Bursa
Açık
19.1°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Bursa'ya 1 milyon liralık destek keşke böyle gelmeseydi!

22 Haziran 2020 Pazartesi, 23:14

Yağan her şiddetli yağmurda korkarım. "Şimdi acaba nereleri su bastı, sel aldı?" diye...

Çünkü, bilirim bunun acısını, korkusunu. O bulanık suyun, üzerinize yapışan çamurun yağlı lekesini. Küçüklüğümden de kötü hatıram vardır, yakın geçmişimden de...

Hiç unutmam, Söğüt'ün Sakarya Nehri kıyısındaki köyümüz yüksek tepede, ama tarlalar ovada olduğu için mutlaka yılda bir iki defa böyle şiddetli yağmurlarda dağlardan sel gelirdi. Mübarek çağlayan dere gibi önüne ne gelirse alır giderdi. Sadece ürün, odun, ağaç vs. olsa yine iyi, yukarı köylerden insan almışlığı da çoktur. Onların cansız bedenlerinin sürüklediği sel sularında eşeklerin, ineklerin, koyunların, köpeklerin de gittiği çok oldu.

Köyün erkekleri canları pahasına kazma, küreklerle set vurmaya çalışırken, kadın ve çocuklar toplanıp tepeden aşağıda akan seli ve sele kapılanları çaresiz gözyaşlarıyla seyrederdik.

Hadi 40 yıl önce köylerde tepelerden gelen sele teslim oluyorduk da, ya şehirdekine ne demeli?

Yakın geçmişte de kentin göbeğinde Heykel'de, modern planlı yerleşim yeri olarak bilinen Kültür Mahallesi'ndeki evlerimizde de alt katlarımızı su bastığı çok oldu. Çünkü aniden bastıran şiddetli yağmur nedeniyle bölgenin kanalizasyon ve giderler ya yeterli gelmediği ya da evler dere yatağında bulunduğundan sorunlu olduğu için yukarı mahallelerinden gelen sel suları sokakları dereye döndürüyordu.

Aynen daha 3 gün önce sağanak yağmurdan dolayı İvazpaşa, Tahtakale'den sel sularının aşağıya doğru akması ve bir kadının sürüklenirken son anda esnaf tarafından kurtarıldığı sahneler gibi...

Allah'tan şimdi annemlerin oturduğu o sokağın ve Nilüfer'deki Kültür Mahallesi'nin kanalizasyon ve yağmur giderlerinin revize edilmesine katkı koyduk da, artık o bölgeler de oturanların evlerini su basmıyor.Teğet geçiyor ama ,bu demek değil ki tehlike yok. Hayır, sürekli büyüyen kentin eski alt yapısı yeterli gelmiyor.

DERE YATAKLARINA KONARSAK DAHA ÇOK YANARIZ

O yüzden dün öğleden sonra tüm Türkiye'yi üzüntüye boğan Kestel ilçemizin, Dudaklı, Narlıdere, Kayacık ve Aksu mahalleleri ile Orhangazi ilçemizin Yenisölöz ve Bayırköy mahallelerini vuran sel felaketi beni daha derinden sarstı.

Bölge tam bir felaket görüntüsünde. Bilanço çok ağır. 5 can kaybı.

Selden 5 ilçemiz, 43 köy ve 25 bin 650 dekar alan etkilendi. 17 küçükbaş ve 58 tane arı kovanı telef oldu. Ağırlıklı olarak tarım alanlarımız sular altında kaldı. Köylülerimizin tarladaki mahsülünün maddi hasarı henüz tam olarak ortaya çıkmadı.

Ama devletimiz sağ olsun. Yaraları sarıyor.

Her zamanki gibi felaket yerine ilk ulaşan İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu oldu. Dün gece yarısı burada incelemelerde bulundu. Kriz masası oluşturdu. AFAD ve kurtarma ekipleri hala orada canla başla çalışıyor. Bursa'nın tüm idari erkanı gece oradaydı.

Bakan Soylu sabaha karşı Ankara'ya gitti, gün ağardıktan sonra yine geldi. Bu sefer yanında Tarım ve Orman Bakanı Ekrem Pakdemirli vardı.

Yaşanan sel felaketinin yol açtığı maddi hasar için Bakan Pakdemirli, köylülere ve çiftçilere 1 milyon destek verileceğini söyledi. Zaten pandemiden dolayı darda olan köylümüze, çiftçimize destek keşke böyle afet nedeniyle gelmeseydi...

Felakette hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Artık bu tür felaketlerin yaşanmaması için dere yataklarına yüzlerce yıl önce yapılan köylerin, yerleşim alanlarının daha güvenli bölgelere taşınma vakti geldiğini, kentlerde de alt yapının sağlamlaştırılması ve yine dere yataklarının imara açılmaması gerektiğini bilmem kaçıncı defa yazdığımızı da belirtmeliyim...