Bursa
Parçalı Bulutlu
24.4°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

CHP'nin işlerini de havale etmeyin artık!

22 Kasım 2019 Cuma, 23:45

Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığı gözlerini öyle bir kör etmiş ki adam içeride ve dışarıda güvenlikten ekonomiye kadar onca memleket meseleleriyle soluk bile alamazken bir de CHP çıktı.

Tamam biliyoruz. AK Parti'nin ve devletin tüm atamaları ondan geçiyor, ama CHP'ye genel başkan atama işini de ona havale etmenin ne anlamı var. O'nu da bir zahmet CHP kendi yapıversin!

Gerçekten de son dönemde gördüğümüz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Cumhurbaşkanlığı makamı ile devleti ve kurumları yıpratmaya, zan altında bırakmaya yönelik en saçma, en kirli ve en kötü senaryolu büyük bir iftira.

Tam bir operasyonel haber.

Zira;
Önce Gazeteci Rahmi Turan, Sözcü Gazetesi'ndeki köşesinde Erdoğan'ın kendisiyle Külliye'de gizli görüşme yapan bir CHP'liye "Türkiye'nin güvenliği için senin CHP Genel Başkanı olman gerekir. Düşün, karar ver. Memleketin iyiliği için bu gerekli. Ben de yardımcı olurum!" dediğini yazdı.

Ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, görüşmeyi yalanlayan bir açıklama yaptı:

"Tamamen gerçek dışı, hayal ürünüdür"
Sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fox TV'deki canlı yayında bu iddiayı doğrulayıp "Saray'a gidip Erdoğan ile konuşan ismi biliyorum. İsim vermek istemiyorum" dedi.

Ardından ilk yazısını yazıp yurt dışına giden ve tüm telefonlarını kapatan Rahmi Turan, ertesi günkü köşesinde "Söz verdim, açıklamam" diye pişkinlikle kenara çekildi.

"Ya görüşen kişi kendisini açıklasın ya da AKP Genel Başkanı Erdoğan açıklasın" dedi.

Bunun üzerine dün de Cumhurbaşkanı Erdoğan resti çekti:

"Cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum. Ama kanıtlayamazsan sen genel başkanlığı bırak!.."
Bir kere ortada hem basın hem de siyasi ahlak ve etiği açısından büyük bir problem var.

Birincisi;
Rahmi Turan yazısının arkasında duruyorsa, ki durduğunu söylüyor, haber kaynağını değil, ama Külliye'ye çıktığını söylediği o kişiyi açıklamak zorunda. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve Cumhurbaşkanlığı makamını zan altında bırakan bu iddiadan sonra kayıplara karışıyorsa, demek ki bu haber doğru değil, bir operasyonel haber. Burada ne basın ahlakı ne de etiği var.

İkincisi,
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun o kişiyi biliyorum, diyerek sessiz kalması da külliyen siyasi ahlak ve etik dışıdır. Biliyorsan açıkla ya da hemen ihraç et. Şu ana kadar gereğini yapmadığına göre, o halde bu tamamen Cumhurbaşkanlığı makamı üzerinden kongre sürecindeki kendi partisinin olası genel başkan adaylarına bir göz dağı yaratmayı amaçlayan operasyonel haber.

Öyle ya, artık bu saatten sonra karşısına hangi babayiğit çıkarsa çıksın mutlak zan altındadır!