çok önemli.Sevr Antlaşmasını ortadan kaldıran ve Türkiye'nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanınmasının sağlandığı gün.

Ve yine bugünün çok bilinmeyen bir özelliği de ne tesadüf ki, Ayasofya'yı milletiyle buluşturan, özlemini gideren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın , 1999' da şiir okuduğu için 4 ay hapis kaldığı Pınarhisar Cezaevi'nden çıkışının 26. Yıl dönümü.

Erdoğan 26 yıl önce kendi esaret zincirini kırmıştı, dün de bu ülkenin esaret zincirini kırdı.Düşünün biz sade millet, sade vatandaş olarak dışarıdan bile bu kadar mutlu oluyorsak, kimbilir o bir lider olarak milletine, 2002'deki seçimlerde söz verdiği "Ayasofya'yı cami olarak açacağız" sözünü yerine getirmenin mutluluğunu ve gururunu nasıl yaşıyordur.

Beğenirsiniz, beğenmezsiniz ama dün bu ülkenin Cumhurbaşkanı Erdoğan, bizim, babalarımızın ve dedelerimizin özlemini, hayalini gerçekleştiren, Fatih 'in vasiyetini yerine getiren "Türk büyüğü" olarak bir kere daha hem bu milletin kalbinde yer edindi, hem de tarihe geçti!..

Dün orada ilk namazı kılan, tarihe yerinde tanıklık eden Bursa'dan yüzlerce insan da vardı. Benim görebildiklerim içinde Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dnüdar, Milletvekilleri Mustafa Esgin, Ahmet Kılıç, Zafer Işık, Emeni Yavuz Gözgeç, Refik Özen,Atilla Ödünç, eski Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu, eski Orhangazi Belediye Başkanı Neşet Çağlayan vardı.

Ve bir de tabii ki, dün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bizzat davet edilmesini istediği en özel isim olan Bursalı ismail Kandemir Hoca. Hukuki süreci 20 yıl önce , dönemin Bakanlar Kurulu kararının yürür- lükten kaldırılması amacıyla Danıştay'a başvurarak başlatan ve hukuki zaferi bu millete armağan eden Kandemir Hoca'ya da herkes gibi ben de teşekkürlerimi iletiyorum.