Bursa
Çok Bulutlu
25.4°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Bu ülkede kimse dokunulmaz değil!..

04 Haziran 2020 Perşembe, 18:48

Dün 3 milletvekilinin vekilliğinin düşürülmesi sonucu başlayan tartışmalarda CHP'nin başını çektiği grup bunu parlamentoya darbe olarak nitelendirip "hukuksuzluktur" dedi.

Doğrudur.

Eğer ortada bir suç unsuru yoksa bu işlem tam anlamıyla parlamentoya değil, demokrasiye ve hatta millete darbedir. Çünkü milletin seçtiği ve milletin iradesini temsil eden vekillerin görevini sonlandırma yetkisi yine bu millettin ta kendisidir.

Ancak, gördüğümüz, bildiğimiz kadarıyla ortada öyle masumane bir durum yok. Hatta yargı kararına göre, ortada devletin güvenliğini tehlikeye atmak, silahlı terör örgütüne üye olmak ve destek vermek gibi vatan hainliğini içeren ciddi suç unsurları var.

Ve üstelik Meclis Genel Kurulu toplanıp da "hadi bu iddiaların sahibi olanların vekilliklerini düşürelim" diye kendiliklerinden oylama kararı falan da almıyorlar.

Her şey yasalara göre gelişiyor.

Anayasa'nın 84. maddesi bu konuda açık ve net: (2010 referandumunda yeniden düzenlendi)

"İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur."

Yani kesinleşmiş mahkeme kararının genel kurula bildirilmesi sonucu otomatikman düşüyor.

Nitekim dünkü düşürülme de bu yasaya istinaden gerçekleşti. Yani öyle CHP'nin iddia ettiği gibi ortada parlamentoya yönelik bir darbe falan yok, tamamen yasal çerçevedeki prosedür uygulandı.

Çünkü CHP'li Enis Berberoğlu, 2015 yılında MİT Tırları'nın durdurulmasını içeren görüntüleri yurt dışına kaçan dönemin Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'a verdiği ve gazetede yayımlanmasını sağladığı iddiasıyla "devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçundan yargılanmış, 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. 16 ay cezaevinde kalan Berberoğlu, 2 yıl önce salıverilmişti, ama süreçte Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararı onaylayınca, bu karar da yasa gereği TBMM Genel Kurulu'na geldi.

Yine, HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven "Gerillaya da katılım olacak, çatışma olacak, savaş da olacak" sözlerinden dolayı, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğolları, 3 yıl önce Trabzon'da 15 yaşındaki Eren Bülbül'ü şehit eden teröristin cenazesine katılmaktan dolayı "Silahlı terör örgütü PKK'ya üye olmak ve destek vermek" suçlarından haklarında kesinleşmiş hapis cezası olduğu için vekillikleri düşürüldü.

Bir kere şunun altını net olarak çizmek lazım.

Bu ülkede Cumhurbaşkanı makamı başta olmak üzere bakanlar, devletin en üst kademesinin bürokratları, askerler, milletvekilleri, yüksek hakim ve yargıçlar, en uç nokta olarak zenginler ve bizde gerçi yok ama aristokratlar ve dahi azınlıklar asla ve asla dokunulmaz değildirler.

Devletin birliğini, güvenliğini tehdit eden eylemler ile gizli belge ve bilgileri ifşa edenler, casusluk olayına katılanlar, terör örgütlerine maddi ve manevi destek sağlayanlar kim olursa olsun dokunulur.

Sen demokrasi şemsiyesi altında TBMM'ye gireceksin, bu milletin verdiği makam aracıyla bu milletin çocuğunu, askerini, polisini şehit eden teröristin cenazesine katılıp gözyaşı dökeceksin, taziye çadırlarında boy göstereceksin, vekillik maaşını alıp dağdaki teröriste erzak ve gıda yardımında bulunacaksın, kürsüye çıkıp terörist için gerilla kutsaması yapacaksın, sonra da bu devletin mahkemeleri tarafından yargılanıp dokunulduğunda "vay bu ülkede hukuk yok, demokrasi yok, bunun adı darbe" diyeceksin.

Yok böyle demokrasi. Varsa da biz istemeyiz...