Bursa
Açık
19.1°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Bunların hiçbiri tesadüf olamaz!..

30 Mayıs 2020 Cumartesi, 23:42

Bunların hepsi birer tesadüf olamaz. Önce İzmir'de camilerde çav bella şarkısı çalındı, ardından Üsküdar'da Ermeni Kilisesi'nin çanı kırıldı, ardından Hrant Dink Vakfı'na ölüm tehdidi e-mailleri atıldı. Aynen 60'lı yıllarda, aynen 70'li yıllarda ve aynen 90'lı yıllarda olduğu gibi, en hassas noktalarımızdan dini değerlerimizden ve azınlıklar üzerinden provokatif eylemler sahnelenmeye başlandı.

Ülkemizde kaos yaratmak amacıyla provokasyona yönelik eylemlerin artık sistematiğe bağlandığını görüyoruz. Camilerimizde şarkı çalanlarla, Üsküdar'da Ermeni Kilisesi'nin çanını söküp kıranlarla son iki gündür de Hrant Dink Vakfı'na ölüm tehdidi e-mailleri atanlar aynı karanlık zihniyetin ürünü.

Ama bu devlet öyle çadır devleti değil, milleti birbirine kırdırmak, kaos yaratmak ve hükümeti başarısız gösterip düşürmek isteyenlerin emellerini ve eylemlerini her platfomda sıkı sıkı takip ettiği için, hiçbirine göz açtırmıyor. O zanlılar istedikleri kadar sahte hesaplarla paylaşımlar yapıp, kaçmaya kalksınlar anında inlerinde bulup yakalanıyor.

Nitekim bu çirkin saldırıları gerçekleştirenler dün güvenlik güçlerimiz tarafından yakalandılar.

Haberi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu dün yaptığı paylaşımla kamuoyuna duyururken, 24 saatte yakalandıklarını söyledi ve şu dikkat çeken notu düştü:

"Provokasyona izin vermeyiz, Türk polisine güvenin"

İşte tam bu paylaşımın hemen ardından Bakan Soylu, sosyal medyanın en hareketli mecrası olan Twitter'da bir anda TT oldu.

Sahte hesaplar tarafından değişik etiketlerle açılan başlıklarda Soylu lince tabi tutularak o hadsizler tarafından sözüm ona cezalandırılmak istendi ama, güçleri yetmedi.

Başarılı olamadılar.

Kısa sürede ülkesini ve milletini seven milliyetçi hesaplar tarafından bu paylaşımlar bertaraf edildi.

De, keşke AK Parti'nin kol düğmeli, beyaz yakalı, kırmızı mendilli, rugan ayakkabılı gençleri de bi zahmet sosyal medyada partisine, bakanına ve ülkesine yönelik bu tür kirli eylem paylaşımlarıyla algı oluşturan bölücülere sesiz kalmasaydı.

Hiç alınmasınlar, bu mecrada yoklar. Trollere meydanı boş bırakıyorlar.

AYASOFYA'DA NAMAZ KILACAĞIMIZ GÜNLER YAKIN

İstanbul'un fethinin 567. yıldönümünün kutlandığı önceki gece tarihi anlara şahitlik etmenin heyecanı ile o büyük maneviyatını yaşadık. 1 Haziran 1453 yılında ilk defa Fatih Sultan Mehmet'in Cuma namazı kılarak ibadete açtığı ve 1931 yılına kadar cami olarak hizmet veren Ayasofya'da uzun süre sonra yine camii olma yolunda bir ilk daha yaşandı.

Kültür Bakanlığı tarafından organize edilen kutlamalarda Fetih Suresi okundu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan da canlı yayınlanan bu anlamlı programda video konferans aracılığıyla dualarla eşlik etti.

Sadece o mu?

O anda ekran başına kilitlenen milyonlarca insanın bu duaya gözlerinden yaşlar gelerek eşlik ettiğini belirtmeliyim.

Tabii bu muhteşem görüntü bizleri ziyadesiyle duygulandırdı ama, Yunanlıları da çıldırttı."Hristiyanların dini duygularına hakaret" diyerek utanmadan tepki gösterdiler.

Bre densizler, hadsizler.

Ya bizim duygularımız? Türk ve Müslüman toprağında bu millete ait olan camide ibadet edememek Müslümanların dini duygularına hakaret değil de nedir?

İstedikleri kadar tepki göstersinler, istedikleri uluslararası kurullara şikayet etsinler, biz Fetih Suresinin okunduğu geceden anlıyoruz ki, Ayasofya Camii'nde namaz kılacağımız günler artık çok yakın.

Az daha sabır!