Bursa
Parçalı Bulutlu
24.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Çakıcı ile Öcalan kıyaslaması mantık ve vicdan dışı!..

14 Nisan 2020 Salı, 23:02

Son iki yıldır Türkiye'nin gündeminde dönem dönem ilk sıraya yerleşen Ceza İnfaz Yasası, yani kamuoyunda bilinen ismiyle af yasası TBMM'den geçti ve gözler anında Alaattin Çakıcı'ya çevrildi.

Bizim milletimiz bazen olayları çok basite indirger ve bazen de çok basit olarak algılar. Dünden beri özellikle muhalif kesim ile sosyal medyada "Bu af yasasının Alaattin Çakıcı'yı içeriden çıkarmak için düzenlendi" tagları var.

Dün Google'da da en çok arananların başında yer alması onu ülke gündeminin coronovirüsten sonra ikinci sıraya oturttuğu net.

Evet Çakıcı da 20 yıldır içerideydi ve bu yeni düzenleme ile dışarıya çıkacak olan 100 bin tutuklu ile hükümlü içinde yer alıyor.

Ama...

Öyle bir algı yaratılmaya çalışılıyor ki, sanki MHP'nin tek amacı Çakıcı'yı içeriden çıkarmak ve bunun için 99 bin 999 kişinin salıverilmesini sağladı. Ya nasıl bir mantıkla karşı karşıyayız? Burası muz cumhuriyeti değil, 2 bin yıllık bir devlet geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti. Bir kişi için yasa düzenlemesi yapılamayacak kadar yasaları, kuralları ve kanunları olan bir devlet iradesine sahibiz.

Bu paylaşımları yaparak algı oluşturmaya çalışan hesaplar yine okyanus ötesi ve PKK sempatizanlarına ait. İyice incelerseniz sizler de hemen anlarsınız. Bir tane doğru düzgün gerçek hesap yok.

Amaç belli, ortamı bulandırmak!.

Ve bir de Alaattin Çakıcı ile Abdullah Öcalan'ı kıyaslayan paylaşımlar var ki;

İşte bunu kabul etmek mümkün değil.

PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ı uzaktan da olsa gördüm. 2 kere İmralı Cezaevi yargılamalarındaki duruşmasına katılan gazetecilerden biriydim.

Çakıcı'yı ise hayatımda hiç görmedim, tanımadım. Kimine göre mafya lideri, kimine göre azılı bir katil, kimine göre bu devlet için kurşun sıkan ve bedel ödeyen binlerce vatanseverden biri.

Az buçuk bilgime göre de MHP camiası ve Ülkücü camiada hatırlı bir yeri vardır ve bu hatır da devletin 80'li-90'lı yıllarda başına musallat olan ASALA terör örgütü ile PKK ve Dev-Sol'a karşı yürüttüğü amansız mücadeleden kaynaklanır. MHP lideri Bahçeli'nin geçen yıl cezaevine gidip onu ziyareti bu hatrın dışa vurumu olarak bilinir.

Elbette burası bir hukuk devleti, suç işleyen cezasını mutlaka çekecek. Ama Alaattin Çakıcı üzerinden Abdullah Öcalan'a özgürlük naraları atmak ne derece doğru?

Çakıcı ister mafya lideri, ister hakkındaki pek çok suçtan ceza yemiş birisi olsun, ama her şeyden evvel bebek katili değil, polisini, askerini öldürmedi.

Elinde 40 bin şehidin kanı yok.

Devletine kurşun sıkmadı, milletini bölmeye, devletini yıkmaya kalkışmadı.

Bu ülkenin toprağını bölmek için düşmanlarla işbirliği yapıp, arkadan hançerlemedi.

Çocukları dağa kaçıran örgütün ele başı da değil.

Kaldı ki, cezasını da 20 yıl içeride yatarak çekti. Ben onun değil de burada asıl meselenin kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ile cinsel tacizde bulunanların infaz düzenlemesindeki "oranlama" formülünden yararlanarak salıverilmelerinin olduğu kanaatindeyim.

Çünkü bizim kanunlarımızda kadına karşı işlenen cinayet ya da fiziksel şiddet diye bir suç tanımlaması yok. O'nun yerine adam öldürme veya adam öldürmeye teşebbüs var. İşte bu boşluktan yararlanıp adam öldürmeye teşebbüs suçundan salıverilecek olan binlerce şiddet eğilimli, psikopat adam var. Şimdi binlerce eski eş, eş, kız arkadaş veya kız çocukları ürkerek, panikle kapılarının çalmasını bekliyorlar.

Buraya not düşüyorum, eğer ki bu masumlardan birinin bile burnu yeniden kanarsa bunun vebalini omuzlamak ağır olur!..