Bursa
Parçalı Bulutlu
25.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Bu saldırı mutlaka tesadüftür!

17 Şubat 2020 Pazartesi, 23:18

enbursa.com yayın hayatına başladığından bu yana kentin en cesur yayın yapan dijital medyası oldu. Ezberleri bozan, tarafsız ve özgür yayıncılık anlayışıyla dokunulamaz, yazılamaz denen konuları hem haberleştirdi, hem de köşe yazarları vasıtasıyla yorumladı. Ayrıca kentin ve ülkenin siyasal, sosyal, ekonomik gündemini video yayınlarıyla da duyurdu.

Tarafsız ve özgür dedik, ama bu kırmızı çizgileri yok anlamında değil. Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğünden, devletinin onurundan, milletin birlik ve beraberliğinden, kentin ve kentlinin çıkarlarından, insan olmanın mutlak insani değerlerinden yana taraf.

Hem de tavizsiz...

İşte bu özelliği ile 4 ay gibi kısa sürede enbursa.com sınırlarını Bursa'nın da dışına taşıdı ve kentin, kentlinin sesini Bursa'dan duyuran birinci ve en etkili yayın mecrası haline geldi.

Dün ise bu mecraya bir saldırı düzenlendi. Siber saldırı vasıtasıyla enbursa.com'un yayınları dün sabah saatlerinden itibaren kesildi. Siteyi kitlemeye yönelik saldırıyı kim veya kimler düzenledi? Ne maksatla yayınımızı durdurmaya, sesimizi kesmeye çalıştılar bilmiyorum. Tabii şimdilik.

Ancak saldırının yapıldığı saatlerde Bursa'da sadece enbursa.com'da yayınlanan AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman'ın Türkiye gündemine de damga vuran "kara liste" paylaşımının haberi vardı.

Saldırının bu haberden hemen sonra yapılması kanımca "elbette tesadüftür" diye düşünüyorum...

EY REİS, HALKIN UMUDU YİNE SENDE!

Bir kamuoyu anketlerine bakıyorum, bir de faturalardan, geçim sıkıntısından şikayet eden halka; bir iktidar partisinin icraatlarına ve söylemlerine bakıyorum, bir de muhalefet partilerinin. Ortada bariz bir şekilde tezatlık var.

Nasıl mı?

Son bir yıldır iktidar partisi dışarıdan ve içeriden ciddi olarak köşeye sıkıştırılmaya çalışılırken, dış politika, Suriye meselesi, göçmenler, EYT, doğalgaz ve elektrik faturalarının yüksekliği, emekli maaşlarının azlığı, yeni belirlenen asgari ücretin çalışan kesimdeki memnuniyetsizliği, hizmet eksikliği gibi ana nedenlerden dolayı eleştirilerin odağında yer alıyor.

Yine iktidar partisinin teşkilatlarında bir yıpranmışlık, bir yorgunluk, bir boşvermişlik, bir ötekileştirme, bir ekipleşme, bir rant hevesi, bir halktan kopukluk almış başını gidiyor.

Yine 18 yılın sonunda ilk defa büyükşehirlerin belediyelerini kaybetmiş.

Yine ilk defa kopuşlarla karşı karşıya. Parti 3'e bölünüyor.

İşte böyle bir atmosferde halkın CHP başta olmak üzere muhalefet partilerine karşı bir teveccüh göstermesi gerekiyor değil mi? Öyle ya, normalde muhalefetin gümbür gümbür esmesi, gürlemesi, iktidar boşluğunu doldurması gerekiyor.

Ama bakıyoruz son yapılan kamuoyu araştırmalarına. Yine AK Parti birinci çıkıyor. Yüzde 35 ila 40'larda. CHP yine 25 ila 30 bandında. MHP yüzde 10 ile 18 bandında. İYİ Parti yüzde 10'larda. Gelecek Partisi yüzde 1-3'lerde. Babacan'ın kuracağı parti şimdilerden iyi tahminle yüzde 3'lerin altında. HDP de yüzde 10'larda.

Peki bu kızan, yeri geldiğinde söven halk nerde?

Anketlerde kararsızlar kısmında. Yani yüzde 30'larda.

Peki ya lider bazında durum nasıl?

Yine en güvenilir isim Recep Tayyip Erdoğan. Onu Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Meral Akşener takip ediyor, ama çok çok geriden.

Demek ki halk kızsa da, sövse de, AK Parti'ye tepki gösterse de Recep Tayyip Erdoğan'a karşı vefasız değil. Yine ona güveniyor. Yine ona umut bağlıyor.

Daha doğrusu ondan kopmamak için büyük çaba sarf ediyor. Başka bir lidere veya partisine gitmek yerine arafta, kararsızlarda beklemeyi tercih ediyor.

Reis'ten bir işaret, bir açılım, bir rahatlama bekliyor. 'Yaparsan yine sen yaparsın' diyor. 'Bu ülkeyi düzlüğe çıkarırsan yine sen çıkarırsın' diyor.